Eskiden hamamlarda sabun ve şampuan yerine “kil” denilen bir toprak kullanılırdı. Adamın biri böyle bir zamanda hamam gitmiş ve hamamcı buna yıkanması için bir parça kil vermiş. Adam kili eline alır almaz müthiş bir koku hissetmiş. Kile eğilerek: “Ey Kil! Sen misk misin anber misin? Ne kadar güzel kokuyorsun” demiş. Kil adama: “Ben ne miskim ne de anberim. Ben bir gül ağacının altında bulunan bir topraktım” Adam tekrar kile dönerek: “Peki neden bu kadar güzel kokuyorsun?” dediğinde kil şöyle cevap vermiş: “Ben gül ağacının altında olduğum için gül terlediğinde terleri bana dökülürdü. Yağmur yağdığında onun yapraklarından süzülen damlacıklar bana dökülürdü. Onun için gül gibi güzel kokmaktayım” şeklinde cevap verir.
Gül ağacının altındaki toprak gibi insanın iyi kimselerle beraber olması her zaman için ona güzel şeyler kazandırır. Kötü ahlaklı biri ise bu ahlakından kurtulur ve ahlakı güzelleşir. İyilikler ve kötülükler bulaşıcıdır denilir. Yani insan iyi kimselerle birlikte olduğunda onlardaki iyi özellikler kendisine de geçer. Kötü kimselerle birlikte olduğunda da onlardaki kötü davranışlar kendisine bulaşır. İnsan zamanla beraber olduğu kimseler gibi hareket etmeye başlar. “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sadıklarla beraber olun.” (Tevbe: 119) ayet-i kerimesinde de emredildiği gibi insanın dürüst, doğru ve iyi kimselerle bir olması istenir.
Kehf Suresinde mağaraya sığınan imanlı gençlerden bahseder. Putperest Roma hükümdarına karşı çıkmış ve onun karşısında tek Allah inancını haykırmışlardı. Kehf suresinde bu gençlerin hikayelerinden bahseder. Bahsedilen konulardan birisi de Ashab-ı Kehf (mağara arkadaşları) olarak isimlendirilen bu gençlerin sayıdır. Onların sayısı hakkında şöyle buyrulur: “Ashabı Kehf'in sayılarında ihtilaf edenlerden bazıları: Onlar, üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Diğer bazıları da "Onlar, beş kişidir, altıncıları köpekleridir " diyecekler. Her ikisi de bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektir. (Kimileri de:) "Onlar, yedi kişidir; sekizincisi köpekleridir" derler.” (Kehf: 22)
Burada mağaraya giren imanlı gençlerin sayıları hakkında yapılan tartışmaları zikrederken “dördüncüleri köpektir, altıncıları köpektir, sekizincileri köpektir” şeklinde köpeğin de onlarla zikredilmiş olmasıdır.
Neden köpek o kimselerle beraber zikrediliyor? Köpeğin konumu belli olmasına rağmen neden bu şekilde bir ifade kullanılıyor?
Cevap olarak şöyle denilir: “O köpek sadıklarla beraber olduğu için onlarla sayıldı. Onlarla zikredildi. Bir insan ne kadar kötü olursa olsun, hatta köpek gibi dahi olsa, eğer arkadaşları doğru ve dürüst kimseler ise zamanla onlar gibi olur. Onların mertebesine yetişir.
İnsan tek olduğu zaman, çoğu istediği güzel şeyleri yapamaya bilir. Veya yalnız kalan bir insan şeytan için daha kolay bir lokma olabilir. Ama aynı kimse doğru ve dürüst kimselerle birlikte hareket ederse şeytanın etkisi üzerinden büyük oranda kalkar.
Dünyada salih ve sadıklarla beraber olmak ahirette de onlarla beraber olmak demektir. “İnkâr edenler grup grup cehenneme sevk edilirler.” (Zümer: 71), “Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler.” (Zümer: 73) ayet-i kerimelerinde de buyrulduğu gibi mahşerde insanlar tek olarak değil, gruplar halinde haşrolunacaklar. İnsan dünyada iken kimlerle beraber olmuş, onlarla hareket etmiş ise ahirette de onlarla beraber olacaktır. “Kıyamet günü bütün insanları önderleriyle çağıracağız.” (İsrâ: 71) ayet-i kerimesinde de ifade edildiği gibi her topluluk kendi liderleri ile çağrılacaktır.
Dünyada ve ahirette kurtuluş isteyen kimse Allah rızasını gözeten dostlar edinilmeli ve onlarla hareket edilmelidir. Dünyevi menfaatlerini gözeterek hareket etmemelidir. Hakikati gözeten, hakikate tabi olan kimseleri kendisine dost seçmelidir.