Taramış saçların belik bağlamış
Islanmış kirpikler belli ağlamış
Gözlerinden yaşlar dökmüş buğlamış
Damla damla akan sele dönmüşün
Deli taylar gibi yolda yürüyor
Her göreni hep peşinden sürüyor
Hoş kokusu caddeleri bürüyor
Poyraz gibi esip yele dönmüşün
Pamuk gibi eller incecik beller
Ne güzel konuşur nazende diller
Sanki bahçemdeki tomurcuk güller
Dalında Kurumuş güle dönmüşün
Kırmızı şalını bele bağlamış
Türküler söylemiş yürek daglamış
Bir köşeye oturmuşta ağlamış
Issız sahralarda çöle dönmüşün
Bir kara kirpiğe bir kalem kaşa
Gözünden akıyor bakarsan yaşa
Alında yazılan gelirmiş başa
Allanmış pullanmış bala dönmüşün
Uykusuz geceme akşamdan sızdın
Gözünün ucuyla gülerek süzdün
Peşinden koşturdun ağlattın üzdün
Ateş yok alev yok küle dönmüşün
Unutur sanmıştım sonunda geldi
Gözlerime baktı benide bildi
Tebessüm ederek hafiften güldü
Yerlerde sürünen pula dönmüşün
Savruluyor sarı saçlar belinde
Gamzeleri âlemlerin dilinde
Yeni yetmiş kiraz gibi dalında
Yaprağı dökülen dala dönmüşün
Dügünlerde çiftetelli oynardı
Zannedersin fıkır fıkır kaynardı
Dudağından sanki ballar damlardı
Karadelim sende Lâla dönmüşün
HÜSEYİN KARA
12 TEMMUZ 2026
BİR PAZAR SABAHI