İslam’ın kadınlara tanıdığı hakları zikrederken sık sık duyduğumuz şeylerden birisi de: “Kadın çocuğunu emzirmek zorunda değildir” şeklindeki bir söylemdir. Gerçekte böyle midir? Anneler çocuklarını emzirmek zorunda değiller mi?
Çocukların emzirilmeleriyle ilgili Kur’an’da şu ayetleri zikredebiliriz: “Anneler, çocuklarını tam iki yıl emzirirler.”( Bakara: 233)
“Sonra eğer çocuklarınızı sizin hesabınıza emzirirlerse, onlara (emzirme) ücretlerini verin ve (bu hususta çocuğun yararı için) aranızda güzelce danışıp konuşun. Eğer (anlaşmakta) güçlük çekerseniz, (o zaman çocuğu, babanın) kendi (hesabı) için bir başkası emzirecektir.”(Talaka: 6)
Ayetlerde çocukların emzirilmeleri emredilmekte ve emziren anneye ücret verilmesi emredilmektedir.
Buradaki anneler hangi annelerdir? Evli anneler mi yoksa boşanmış ama emzirecek küçük çocuğu anneler mi? Ayetleri doğru anlamamız gerekiyor.
Her iki ayete baktığımızda öncesinde boşanmadan bahsedildiğini görebilmekteyiz. Hatta emzirmeye karşılık ücret alınmasını emreden ayet Talak (boşanma) suresinde yer almaktadır. Buradaki anneler de boşanmış ama süt emen küçük çocuğu olan annelerdir.
Âlimlerin çoğunluğuna göre buradaki bahsedilen anneler; boşanmış ama süt emen çocukları olan annelerdir. Veya boşandığında hamile olan ve boşandıktan sonra çocuklarını doğuran annelerdir.
İslam’a göre çocuğun nafakası babaya aittir. Anne nafaka ile yükümlü değildir. Ayette de babanın süt emziren anneye ücret vermesi emredilmektedir. Ayette ücretle çocukları emzirmeleri istenen anneler, boşanmış ve süt emen çocuğu olan annelerdir. Evli kadının çocuğunu emzirip emzirmemesi gibi bir konu gündeme dahi gelmemiştir. Araplarda evlilik devam ettiği müddetçe, annelerin çocuklarını emzirmelerinde bir sıkıntı yoktu. Hiçbir evli kadın ben çocuğumu emzirmem demezdi. Her anne çocuğunu emzirmek zorunda olduğunu bilir ve emzirirdi. Ama boşanmış ailelerde çocukların emzirilmeleri problem teşkil ettiği için bu ayetler inmiştir.
Ayette boşanmış annelerden bahsederken evli annelerden bahsedilmemektedir. Evli annelerin çocuklarını emzirmek zorunda olup olmadıklarından haber verilmemiştir. Ayette evli annelerden bahsedilmemesinin sebebi; bu konuda bir sıkıntının olmamasıdır. Normal devam eden evliliklerde çocukların emzirilmesi diye bir sorun olmadığından, onlar için böyle bir şey emredilmemiştir. Düzgün devam eden evliliklerde çocuk anne tarafından emzirilmekte ve annenin onu emzirmemesi gibi bir durum söz konusu değildi. Hiçbir evli annenin aklına böyle bir şey de gelmiyordu. Kimse de annelerin çocuklarını emzirmek zorunda olup olmadığını tartışmıyordu.
İslam’a göre evli bir kadın çocuğunu emzirmek zorundadır ve bundan dolayı da ayrı bir ücret talep edemez. Hatta boşanmış bir kadının çocuğu olur ve annesi o çocuğu emzirmediğinde çocuk mağdur olacaksa yine annesi onu emzirmek zorundadır. Çocuğu mağdur etmemek için emzirir ama ücretini de eski kocasından alır.
Kur’an’ın nazil olduğu dönemde evli kadınların çocuklarını emzirip emzirmemeleri gibi bir sorun yoktu. Böyle bir mesele yoktu. Evli kadın çocuğunu emzirmek zorundaydı ve emziriyordu. Eğer anne süt bakımından tersiz olursa bu durumda sütanneye müracaat ediliyordu. Evli kadınlar için bu konu hiçbir zaman tartışma konusu haline gelmemiştir. Ama günümüzde bu konuda büyük bir yanlış yapılmaktadır. Boşanmış anneler için olan hükmü alıp evli annelere uyarlamaya çalışmaktadırlar. “Kadın çocuğunu emzirmek zorunda değildir” gibi söylemlerle konuyu yanlış bir noktaya taşımaktadırlar.