Genellikle uzun süre belirti vermeden ilerlediği için “sessiz hastalık” olarak nitelendirilen kronik böbrek hastalığı, dünya genelinde yaklaşık her 10 kişiden birini etkiliyor. Özellikle yaz aylarında aşırı sıcak, terlemeye bağlı sıvı kaybı ve bilinçsiz ilaç kullanımı böbrekler üzerindeki yükü artırabiliyor.
Uzmanlar, bazı şikayetlerin yalnızca sıcak havaya bağlanmaması gerektiğini belirterek özellikle böbrek hastalığı, diyabet veya hipertansiyonu bulunan kişileri uyarıyor.
Sıcak hava böbrekleri nasıl etkiliyor?
Yüksek sıcaklıklarda vücut ısısını dengelemek için daha fazla terliyor. Terlemeyle kaybedilen sıvı yeterince yerine konulmadığında dolaşımdaki kan hacmi azalabiliyor ve böbreklerin kanlanması olumsuz etkilenebiliyor.
Özellikle şiddetli susuzluk, sıcak çarpması ve yoğun fiziksel aktivite bir araya geldiğinde akut böbrek hasarı riski artabiliyor.
Yüksek nem de terin buharlaşmasını zorlaştırarak vücudun ısı kaybını azaltıyor ve ısı stresini artırabiliyor.
Bu belirtileri sıcağa bağlamayın
Uzmanlara göre sıcak günlerde ortaya çıkan bazı belirtiler dikkate alınmalı. Özellikle şu durumlarda tıbbi değerlendirme gerekebilir:
İdrar miktarında belirgin azalma
Şiddetli veya devam eden halsizlik
Baş dönmesi ve bayılma hissi
Bilinç bulanıklığı
Sıvı alamama
İshal veya kusmaya bağlı ciddi sıvı kaybı
Alışılmışın dışında tansiyon düşüklüğü
Özellikle kronik böbrek hastalığı bulunan kişilerde bu belirtilerin yalnızca “sıcak çarptı” şeklinde değerlendirilmemesi gerekiyor.
Herkes aynı miktarda su içmemeli
Sıcak havalarda sıvı ihtiyacı; hava sıcaklığına, fiziksel aktiviteye ve terleme miktarına göre değişiyor.
Ancak kalp yetmezliği, ileri evre böbrek hastalığı veya diyaliz nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunan kişilerin doktorlarının belirlediği miktarın üzerinde sıvı tüketmemesi gerekiyor.
Böbrek taşı öyküsü bulunanlarda ise yetersiz sıvı tüketimi idrar miktarını azaltarak taş oluşumu riskini artırabiliyor. Bu kişilerde hedeflenen günlük idrar miktarı ve sıvı ihtiyacı doktor tarafından belirlenmeli.
Ağrı kesici kullanımında da dikkat
Özellikle sıvı kaybının yaşandığı dönemlerde bazı ağrı kesicilerin kontrolsüz kullanılması böbrekler açısından risk oluşturabiliyor.
Nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ), özellikle susuzluk, kronik böbrek hastalığı, ileri yaş veya kalp yetmezliği gibi ek risklerin bulunduğu kişilerde akut böbrek hasarı riskini artırabiliyor.
Bu nedenle böbrek hastalığı bulunan kişilerin ağrı kesicileri hekime danışmadan sık ve kontrolsüz kullanmaması önem taşıyor.
Diyabet ve tansiyon hastaları daha dikkatli olmalı
Diyabet ve hipertansiyon, kronik böbrek hastalığının önemli nedenleri arasında bulunuyor. Sıcak havalarda sıvı kaybı ve tansiyondaki değişiklikler mevcut böbrek hastalığını olumsuz etkileyebiliyor.
Özellikle tansiyon veya idrar söktürücü ilaç kullananların, sıcak havalarda ortaya çıkan baş dönmesi ya da tansiyon düşüklüğü nedeniyle ilaçlarını kendi kendilerine kesmemeleri veya doz değiştirmemeleri gerekiyor.
Aşırı sıcakta egzersizden kaçının
Yoğun fiziksel aktivitelerin mümkün olduğunca günün daha serin saatlerinde yapılması öneriliyor. Açık havada çalışmak zorunda olanların ise gölgeli veya serin alanlarda düzenli molalar vermesi ve sıvı kaybını önlemesi önem taşıyor.
İshal ve kusma da kısa sürede ciddi sıvı ve elektrolit kaybına neden olabileceğinden özellikle yaz aylarında hafife alınmamalı.
En önemli uyarı
Kronik böbrek hastalığı uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir. Bu nedenle özellikle diyabet, hipertansiyon, böbrek hastalığı veya böbrek taşı öyküsü bulunanların düzenli kontrollerini aksatmaması gerekiyor.
İdrar miktarında belirgin azalma, bayılma, bilinç bulanıklığı veya sıvı alamama gibi ciddi belirtiler ortaya çıkarsa, şikayetleri yalnızca sıcak havaya bağlamadan sağlık kuruluşuna başvurulmalı.





