Görme engelli öğrencilerin matematiğe erişimini kolaylaştırmayı amaçlayan Engelsiz Matematik Eğitim Platformu (ENMEP), gönüllü öğretmenler, aileler ve öğrencilerin oluşturduğu dayanışma ağıyla yüzlerce öğrenciye çevrim içi matematik eğitimi sunuyor.

2017 yılında kurulan platform, görme engelli ve az gören öğrencilerin matematik öğrenirken karşılaştıkları erişim sorunlarını aşmak için dokunsal materyaller, sesli uygulamalar ve betimleyici anlatım yöntemlerinden yararlanıyor. Bu sayede öğrenciler, yalnızca matematik dersleri almakla kalmıyor, aynı zamanda öz güven kazanarak akademik hedeflerini yeniden şekillendirebiliyor.

ENMEP'in kurucusu matematik öğretmeni Hale Uçuş, gönüllü öğretmen Yıldız Sena Doğan ve görme engelli öğrencinin velisi Didem Ünal, platformun ortaya çıkış hikayesini ve öğrenciler üzerindeki etkisini AA muhabirine anlattı.

- Bir öğrenciden doğan fikir: ENMEP

2024'te Sabancı Vakfının Fark Yaratanlar Programı kapsamında da 'Fark Yaratan' olarak seçilen Hale Uçuş, platformun bir sınıfta yaşadığı deneyimle ortaya çıktığını söyledi.

İlk görev yaptığı okulda az gören bir öğrencisiyle tanıştığında bu alanda yeterli bilgiye sahip olmadığını fark ettiğini belirten Uçuş, 'Sınıfta yoklama alırken öğrencinin sesini duyamadım. Yanına gittiğimde alnını sıraya koymuştu ve az gördüğünü söyledi. O sınıftan çıkarken aklımda tek bir soru vardı, nereden başlayabilirim ve nasıl bir çözüm getirebilirim?' ifadelerini kullandı.

Bu deneyimin ardından öğrencisine farklı yöntemlerle matematik öğretmeye başladığını anlatan Uçuş, büyük puntolu yazılar, dokunsal anlatım ve birebir öğretim yöntemleri kullandıklarını dile getirdi.

Uçuş, o öğrencinin daha sonra üniversiteyi bitirip kendi hayatını kurduğunu belirterek, 'Benim müziğe ilgim vardı, o da çok iyi bağlama çalıyordu. Bana bağlama çalmayı öğretti. Böylece matematik üzerinden başlayan ilişkimiz zamanla karşılıklı öğrenmeye dayalı farklı bir iletişime dönüştü. Bugün bir mesleği ve ailesi var. Bu benim için çok büyük bir mutluluk. O öğrencinin bana açtığı kapı aslında bu platformun da başlangıcı oldu.' dedi.

- Matematiği dokunarak ve duyarak öğrenmek

Uçuş, matematiğin, görme engelli öğrenciler için erişimi zor bir alan olarak görülmesine karşın, doğru yöntemlerle öğretilebildiğini ifade etti.

Platformda derslerin öğrencilerin ihtiyaçlarına göre planlandığını belirten Uçuş, şunları kaydetti:

'Elbette ki her sınıfta çocuklar matematikte zorluk yaşıyor. Ben tüm sınıflara ulaşamam ama her sınıftaki çocuğun bana ulaşmasını mümkün hale getirebilirdim. Gören akranları hangi konuyu öğreniyorsa, biz de 'Aynı konuyu nasıl erişilebilir hale getiririz?' diye düşündük. Görmeyen öğrenciler için dokunma ve işitme duyusunu birlikte kullanıyoruz.'

Geometri gibi konularda öğrencilerin Braille ders kitaplarındaki kabartma şekillere dokunduğunu, öğretmenin ise eş zamanlı betimleme yaptığını anlatan Uçuş, bu sayede öğrencilerin zihninde bir görsel tasavvur oluştuğunu söyledi.

Matematiğin soyut kavramlarını somutlaştırmak için farklı yöntemler kullandıklarını belirten Uçuş, 'Bazen kesirleri pasta dilimiyle, bazen müzik notalarıyla anlatıyoruz. Hatta bir öğrencinin oturduğu masayı koordinat sisteminin başlangıç noktası kabul ederek uzamsal becerilerini geliştirdiğimiz bile oldu.' ifadelerini kullandı.

Platforma her yıl 5. sınıftan 12. sınıfa kadar 80 ila 100 öğrencinin başvurduğunu bildiren Uçuş, gönüllü öğretmenlerin desteğinin bu süreçte büyük önem taşıdığını vurguladı.

- 'Görmekle bakmak arasındaki farkı öğrendim'

ENMEP'te bir yıldır gönüllü matematik öğretmeni olarak görev yapan Yıldız Sena Doğan ise görme engelli öğrencilerle çalışmanın kendisi için öğretici bir deneyim olduğunu söyledi.

Öğrencilerin derste, fiziksel özelliklerini betimlemesini istemesinin kendisi için yeni bir deneyim olduğunu da ifade eden Doğan, şöyle konuştu:

'İlk kez böyle bir soruyla karşılaştım ve kendimi betimlerken zorlandığımı fark ettim. Bu süreçte görme engelli öğrencilerle iletişim kurabilmek için betimleme konusunda kendimi geliştirmem gerektiğini anladım. Normal sınıflarda öğrencileri derse dahil etmek zaman alabilir ama görme engelli öğrenciler çok girişimci ve derse kendiliğinden katılan çocuklar. Bu durum beni gerçekten şaşırttı.'

Derslerde basit materyallerin bile etkili sonuçlar verdiğine işaret eden Doğan, kesirler konusunu anlatırken kullandığı bir yöntemi şöyle anlattı:

'Bir A4 kağıdını önce ikiye katlayarak yarımı, sonra tekrar katlayarak çeyreği oluşturduk. Öğrenciler çeyreğin yarımdan küçük olduğunu dokunarak deneyimledi. Çok basit görünen bir etkinlik ama konuyu anlamaları için oldukça etkili oldu.'

Bu süreçte öğretmen olarak kendisinin de değiştiğini dile getiren Doğan, 'Bu süreçte görmekle bakmak arasındaki farkı öğrendim. Bir şeyi görmeyen bir öğrenciye nasıl anlatırım diye düşündükçe daha yaratıcı ve farkındalıklı olduğumu fark ettim. Çocuklara umut olduğumuz çok güzel bir platform.' diye konuştu.

- 'Bir Ses Bir Umut' projesiyle matematik hikayeleri erişilebilir olacak

Platformun yalnızca derslerle sınırlı kalmayarak yeni projeler de yürüttüğünü belirten Uçuş, 14 Mart Dünya Matematik Günü kapsamında başlattıkları 'Bir Ses Bir Umut' projesiyle resimli matematik hikaye kitaplarını görme engelli öğrenciler için erişilebilir hale getirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Projede gönüllü öğretmenlerin matematik hikaye kitaplarını betimleyerek seslendirdiğini belirten Uçuş, 'Bir ses bir umut olsun, binlerce ses binlerce umut olsun diyerek öğretmenleri bu zincire davet ettik. Öğretmenlerimizin ilgisi bizi çok mutlu etti. Seslendirilen kitapların bir bölümünün Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı tarafından Braille alfabesiyle basılması planlanıyor.' dedi.

Platform sayesinde matematik, fizik ve mühendislik gibi alanlarda eğitim alan görme engelli öğrenciler bulunduğunu ifade eden Uçuş, 'Biz çocuklara matematiğin kapıları kapatan değil, fırsatları eşitleyen bir güç olduğunu göstermek istiyoruz. Onların matematiğe inanması, geleceğe dair umutlarını da büyütüyor.' değerlendirmesinde bulundu.

- 'Bu platformlar çocuklara umut oluyor'

Görme engelli öğrenci velisi ve aynı zamanda öğretmen olan Didem Ünal ise görme engelli bir çocuğun matematik öğrenme sürecinde ailelerin de aktif rol oynadığını dile getirdi.

Ünal, 17 yaşındaki kızının matematik derslerinde başlangıçta kaygı yaşadığını anlatarak, 'Matematik soyut bir alan olduğu için 'Bu kavramları nasıl öğreteceğiz?' diye kaygılanıyorduk. Evde dokunduğu eşyalarla, geometrik şekillerle bazı kavramları anlatmaya çalıştık.' diye konuştu.

Platformun aileler için de önemli bir destek ağı oluşturduğunu belirten Ünal, ENMEP'in kızının hayatında özel bir yer edindiğini kaydetti.

Bu tür platformların çocukların öz güven kazanmasına katkı sağladığını vurgulayan Ünal, 'Çocuğum okuldan geliyor ve 'Bugün matematik dersim var.' diyerek odaya giriyor. Ders bittiğinde onun kahkahalarını duyuyorum. Bu gerçekten çok güzel bir şey.' ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA