Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü, 13 yıl aradan sonra Türkiye Diri Fay Haritası’nı güncelleyerek kamuoyuyla paylaştı. Yeni haritada özellikle Kahramanmaraş ve çevresindeki diri fay hatlarına ilişkin veriler dikkat çekti.
MTA Genel Müdürü Vedat Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve kurumun 91. kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenlenen tanıtım programında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin aktif tektonik yapısının güncel verilerle ortaya konulmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Yanık, Türkiye’nin Alp-Himalaya deprem kuşağında yer aldığını hatırlatarak, güncellenen haritanın yalnızca bilimsel bir çalışma değil, aynı zamanda afet risklerinin azaltılması, güvenli şehirleşme ve kritik altyapı yatırımları açısından stratejik bir veri kaynağı olduğunu ifade etti.
Yeni haritada 2013 yılında 485 olarak belirlenen diri fay sayısının, yapılan kapsamlı saha ve akademik çalışmalar sonucunda 700’e yükseldiği açıklandı. Bu artış, özellikle deprem riski yüksek bölgeler arasında yer alan Kahramanmaraş’ın önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Yanık, MTA’nın yıllar içinde Batman’daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova’daki nadir toprak elementlerine, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş’taki zengin bakır yataklarına kadar birçok stratejik keşfe imza attığını belirtti.

Küresel ölçekte enerji ihtiyacının arttığını ve yer altı kaynaklarının önem kazandığını dile getiren Yanık, MTA’nın modern teknolojilerle desteklenen yerli ve çevreye duyarlı çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü söyledi.
Açıklamada ayrıca, güncellenen diri fay haritasının oluşturulan sayısal veri tabanıyla birlikte deprem tehlike analizlerinde, şehir planlamalarında ve ulusal afet politikalarında temel başvuru kaynağı olacağı vurgulandı.
MTA’nın yalnızca arama yapan bir kurum değil, aynı zamanda Türkiye’nin en köklü yerbilimleri okullarından biri olduğuna dikkat çeken Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası kapsamında düzenlenen programlarda onlarca bilimsel sunumun gerçekleştirileceğini belirtti.
91 yıllık köklü geçmişiyle çalışmalarını sürdüren MTA’nın, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Türkiye’yi yerbilimleri ve madencilik alanında daha ileriye taşımayı hedeflediği ifade edildi.




