Şirketlerin müşterilerden topladığı tasarruf fonlarının nasıl kullanılabileceğine ilişkin kurallar dikkat çekerken, 1 Ekim 2026'da yürürlüğe girecek yeni düzenleme de sektörde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Ev ve otomobil sahibi olmak amacıyla tasarruf finansman sistemine dahil olan vatandaşlar, her ay yaptıkları ödemelerin oluşturduğu fonun şirket tarafından nasıl değerlendirildiğini araştırıyor. Özellikle sektördeki şirket devirleri ve satın alma gelişmeleri sonrasında “Şirket el değiştirirse havuzdaki param ne olacak?” sorusu daha fazla gündeme geliyor.
Havuzdaki para şirketin parası değil
Tasarruf finansman şirketlerinin müşterilerden topladığı tasarruf fonları ile şirketin kendi kaynaklarının birbirinden ayrı tutulması gerekiyor.
6361 sayılı Kanun ve BDDK düzenlemeleri kapsamında tasarruf fon havuzunda bulunan varlıkların, müşterilerin sözleşmelerinden doğan tahsisat ve iade yükümlülüklerinin yerine getirilmesi amacıyla kullanılması esastır.
Bu nedenle havuzda bulunan müşteri tasarruflarının şirketin serbestçe kullanabileceği bir kaynak gibi değerlendirilmesine izin verilmiyor.
Havuzdaki para maaş ve kira için kullanılamıyor
Vatandaşların en çok merak ettiği konulardan biri de havuzda biriken paraların şirketin günlük giderlerinde kullanılıp kullanılamayacağı.
Mevzuat kapsamında tasarruf fon havuzundaki kaynakların şirketin personel maaşları, şube kiraları veya genel işletme giderleri için kullanılması öngörülmüyor. Şirketlerin bu giderlerini kendi öz kaynakları ve mevzuata uygun şekilde tahsil edilen organizasyon ücretleri üzerinden karşılaması gerekiyor.
1 Ekim'de kritik değişiklik
Tasarruf finansman sektöründe fonların yönetimine ilişkin yeni kurallar 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.
Yeni uygulamayla tasarruf fon havuzunda bulunan paraların hangi alanlarda değerlendirilebileceği daha sıkı kurallara bağlanıyor. Amaç, müşterilerden toplanan paraların yüksek risk taşıyan alanlarda değerlendirilmesinin önüne geçmek.
Fonların belirli katılım bankası hesaplarında, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ihraç edilen belirli TL cinsi kira sertifikalarında ve SPK standartlarına göre risk değeri 1 veya 2 olan TL cinsinden katılım esaslı yatırım fonlarında değerlendirilmesine imkan tanınıyor.
Para boşta da sınırsız bekletilemeyecek
Yeni düzenlemeyle fonların getirisi olmadan bekletilmesine de sınır getiriliyor.
Günlük getirisi olmayan bakiyenin, şirketin bir önceki ay sonu tasarruf fon havuzunun binde 2'sini aşmaması gerekiyor. Böylece fonların uzun süre atıl şekilde tutulmasının ve değer kaybı riskinin azaltılması hedefleniyor.
Şirket el değiştirirse para ne olacak?
Katılımevim, Birevim veya sektördeki başka bir tasarruf finansman şirketinin devredilmesi ya da ortaklık yapısının değişmesi, tek başına müşteri fonlarının şirketin kendi varlığına dönüşmesi anlamına gelmiyor.
Buradaki temel nokta, tasarruf fon havuzunun şirketin öz kaynaklarından ayrı tutulması ve mevzuatta belirlenen amaçlar dışında kullanılmaması.
Dolayısıyla vatandaşların asıl dikkat etmesi gereken konu, şirketin ortaklık yapısından ziyade müşteri fonlarının mevzuata uygun biçimde yönetilip yönetilmediği.
Kurallara uymayan şirketlere yaptırım
Tasarruf fon havuzunun şirket hesaplarından ayrı tutulmaması, fonların sözleşme yükümlülükleri dışında kullanılması veya belirlenen yatırım sınırlarının ihlal edilmesi halinde şirketler BDDK tarafından çeşitli yaptırımlarla karşı karşıya kalabiliyor.
Yeni dönemde fon yönetimine ilişkin kuralların daha sıkı uygulanmasıyla birlikte, tasarruf finansman şirketlerinde müşteri paralarının korunmasına yönelik denetimin de önem kazanması bekleniyor.
Kısacası; Katılımevim, Birevim, Eminevim ve Fuzulevim gibi şirketlerde havuzda bulunan müşteri fonları, şirketin normal işletme giderleri için kullanılabilecek serbest bir kaynak olarak görülmüyor. 1 Ekim 2026'da yürürlüğe girecek yeni kurallar ise bu fonların yönetiminde daha belirgin sınırlar getiriyor.




