Yollardaki çukurlar ve bakımsızlık nedeniyle araçları zarar gören sürücüler için önemli bir uyarı geldi. Uzmanlara göre bu tür olaylar “şanssızlık” değil, doğrudan kamu kurumlarının sorumluluğuna giriyor.

Bozuk asfalt, derin çukurlar ya da eksik trafik levhaları; lastik patlamasından jant eğilmesine, hatta ciddi kazalara kadar birçok soruna yol açabiliyor. Ancak çoğu sürücünün bilmediği bir gerçek var: Bu zararlar, gerekli şartlar oluştuğunda ilgili kurumdan tazmin edilebiliyor.

Hukukçular, şehir içindeki yolların belediyelerin, şehirlerarası yolların ise Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda olduğunu vurguluyor. Yol bakımının zamanında yapılmaması ya da gerekli uyarıların konulmaması “hizmet kusuru” sayılıyor. Bu durumda ortaya çıkan zararlar için idareye karşı dava açılabiliyor.

Örneğin, kapatılmayan bir çukura girerek hasar gören araç ya da yoldaki bozukluk nedeniyle meydana gelen kazalarda, kusur idareye yüklenebiliyor. Bu da sürücülere maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı doğuruyor.

Uzmanlar, hak kaybı yaşamamak için sürücülerin olay anında mutlaka delil toplaması gerektiğini belirtiyor. Kaza tespit tutanağı tutulması, yolun ve hasarın fotoğraflanması, araçta oluşan zararların belgelenmesi sürecin en kritik adımları arasında yer alıyor.

Tazminat kapsamında araç onarım giderleri, tedavi masrafları ve iş gücü kaybı talep edilebilirken, yaşanan mağduriyet için manevi tazminat da istenebiliyor. Sigorta bazı masrafları karşılasa da, kusurlu kuruma başvurma hakkı devam ediyor.

Süreç ise ilgili kuruma yapılacak yazılı başvuruyla başlıyor. 60 gün içinde yanıt alınamaması ya da talebin reddedilmesi halinde sürücüler İdare Mahkemesi’ne başvurarak haklarını arayabiliyor.

Kısacası, bozuk yol nedeniyle yaşanan zararlar kader değil; doğru adımlar atıldığında hukuki olarak geri alınabilecek bir hak olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Haber Merkezi