Kahramanmaraş’ta yaşanan ve 10 kişinin hayatını kaybettiği okul saldırısına ilişkin yürütülen soruşturmada dikkat çeken yeni bilgiler ortaya çıktı. Saldırıyı gerçekleştiren İsa Aras Mersinli’nin olaydan yaklaşık dört ay önce intihar girişiminde bulunduğu ve bu durumun resmi kayıtlara geçtiği iddia edildi.

Ortaya çıkan bilgilere göre, 15 Aralık 2025 tarihinde okulda fenalaşan Mersinli’ye sağlık ekipleri müdahale etti. Yapılan ilk kontrollerde kolunda kesik izleri olduğu belirlenirken, sağlık görevlilerine intihar düşünceleri olduğunu ifade ettiği öne sürüldü. Bunun üzerine hastaneye sevk edilen öğrenci hakkında hazırlanan kayıtlarda “kasıtlı kendine zarar verme” ve “disosiyatif bozukluk” değerlendirmelerinin yer aldığı, durumun güvenlik birimlerine de bildirildiği belirtildi.

Ancak bu sürecin ardından şüpheliye yönelik kapsamlı bir psikiyatrik tedavi uygulanmadığı ve düzenli bir takip mekanizmasının devreye alınmadığı iddiaları kamuoyunda tartışma yarattı. Uzmanlar, özellikle bu tür vakalarda erken müdahale ve sürekli psikolojik desteğin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan araştırma komisyonuna bilgi veren uzman psikoloğun ifadeleri de dosyada yer aldı. Buna göre Mersinli’nin yalnızca sınav stresi ve akademik baskı şikayetleriyle yönlendirildiği, yapılan görüşmeler sonrası psikiyatrik değerlendirme önerildiği ancak bu yönlendirmenin hayata geçirilmediği ileri sürüldü.

Soruşturma kapsamında saldırganın dijital geçmişi de incelenmeye alındı. Yapılan incelemelerde, olaydan önce İngilizce bir manifesto hazırladığı, bu metinde çeşitli saldırı olaylarına atıfta bulunduğu ve bazı mühimmatlara ilişkin detaylar yazdığı iddia edildi. Ayrıca farklı çevrim içi platformlarda bazı kişilerle iletişim kurduğu belirlenirken, bu bağlantıların ortaya çıkarılması için uluslararası iş birliği sürecinin başlatıldığı öğrenildi.

Öte yandan saldırı sonrası mağdur ailelere yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderildiği de soruşturma dosyasına yansıdı. Bu kapsamda Manisa’da bir şüpheli gözaltına alınarak tutuklandı. Söz konusu kişinin “C31K” isimli bir Telegram kanalıyla bağlantılı olduğu öne sürülürken, dijital ağın kapsamı araştırılıyor.

Yetkililer, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çalışmaların sürdüğünü belirtirken, yaşanan gelişmeler özellikle risk altındaki bireylerin erken tespiti ve etkin şekilde izlenmesi konusunu yeniden gündeme taşıdı. Soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi