Zaman içerisinde yaşanan bazı hadiselerden ve kötü örneklerden dolayı bazı kavramların içi boşaltıldı veya anlamları kirletildi. Bu kavramlardan birisi de “cemaat” kavramıdır.
Bilinçli veya bilinçsiz şekilde bu kavram üzerinden Müslümanlara saldırılmaktadır. Yaşanan olumsuz örneklerden hareketle Müslüman kitleler hedef tahtasına oturtularak acımasızca eleştiri yağmuruna tutulmaktadırlar. Hatta daha da ileri gidilerek onlardan dolayı çoğu kimse dinden soğuduğu ifade edilmektedir.
Cemmat nedir? İslamı yaşamak için cemaat olmak şart mı?
Her konuda mutedil olmayı emreden İslam, dinin yaşanması konusunda da mutedil olmayı ve belli ilkeler çerçevesinde hareket edilmesini emreder. İslam’ın yaşanması konusunda farklı ölçüler getirir. Bu ölçülerden birisi de “cemaat”tir.
“Cemaat” kelime olarak “bir araya getirmek, toplamak” anlamına gelen “cemea” dan türemiş ve “insan topluluğu” anlamına gelir.
Rastgele bir araya gelen insan topluluklarına cemaat denmez. Allah rızasının dışında farklı amaçlarla bir araya gelenlere (sayıları ne kadar çok olursa olsun) cemaat denmez. Veya Allah’ın rızasının geri planlarda kaldığı topluluklara da cemaat denmez.
Cemaat, Allah rızası için bir araya gelen topluluğa denir. Cemaat, Allah’ın rızasını dünyevi beklentilerin önüne geçiren topluluğun adıdır. Onun için hak üzere olan topluluklara cemaat denir. Cemaat olmak ise bu şekilde olan toplulukla birlikte hareket etmeye denir.
Cemaat olmak, Allah rızasını gözeten, onu her şeyin üzerinde tutan sadık kimselerle beraber olmaktır
Cemaat olmak ise hak ile beraber olmaktır. “İbrahim tek bir ümmetti” (Nahl: 120) ayet-i kerimesinde buyrulduğu gibi bir kişi tek başına da olsa, eğer hak üzerinde ise ona da cemaat denilir.
.
Cemaat olmak, Allah rızası için bir araya gelmek, birlikte hareket etmek, İslam’ın teşvik ettiği, istediği bir şeydir. İslam’ın emirlerinde bunu görebilmek mümkündür. Cemaatle kılınan namaz tek olarak kılınan namazdan 25 derece daha üstün sayılmıştır. Cuma namazının mutlaka Müslümanların bir araya geldikleri camide kılınması emredilmiştir. Hatta cumayı kılmak için belli bir insan sayısı şartı da konulmuştur. Tek olarak ve evlerde kılınmaz. Mutlaka cemaat olmak gerekir. Bu şekilde en az haftada bir kez de olsa Müslümanların bir araya gelmeleri amaçlanmıştır. Aynı amacı bayram namazlarında görebilmek mümkündür. Yılda iki kez de olsa bir yerleşim yerindeki bütün Müslümanların bir araya gelmeleri sağlanmıştır.
Tüm dünya Müslümanlarının birliğini sağlamak için Hac ibadeti farz kılınmıştır. Tüm dünya Müslümanları her yıl, aynı zamanda ve aynı mekânda bir araya gelir ve toplu şekilde Kâbe’nin etrafında döner, Arafat’a çıkar ve hac ibadetini yaparlar. Bu şekilde dünya Müslümanlarının birlikteliği sağlanmış olur.
“Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın.” (Âl-i İmrân: 103) ayet-i kerimesinde topluca Allah’ın kitabına sarılmamız emredilmiştir. Yine “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sadıklarla beraber olun.” (Tevbe: 119) ayet-i kerimesinde de doğru ve sadık kimseler ile birlikte olmamız istenmiştir. “(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.” (Fatiha: 5) ayet-i kerimesinde de dolaylı olarak birlikte ibadet yapıp dua etmemiz istenmiştir. “Ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım isteriz” demekle rabbimizin bizden istemiş olduğu emrine: “Ya Rabbi sen bizden sadıklarla birlikte olmamızı ve ortak hareket etmemizi istemiştin. Biz de sadıklarla bir araya gelerek sana ibadet etmekteyiz” şeklinde cevap vermekteyiz.