Teknolojinin ve seri üretimin gölgesinde unutulmaya yüz tutan geleneksel meslekler, son ustalarının omuzlarında ayakta kalmaya çalışıyor. Afşin’de kalaycılık mesleğini yaşatan isimlerden biri olan İsmail Aşık, yıllardır ateşin başında, çekicin sesinde bir ömrü temsil ediyor.

Aslen Afşinli olan ve 1956 doğumlu İsmail Aşık, Pınarbaşı Mahallesi Hacı Mehmet Demir Caddesi üzerinde küçük bir kulübe de kalaycılık mesleğini yaşatmaya çalışıyor. Aşık, henüz 10–12 yaşlarındayken babasının yanında çırak olarak kalaycılıkla tanıştı. Küçük yaşlarda ateşin sıcaklığına, bakırın kokusuna ve çekicin ritmine alışan Aşık’ın hayatı, bu meslekle şekillendi.

Kaybolmaya Yüz Tutan Bir Mesleğin Son Ustalarından İsmail Aşık (12)-1

“Babamın yanında başladım, çıraklık yaptım. Sonra büyüdük, usta olduk” sözleriyle geçmişi anlatan Aşık, kalaycılığın sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu dile getiriyor.

Bir dönem kalaycılıkla geçinmenin zorlaşması nedeniyle farklı işlerde çalışmak zorunda kalan İsmail Aşık, belediyede ve çeşitli şirketlerde görev aldı. Yıllar süren çalışmanın ardından emekli oldu ancak mesleğinden hiçbir zaman kopmadı.

Kaybolmaya Yüz Tutan Bir Mesleğin Son Ustalarından İsmail Aşık (4)-1

Emeklilik sonrası yeniden dükkânının yolunu tutan Aşık, “Çaydanlık kalaylıyorum, parlatıyorum, kulp takıyorum. Hayat şartları zor. Çalışmadığın zaman bir maaşla geçinmek zor” diyerek hâlâ üretmenin ve çalışmanın zorunluluğuna dikkat çekiyor.

Afşin’deki küçük dükkânında hâlâ kalay yapan İsmail Aşık, mesleğin yok oluşuna birebir tanıklık ediyor. Kalaycılığa heves eden gençlerin kalmadığını söyleyen Aşık, yapılan işin niteliğine göre ücretlerin 50 TL’den başlayıp 2.000 TL’ye kadar çıkabildiğini ifade ediyor.

Kaybolmaya Yüz Tutan Bir Mesleğin Son Ustalarından İsmail Aşık (14)-1

“Müşteri geliyor ‘usta parlat’ diyor, parlatıyoruz. ‘Kulp tak’ diyor, takıyoruz. Ama bazıları ‘IBAN’a at, geçerken yollarız’ diyor. Giden geri gelmiyor. Gidip de geleni görmedim,” sözleriyle hem ekonomik zorlukları hem de eski esnaf ahlakına duyduğu özlemi dile getiriyor.

Yaşı 70’i geçen İsmail Aşık’ın en büyük hüznü ise mesleğin geleceği. Kalaycılığın kendisiyle birlikte yok olmasından endişe eden Aşık, sözlerine şöyle devam ediyor: “Benden sonra bu işi yapacak kimse yok. Yaş geçti artık. Her şey gençlikte. Bundan sonra ne olacak, bilmiyorum.”

Kaybolmaya Yüz Tutan Bir Mesleğin Son Ustalarından İsmail Aşık (13)-1

Bir zamanlar her mahallede bulunan, her evin ihtiyacı olan kalaycılık mesleği, bugün Afşin’de birkaç ustanın elinde yaşam mücadelesi veriyor. İsmail Aşık, ateşin başında, elinde çekiciyle hem ekmeğini kazanmaya hem de bir geleneği ayakta tutmaya devam ediyor.

O, sadece bir kalaycı değil; geçmişten bugüne uzanan bir emeğin ve kültürün yaşayan hafızası.

Kaybolmaya Yüz Tutan Bir Mesleğin Son Ustalarından İsmail Aşık (16)-1Kaybolmaya Yüz Tutan Bir Mesleğin Son Ustalarından İsmail Aşık (15)-1Kaybolmaya Yüz Tutan Bir Mesleğin Son Ustalarından İsmail Aşık (11)-1Kaybolmaya Yüz Tutan Bir Mesleğin Son Ustalarından İsmail Aşık (10)-1Kaybolmaya Yüz Tutan Bir Mesleğin Son Ustalarından İsmail Aşık (7)-1Kaybolmaya Yüz Tutan Bir Mesleğin Son Ustalarından İsmail Aşık (6)-1Kaybolmaya Yüz Tutan Bir Mesleğin Son Ustalarından İsmail Aşık (3)-1Kaybolmaya Yüz Tutan Bir Mesleğin Son Ustalarından İsmail Aşık (2)-1

Muhabir: Eda Nur Aydoğan