Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Gökhan Deniz, 'Çalışmalarımızda endemik bitkilerin küresel ısınma ve iklim değişikliğinden olumsuz etkilendiğini gördük. Ani sıcaklık ve bölgenin toprak yapısındaki değişimler türlerin yayılışını olumsuz etkiliyor.' dedi.
Botanik Bahçesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü de olan Deniz, AA muhabirine, Antalya'nın floristik açıdan açık hava müzesi gibi olduğunu söyledi.
Türkiye'de yayılış gösteren 3 bini aşkın endemik bitki türünün 800'ünün Antalya'da bulunduğuna dikkati çeken Deniz, bu türlerin de 250'sinin sadece Antalya sınırları içinde yayılış gösterdiğini kaydetti.
Deniz, kentin bu anlamda da doğaseverlerden ilgi gördüğünü dile getirdi.
Yaptıkları bilimsel çalışmalarla bu 250 bitki türünü en acil koruma eylemi gerektirenden daha az endişe verici olanlara göre sıraladıklarını anlatan Deniz, 'Çalışmalarımızda bu türleri hayatta tutmak en öncelikli konularımızdan bir tanesi. Bu türlerin geleceğe aktarımı konusunda yaşanan sıkıntılar arasında küresel ısınma ve iklim değişikliğinden insan baskısına kadar birçok öğe karşımıza çıkıyor. Bu nedenle koruma eylem planları oluşturuyoruz.' diye konuştu.
Mevsim normallerinde yaşanan dalgalanmalara bitki türlerinin uyum sağlayamadığını ifade eden Deniz, 'Kısa sürede gerçekleşen ısı farklılıkları, aşırı ya da az yağışlar bitkilerin çoğalmasına engel oluyor. Hayvanlara göre daha fazla etkileniyorlar.' bilgisini verdi.
- Yayılışı azalan türlerin lokasyonları tek tek belirlendi
Bazı noktalarda türlerin yayılışının çok dar bir alanda olduğunu ve 1000 bireyden daha az sayıda olduğunu tespit ettiklerini aktaran Deniz, 'Bu bireyleri tek tek saptayıp lokasyonlarını belirledik. Bu lokasyonları ilgili kamu kurumları ile paylaşarak akademik dilden uzak toplum tarafından anlaşılabilen bilgilendirici açıklamalarla bu bitkileri koruyoruz.' dedi.
Deniz, Antalya'nın endemik bitki zenginliği ve bunların koruma gerekliliğinin toplumun omuzlarına ağır bir yük bindirdiğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:
'Çalışmalarımızda endemik bitkilerin küresel ısınma ve iklim değişikliğinden olumsuz etkilendiğini gördük. Ani sıcaklık ve bölgenin toprak yapısındaki değişimler türlerin yayılışını olumsuz etkiliyor. Hayvan türleri bu değişimlerden kaçabilecek yerler bulma şansına sahipken bitki türleri ise köklerinden belli bir bölgeye bağlı olduğu için bu değişimi hızlı bir şekilde gerçekleştiremiyor. Bir de insan kaynaklı tehdit faktörleri ortaya çıkınca türlerin yayılışı daha da sıkıntılı hale geliyor. Olimpos safranı, Likya-Kaş orkidesi, Termessos çiğdemi yayılışı oldukça tehlike altında olan bitki türleri arasında yer alıyor.'
Kentteki endemik bitkilerin ekoturizm kapsamında da değerlendirilebileceğini vurgulayan Deniz, 'Her sene aynı gövdeden çiçek veren çok yıllık veya çalımsı bitki türleri sürdürülebilir turizme konu olabilir. Ekoturizm son yıllarda oldukça popüler. Antalya'daki endemik bitkiler kente gelen yerli ve yabancı turistlere doğal ortamlarında gösterilerek bireylere zarar vermeden turizme ve dolayısıyla ekonomiye katkı sağlanabilir.' ifadelerini kullandı.





