
BURASI DÜNYA
Yarım kalan sigaralar atılır,
Yarıda kalan çaylar dökülür,
Yollar hep yarısından dönülür,
Burası dünya burada işler hep yarım kalır.
Çok sevilir mesela; taparcasına,
Yolları gözlenir, heyecanla beklenir.
Mutlu sonla bitmez her zaman, kader bu ya,
Bu aşk da yarım kalan hikayelere eklenir.
Her ölüm erken ölüm, derler,
Kimi deniz görmemiştir daha, kimi 80’ini devirir,
Nefes almakta değil, yaşayabilmektedir hüner,
Ne kadar yaşasa da yapacakları bitmemiştir.
Anneler evlatlarına doydum diyemez, evlatlar annelerine,
Hiçbir şairin de yazacağı dizeler bitmemiştir.
Derdi olan bulamam sanar bir çare,
Fakat burası dünya burada işler hep yarım kalır.

Çöldeki Yonca Çiçeği
Sen beni sev ki, bütün çöllere rahmet yağsın.
Sev ki, gecelerim nurunla aydınlansın.
Bütün çöllere nurunla sirayet et ki: baharlansın.
Rahmet yağsın, aydınlansın, baharlansın çorak topraklarım.

15 Nisan Şehitlerinden Mektup
Ben Şehit Yusuf Tarık Gül
bir çocuğun hayallerinin sığacağı kadar büyüktü dünyam ama dünya hayallerimin sığamayacağı kadar küçük
Ben dünyaya sığmayan yarına bırakılmış bir çocuk düşüyüm.
Ben Şehit Zeynep Kılınç
En az tebessümüm kadar masumdu okul sıraları,
Arkadaşlarımın sesiyle uyanırdı içimde umut,
Ta ki 15 Nisan’da tüm ışıklar okulda sönene kadar.
Ben şehit Şura Nur Sevgi Kazıcı.
Adım sevgiydi, belki bu dünyaya bırakacağım en güzel miras buydu
Şimdi ben adım gibi sevgiyle sizlerin kalbinde anılmak isterim,
Bir annenin duasında, bir çocuğun kalbinde.
Ben Şehit Almina Ağaoğlu.
Hayatta kalmak için verdiğim savaşla hatırlayın beni.
Pembe tokalarımla, uzun örgülü saçlarımla. Ve benim için okulun kapısını hep umutla açın her çocuğun başını umutla okşayın.
Ben Şehit Belinay Poyraz
Babamın ufak prensesiydim
15 Nisan’da şehit olmasaydım hala babamın prensesi olarak kalırdım belki. Ama şimdi sizlerin hüzünle andığı bir melek oldum.
Ben şehit Adnan Göktürk
Gökyüzüne bakardım bazen, düşlerimde hep güzel bir gelecek vardı, büyüyünce kim olacağımı bilmiyordum ama iyi bir insan olacaktım.
O gün sıramın başında kalemim elimde kitabım önümde yaşama hakkım elimden alınmasaydı.
Ben şehit Furkan Sancak Balal
Okulun hep güzel şeyler için var olduğunu düşünürdüm.
İlim öğrenilen yerden cani çıkacağını bilmezdim.
Ben geleceğe uzanan bir umuttum.
Şimdi adım Kahramanmaraş’ın yüreğinde en derinlerde sessiz bir duaya dönüştü.
Ben şehit Bayram Nabi Şişik
Sizlere 20 yıl sonradan sesleniyor olsam muhtemelen ünlü bir futbolcu olarak adımı duyar anardınız beni, çünkü ben futbolcu olacağıma emindim.
Ama ne yazık ki sizlere 15 Nisan 2026’dan gözlerimi hayata yumduğum günden sesleniyorum, yaşama hakkı elinden alınan dokuz yaşında bir melek olarak sesleniyorum. Bu ülkenin sessizliğine ve adaletsizliğine gömmeyin bizi, yüreğinizin en güzel yerinde taşıyın çünkü bizler ilim öğrenip bu vatan için hayırlı evlat olabilmek için okulumuza gidip can verenleriz, bizi unutmayın, dualarınızda anın.
Ve ben Şehit Öğretmen Ayla Kara
Gazi Mustafa Kemal’in “Yeni nesil sizin eseriniz olacak”dediği öğretmenim, her sınıfa girdiğimde onlarca hayat onlarca hayal olurdu.
Birinin elinde tuttuğu kalemi birinin gözlerindeki umudu birinin sessizce kurduğu hayali bilirdim.
Onlar için bazen şefkat ile seven bir anne, bazen sıcaklıkla yaklaşan bir abla bazen de sen yapabilirsin diye seslenen bir cesarettim.15 Nisan günü ise onlar için siper olan kahraman bir öğretmen oldum şimdi kahkahaların çıktığı sınıf sessiz. Meleklerimin koşturduğu koridorlar bomboş. Ama inanıyorum ki sizlerin kalbinde yaşamaya devam edeceğiz. Ben Ayla öğretmen bir öğretmenin ardından sadece gözyaşı kalmaz bir öğretmenin ardında yetiştirdiği umutlar kalır ve ben çocuklarımın yarım kalan umutlarını sizlere emanet ediyorum.

RESSAM
Ben 62'den tavşan yapamayan ressam,
Benden ne bekleyebilirsin ki?
Ancak resmimi berbat ederim,
Tablolarım beni yansıtmaz, bilirsin.
Sen, aynamdaki lanetli herif,
Bak yine her şeyi mahvettim.
Kendi kendime en güzel tablomu,
Küçük bir yetenek uğruna kaybettim.
Ama hâlâ peşindeyim kendimin,
Her tabloda ve şiirde aradım seni.
Artık bitti mürekkebim ve renklerim,
Aramıyorum artık, ben hep feciyim.

SEN UĞRUNA
Sevda yoluna ne güller ekmişim,
Dikenini kendi ellerimle sökmüşüm,
Toprağının suyunu gözlerimle dökmüşüm,
Yaşım 25 ama sana 50 yılımı vermişim.
Göğünün yüzüne ne yıldızlar asmışım,
Ayın gönlünü geceyle hoş etmişim,
Güneşin sıcağını yollarına sermişim,
Yaşım 25 ama sana 50 yılımı vermişim.
Kapını en sevdiğin çiçekle süslemişim,
Dağı, taşı adınla bezemişim,
Rayları hasretinle kilitlemişim,
Yaşım 25 ama sana 50 yılımı vermişim.
Nice bulutları özleminle karartmışım,
Bulutun yaşıyla denizi taşırmışım,
Sevda gemisini bir damla suda boğmuşum,
Yaşım 25 ama sana 50 yılımı vermişim.
Sokağının kaldırımlarına sevda döşemişim,
Kapının girişine hasret sermişim,
Bahçenin gülüne özlem demişim,
Yaşım 25 ama sana 50 yılımı vermişim.