ABD merkezli yapay zekâ şirketleri, son dönemde hızla büyüyen sektörün geleceğini şekillendirmek için yoğun bir lobi mücadelesi yürütüyor. OpenAI, Palantir Technologies ve Perplexity AI gibi firmaların da içinde bulunduğu teknoloji ekosistemi, kamuoyuna “ABD’nin yapay zekâda lider olması gerektiği” mesajını güçlü şekilde iletiyor.
Söz konusu kampanyalarda sosyal medya fenomenlerine video başına yaklaşık 5 bin dolar ödendiği, bu içeriklerde yapay zekânın günlük yaşamı kolaylaştırdığı ve ABD’nin bu alanda lider kalmasının stratejik önem taşıdığı vurgulanıyor. “Build American AI” (Amerikan yapay zekâsı üret) inisiyatifinin bu kampanyaların merkezinde yer aldığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre bu süreç yalnızca bir tanıtım çalışması değil, aynı zamanda büyük bir ekonomik ve siyasi güç mücadelesine işaret ediyor. Gartner verilerine göre, küresel yapay zekâ harcamalarının 2026’da 2,5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.
ABD’de özel sektörün yapay zekâ yatırımlarındaki ağırlığı dikkat çekerken, 2024 yılında bu alandaki yatırımın 109,1 milyar dolara ulaştığı ve bunun Çin’in yaklaşık 12 katı olduğu ifade ediliyor. Bu durum, teknoloji şirketlerinin siyasi karar alma süreçlerine etkisini artıran en önemli faktörlerden biri olarak görülüyor.
Yapay zekâ şirketleri, özellikle düzenleyici çerçevelerin sıkılaştırılmasına karşı yoğun bir lobi faaliyeti yürütüyor. ABD’de “siyasi eylem komiteleri” (PAC) ve “Super PAC” yapıları üzerinden milyonlarca dolarlık kaynakların seçim süreçlerini etkilemek için kullanıldığı belirtiliyor. Meta Platforms, Amazon ve Google gibi devlerin yalnızca üç ayda milyonlarca dolar lobi harcaması yaptığı aktarılıyor.
Yapay zekâ şirketlerinin temel talebi ise net: Daha az düzenleme ve daha hızlı büyüme. Sektör temsilcileri, katı kuralların ABD’nin Çin karşısındaki rekabet gücünü zayıflatacağını savunuyor. Bu yaklaşım, ABD’de Donald Trump yönetiminin teknoloji şirketlerine daha esnek bir politika izlemesiyle de örtüşüyor.
Ancak bu tabloya karşı çıkanlar da var. Eleştiriler; veri merkezlerinin yüksek enerji tüketimi, çevresel etkiler, iş gücü kayıpları ve gözetim teknolojilerinin yaygınlaşması gibi risklere odaklanıyor. ABD’li senatörler Bernie Sanders ve Alexandria Ocasio-Cortez tarafından hazırlanan tasarılarla yapay zekâ gelişimine “duraklama” ve daha sıkı denetim çağrıları yapılıyor.
Son dönemde Avrupa ve ABD’de bazı çalışanların, yapay zekânın askeri ve gözetim amaçlı kullanımına yönelik endişelerle sendikalaşma girişimlerine yöneldiği de dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre yapay zekâ artık yalnızca bir teknoloji yarışı değil; aynı zamanda ekonomik, siyasi ve jeopolitik dengeleri belirleyen yeni bir güç alanı haline gelmiş durumda.





