Türkiye'deki emniyetli ve güvenli tır park alanlarının artırılması için alternatif finansman ve işletme modelleri yoluyla Avrupa Birliği (AB) standartlarıyla uyumlu ve sürdürülebilir bir uygulama çerçevesi oluşturulacak.
Türkiye’de emniyetli tır parkları AB kriterlerine göre yeniden düzenlenecek
2026-2028 dönemini kapsayan Katılım Öncesi Ekonomik Reform Programı'na göre, ülkedeki kara yolu trafik güvenliğini artıracak adımları planlanma çalışmaları devam ediyor.
Bu kapsamda, ulaşım maliyetleri, erişilebilirlik ve trafik güvenliği gibi unsurları temel alan ve türler arasında dengeli ve birbirini tamamlayıcı bir ulaştırma sisteminin oluşturulmasını amaçlayan adımlar atılıyor.
Programa göre, Türkiye'deki kara yolu trafik güvenliği ve trafik kazalarının önlenmesine yönelik tedbirler önemini koruyor. Emniyetli ve güvenli tır park alanlarının yeterli sayıda olmaması, özellikle ulusal ve uluslararası ticari yük taşımacılığı yapan profesyonel ağır vasıta sürücüleri için eksiklik oluşturuyor. Sürücülerin yeterince dinlenememesi, trafik kazaları, can kayıpları ve maddi hasarlar açısından riskleri beraberinde getirebiliyor.
Türkiye, Trans-Avrupa Ulaşım Ağı boyunca bu tesislerin geliştirilmesine ilişkin AB gerekliliklerine kademeli uyum sağlanmasına öncelik veriyor.
Sektördeki çalışma koşulları için adım atılıyor
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından da mevzuat uyumu, ihtiyaç analizi ve AB sınıflandırmalarına uygun teknik tasarım standartlarının oluşturulmasına yönelik hazırlık çalışmaları yürütülüyor. Yük ve araç güvenliğinin artırılması ve ulusal kara yolu trafik güvenliği hedeflerine katkı sağlanması açısından bu park alanlarına önem veriliyor.
Bu çalışmalar neticesinde, sektörde genel çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve ağır vasıta sürücülüğü mesleği itibarıyla kadın istihdamının artırılması gibi sosyal hedeflerin de desteklenmesi hedefleniyor.
Ayrıca, alternatif finansman ve işletme modelleri yoluyla, AB standartlarıyla uyumlu ve sürdürülebilir, emniyetli ve güvenli tır park alanlarına ilişkin uygulama çerçevesinin oluşturulması da amaçlanıyor.
Bu çerçevede, Avrupa Birliği nezdinde yetkili sivil toplum kuruluşu olan Avrupa Güvenli Park Organizasyonu (ESPORG) ile de eş güdüm sağlanması ve bu alanlara ilişkin ulusal mevzuatın 2028 yılı sonuna kadar AB müktesebatıyla tam uyumlu hale getirilmesi planlanıyor.





