
Muhacir Arı
Muhacir bir arıyım bozkırda,
Hayalimde gözlerin parıldıyor.
Yılın en bereketli baharında
Kovanımdan göçüp gidiyorum.
Dostlarla bile vedalaşmadım.
Yanıma ne bir polen ne de nektar aldım.
Türlü nimet ve güzelliklerin arasında
Artık yurdumdan çok uzaktayım.
Yıllardır görmediğim çiçek kalmadı;
Kekik, lavanta ve papatyalara sarıldım.
Mis kokularını kokladım,
Özlerini toplayıp enfes ballar yaptım.
Hiç unutmam: Yine bir bahar akşamıydı.
Sığırkuyruğu yaprağına uzandım.
Ferah nane kokuları arasında mehtabı seyrederken
Turnaların sesi döküldü kulağıma.
İşte o günden sonra
Daima orada sabahladım
Ve dünyadaki en şanslı varlıktım.
Ta ki gülüşün gözlerime rast gelene kadar...
İşte o gün anladım,
Anladım ki ziyandayım.
Belki binlerce çiçek kokladım.
Ama sen nasip olmadın, ziyandayım.
Balmumundan içi bal dolu kovanlar yaptım.
Fakat
İçinde kahkahan olan bir yuva kuramadım, ziyandayım.
Doğanın binlerce harikası arasında yaşarken
Kaş ve kirpiğin arasındaki harikadan mahrum kaldım.
Ziyandayım.
Yıllarca turnaların müthiş ezgilerini dinledim.
Senin bir sitemini bile duyamadım, ziyandayım.
Hoş kokulu bitkiler arasında
Yumuşak yapraklara uzanırken
Hep mehtaba bakardım.
Seni bir kez olsun uzaktan görmek nasip olmadı.
Ziyandayım.
Şimdi kabul et lütfen
Beni ve zaruri göçümü.
Kabul et ki
Issız yollardan sana düşeyim.
Yurt hasretim son bulsun
Ve
Yanında bahar baharlansın.

GÜL-İ YEKTÂM
Hicrâna mübtelâ kıldın böylesi bir cemâlinle.
Ahdim odur, aynı sehere uyanmak visâlle.
Virâne gönlüm seher bekler, düştü bîçâre hâle.
İltizâm-ı yâr ettim, cümle cihân bile.
Nâr-ı firkat yakar cânı, şifâsı yâr ile.
Ömrümün saâdeti sensin, sendedir meveddet.
Zâyi etmeyelim ömrü, büyümesin bu hasret.
Yâ Rab, nasîb eyle bana visâl-i yârı elbet.
İltifâtına muhtâcım, sensin bana inâyet.
Leyl ü nehâr şahittir, sensin tek hakîkat.
Mahur nigâhlarınla diner içimde gurbet.
Ahdim odur, mahşere dek değişmez bu muhabbet
Zevâl bilmez sevdam; Bilal der: “Sensin ebedî saâdet.”

BİZ OLMASAKDA
Bir gün gelecek biliyorum,
Kahvemi alıp camdan izleyeceğim yağmuru.
O gün huzurla yazacağım sonumu,
O gün yakında hissediyorum
Camın arkasındaki mutlu olacak,
Ben ise seyredeceğim onu uzun uzun.
Artık kafamdaki yolculuklar sonlanacak,
O sonu biz yazacağız kuzum.
Elimdeki defter seninle dolu,
Seni yazmışım her anımda.
Ve bir zamanlar tenimdeki yağmuru,
Islanmama rağmen unutmuşum.
Ve kahvemin son yudumlarında fark edeceğim:
Artık sen ve ben biz olmasak da mutluyuz.
Ve gözyaşı ile ikimizide garipseyeceğim,
Bize rağmen hala aşktan umutluyuz.

ŞAH-Ü GEDA
Çakılsın çarmıha namert görsün İslam kaç bucak
Versin ol dindaşımı, ben, açarım hem dem kucak
Girye-i matemle lebriz oldu gör bahr-ı sekran
Ensar olacak da muhacire edecek seyran
Kitabı bihablil veriyde dolan anlar bizi
Emvâc-ı berfü barandan kurtarır isek mekruh
Hüda şahit katre olmam haine dil-i mecrûh
Bî kesim, dindaşım, serde ceng-ü cidal vakîa
Hüsn-ü bağım derûnunda sen ekber bir vedîa
Hâne-i şarabı giryeyle coşan bilir bizi.
Ol hünkâr-ı zalimi çiğnemek bir yüce elzem
Serden etti dindaşımı cihân eyledi ebsem
Etfal-ı sabi mihman oldu girye dergahına
Çehresi tutar mı sanmam Hakk'ın hümayununa
Seri hünkâr değil hüdaya veren bilir bizi
Hâr içinde goncanın huşk etti ol deryasını
Üç kuruşa odda yaktı hem leylü neharını
Haşru neşir vakti gufran eylemez Fahri âlem
Hâki hâkın canında nedamet ebnâ-i âdem
Kenzi mahfi içinde Kitâb olan anlar bizi

Gör senin için yanan bu kalbimi
Gelmesen de sonsuza kadar beklerim seni
Bilsen keşke seni ne kadar çok sevdiğimi
Bilmem ki seviyor musun nahif sözlerimi
İstemiyorsan kırarım hemen bu kalbimi
Bendeki sensizlik daha zor kimsesizlikten
Ay yüzlüm, bu aşk galiba geliyor ezelden
Seni düşünürken bulanık oluyor her şey
Biricik yârim bilmiyorum bu nasıl bir şey
Bakarken yüzüne Dünya'da hiç kimse kalmaz
Narin ruhunun güzelliğini aklım almaz
Tüm güzel şarkılar senin hatrına yazılmış
Ay yüzlüm, adın yanarak kalbime kazınmış
Gerçek aşkı ve sevgiyi gözlerinde gördüm
O güzel gözlerin uğruna binlerce kez öldüm
Senin için açıyor baktığın her beyaz gül
Yandı bu yürek kaldı yalnızca bir yığın kül
İsterdim elini tutmayı ama utanırım
Ay yüzlüm, ebediyen sev beni yalvarırım
Üşür bu aciz kalbim eğer sensiz kalırsa
Çok mesut olurum kalbinde adım yazarsa
Allah'tan sadece beni sevmeni dilerim
Bana bakan gözlerinde kaybolmak isterim
Gözler ki binbir geceden daha ihtişamlı
Ay yüzlüm, yüreğimdeki adın çok anlamlı