Genç Kalemşörler Emir Yusuf ÖzmenDoktor Ölüm Meleği
Yaklaşık 400.000 kişinin ölümünden sorumlu olan Nazi savaş suçlusunu duymuş muydunuz veya yaptığı ölümcül ve insanlık dışı deneyleri? Cevabınız hayırsa arkanıza yaslanın ve öğrenecekleriniz karşısında dehşete kapılmaya hazır olun. 
Auschwitz Toplama Kampında yapılan insanlık dışı eylemlerden sorumlu olan kişi Josef Mengele. Fakat Auschwitz kampındaki mahkumlar kendisine “Ölüm Meleği" lakabını takmışlardı. Genelde hasta ruhlu bireylerin geçmiş yaşantılarını incelediğimizde oldukça zor süreçler geçirdiğini görürüz ama bu durum Mengele için böyle değildi. Mengele 16 Mart 1911’de Günzburg kentinde doğdu. Babası tarım ekipmanı üreten bir fabrikanın sahibiydi. Genç Mengele okul hayatında da oldukça başarılı bir öğrenciydi.  Münih ve Frankfurt Üniversitesinde “Tıbbi Antropoloji" alanında doktora yaptı.  İlerleyen zamanlarda kusurlu genetik özellikleri olan insanları zorla kısırlaştırmayı amaçlayan Otmar Verschuer ile beraber çalıştı. Mengele, Otmar'ın insanları ırksal bir hiyerarşiye göre sınıflandırma fikrini çabucak benimsemişti. Bu durum o dönemde Nazi Partisinin ırkçı ideolojisine doğal olarak uyum sağlıyordu. Böylece Mengele 1937 de Nazi Partisine ve sonraki yıl Hitler’in kişisel paramiliter partisine kaydoldu. Çok geçmeden 2. Dünya Savaşı patlak verdi. Mengele savaş esnasında yaralanmasına rağmen çok zeki bir adamdı ve bu yüzden bir toplama kampına doktor olarak atandı. Fakat Mengele kamptaki hastaların sorunlarıyla hiç ilgilenmiyordu hatta kampa gelenlerin birçoğunu genetik olarak işe yaramaz sayarak onları gaz odalarında ölüme terk ediyordu. Sadece bu yüzden bile on binlerce insanın ölümünden sorumluydu.
Mengele kampa getirilen insanların cücelik, kamburluk, tek yumurta ikizleri, çarpık ayaklılık gibi farklı genetik özelliğe sahip olanlarını ayırarak üzerlerinde canice deneyler yapıyordu. Ordaki vahşetin dozunu asla tam olarak bilemeyeceğiz çünkü Mengele, Almanya’nın savaşı kaybedeceğini anlayınca kamptaki bütün belgeleri yok etmişti.  Fakat bu deneylerle ilgili bilinen çok az bilgi bile fazlasıyla rahatsız edici: Örneğin Mengele topladığı ikizlerin gözlerini maviye çevirmek için gözlerine kimyasal madde enjekte ederdi. Diğerlerine ise anestezi dahi kullanmadan organ kesme gibi ciddi operasyonlara katılmaya zorlardı. Hatta bazı durumlarda ikizlerden birine kasten zehir enjekte edip ikiz öldüğünde diğer ikizi de öldürüp karşılaştırmalı bir otopsi yapardı.  
Kamptan kurtarılan bir mahkum Mengele'nin yeni doğmuş bir bebeği çatıdan attığını ve tek gecede on dört bebeği kalplerine zehir enjekte ederek öldürdüğünü söylemişti. Başka bir mahkum ise Mengele’nin yapışık ikiz oluşturmak için iki çocuğu birbirine diktiğini anlatmıştı. Bütün bu insanlık dışı uygulamalar sonucu mahkumlar kendisine ölüm meleği lakabını takmıştı. Ocak 1945 te ise Sovyetlerin, Auschwitz toplama kampını kurtarmasıyla cinayetler durmuştu.  Mengele ise Çekoslovakya'ya kaçmasına rağmen çok geçmeden yakalanmıştı fakat kimliğinin açığa çıkmamasından ötürü bir ay sonra özgür bir adam olarak serbest bırakılmıştı. Mengele hayatı boyunca hak ettiği cezayı hiçbir zaman çekmemişti. 
Yaklaşık 400.000 insanın ölümünden sorumlu olan Mengele ise 1979 yılında Brezilya'da geçirdiği bir inme sonucu boğularak hayatını kaybetti ve Sao Paulo'da Wolfgang Gerhard ismiyle gömüldü. Yazımı değerli okurlarıma şu sözleri hatırlatarak sonlandırmak istiyorum:
Hatırlar mısın doğduğunda sen ağladın da herkes güldü; öyle bir ömür yaşa ki sen giderken uğurlayan ağlasın, sen gül.
Konuk Genç Kalem-1

SENİN ZEHRİN BENİM ŞİFAM 

Bu gözümden dökülen miydi kan ve şarap
Baksana yüreğim sensiz büsbütün harap 

Aldığım her nefeste söylenir aynı söz
Senin ahu gözlerini anlatırım, söz 

Etrafım zifiri bir karanlık da olsa 
Gözlerinin parlaklığı yeterdi dünyama 

Evet, yâr olmadı bana o güzel eller 
İstemeden de olsa ben de oldum eller 

Hayalimdi o gözlerin içinde olmak
Vardı şimdi senin hayalinle kaybolmak 

Evet, yoktu belki kefenimin bir cebi 
Lakin güzelce işledim ruhuma seni 

Mahperi gözlerine sonsuzdur minnetim 
Göremediğim an o gözlere hasretim 

Nasip mi, yüzüne bakıp kendimden geçmek 
Anla, mümkün değil ki senden vazgeçmek
Genç Kalemşörler Ahsen Nur Kılınç-1

Senle Hemdem Satırlarım

Yağ yağmur! Öylesine güzel yağ ki
Kalmasın kalbimizde çamur
Akıversin pisliklerin her biri

Yağmurlar sadece gökyüzünde değil
Gece karanlığını bitirene değin
Gözlerinde hatta bir tebessümünde 

İyi ki bu yağmurlar var
Gözyaşımı bastıran yağmurlar...
Yanaklarımdan yüreğime süzülüyorlar

Bak, bir damla da yürüdü
Bir damla bir umuttan daha acı
Virane kalplerin tek ilacı 

Aydınlık gökten göz kırparken bize
Neşe katardın saf sevincimize 
Şimdi battın ya taş oturdu sineme...

Genç Kalemşörler Emine Özdemir-1

BİR ŞİİR YAZMALI
Bir şiir yazmalı çiçeklere,
Belki bir papatyaya, belki de karanfile,
Onun taşıdığı tüm değerlere;
 Akıttığı gözyaşına; yaydığı sevince…

Bir şiir yazmalı kitaplara,
Yaşanmışlıklarla dolu sayfalarına;
Yazarın ona yüklediği anlamlara,
Okurun ağlayarak çizdiği satırlara…

Bir şiir yazmalı geceye,
O geceyi zehir eden düşüncelere;
Duvara bakarken ağlamaktan kızaran gözlere,
Nasıl olacağını bir türlü kestiremediğin ömre…

Bir şiir yazmalı ayrılığa,
Özellikle sebepsiz olanlara;
Bir sabah aniden ayrılan yollara,
Bir araya gelmesinin mümkün olmayışına…

Genç Kalemşörler Ulviye Nur Hurmanlı

ÖZGECAN’A
Ben hayatımın yirmisinde küçük bir kızdım,
Okul yolunda defalarca bıçaklanırken,
Aklımda sadece sen vardın annem.
Melek oldu kızın bekleme annem. 

Benim adım Özgecan
Okul yolunda vurulmasam,
Kalem tuttuğum ellerim kesilmese,
Psikolog olacaktım babam.

Servisçinin birini  adam sandım,
Eve gelmek için adım attım.
Anne nolur kızma ben teslim olmadım,
Namus için savaştım.

Kadınlık mı tek suçum?
Ben de Allah’ın bir kuluyum.
Okula giderken sonum oldu yolum.
Kadın olmak mı benim suçum?

Bugün pazar değil yıkmayın beni,
Toprak atmayın anne göremem seni,
Herkese duyurun adımı,
Bulsun artık adalet yerini.
Genç Kalemşörler Belis Yiğiter

Giden Yaşıma Satırlar 

Geçen seneler hatrına
Oturdum pencerenin karşısına
Aldım elime kalemimi, kağıdımı
Arkadaşımdan gelen en sevdiğim kupamı
Açtım sevdiğim o şarkıyı 
Başladım yazmaya geçen 17 yılımı...

Bıraktı yaşlarım bende birçok anı
Unutulamayan birçok yaşantı
Beni sevindiren, üzen, kıran her şey 
Oldu birer birer sanki deney
Onlardır beni olgunlaştıran şey 
Hayata hazırlayan iyisiyle kötüsüyle her şey 

Hayatıma giren her insan 
Bende acı bırakan, gülümseme bırakan 
Hepsine teşekkür ederim teker teker 
Bıraktınız bende sonsuz dersler 
Terk eden, sevip sayan, her insan
Oldunuz beni güçlendirip olgunlaştıran