Fenerbahçe'nin Galatasaray zaferini Hürriyet yazarları değerlendirdi: Bir Tedesco başyapıtı Fenerbahçe, Süper Kupa finalinde Galatasaray 2-0'lık skorla devirdi ve kupanın sahibi oldu. Sarı lacivertlilerde teknik direktör Domenico Tedesco, başkan Sadettin Saran ve futbolcular maç sonrası Galatasaray'a karşı kazanılan zaferi ve kupayı büyük bir sevinçle kutladılar. Maç sonrası Hürriyet Spor yazarları Güntekin Onay, Mehmet Ayan ve Uğur Meleke, köşe yazılarında hem Fenerbahçe'yi hem de Galatasaray'ı değerlendirdi.
Fenerbahçe, Turkcell Süper Kupa finalinde Galatasaray’ı 2-0 mağlup ederek kupanın sahibi oldu. Sarı-lacivertliler, maçın ardından düzenlenen törenle kupasını aldı.
Turkcell Süper Kupa finalinde Galatasaray ile Fenerbahçe karşı karşıya geldi. Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda saat 18.45’te başlayan karşılaşmayı Halil Umut Meler yönetti. Halil Umut Meler’in yardımcılıklarını ise İbrahim Çağlar Uyarcan ile Abdullah Bora Özkara yaptı.
Maça topa hakim olarak başlayan Fenerbahçe, 28’inci dakikada Matteo Guendouzi’nin attığı golle 1-0 öne geçti. 48’inci dakikada ise Jayden Oosterwolde skoru 2-0 yapan golü kaydetti. Karşılaşmadan 2-0 galip ayrılan sarı-lacivertliler, Turkcell Süper Kupa 2025’in sahibi oldu. Fenerbahçe, kupasını maçın ardından düzenlenen törenle aldı.
Törende oyuncular ve teknik ekip tek tek gelerek önce madalyalarını aldı. Daha sonra TFF 1'inci Başkan Vekili, İcra Kurulu Üyesi, Süper Lig'den Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi ve A Milli Takım Sorumlusu Mecnun Otyakmaz, sarı-lacivertli ekibe kupasını takdim etti.
Kupayı ilk olarak kaptan Milan Skriniar kaldırırken tüm takım coşkuyla kutlama yaptı. Kupayla birlikte taraftara giden sarı-lacivertli futbolcular, tezahüratlara eşlik etti ve bol bol fotoğraf çektirdi. Bu kupa Fenerbahçe’nin 4’üncü Süper Kupası oldu.
HÜRRİYET YAZARLARI DEV DERBİYİ VE KUPA ZAFERİNİ DEĞERLENDİRDİ
Hürriyet Spor yazarları Güntekin Onay, Mehmet Ayan ve Uğur Meleke, Fenerbahçe’nin Galatasaray’a karşı aldığı galibiyeti ve Süper Kupa zaferini köşe yazısında değerlendirdi.
GÜNTEKİN ONAY: FENERBAHÇE HER HATTIYLA DAHA İYİYDİ VE HAK ETTİ
Fenerbahçe, oyuncusuyla, hocasıyla, taraftarıyla daha hazır ve istekliydi, konsantrasyonu da üst seviyedeydi.
Futbol bazen rakiple olduğu kadar hava ve saha şartlarıyla da mücadele etmeniz gereken bir oyun. Süper Kupa finalinde bir kez daha bu duruma tanıklık ettik. Galatasaray ön alan baskısıyla başlayıp Fenerbahçe yarı alanına yerleşerek başlamak istese de bunu yapamadı. Basit top kayıpları ve Fenerbahçe’nin yardımlaşmalı kompakt alan savunması Galatasaray’ın istediği pas trafiğinin oluşmasını engelledi.
İlk 45 dakikada iki takımın da basit top kayıpları, pas hataları ve sık sık duran oyun maçın ritm kazanmasını engelledi. Fenerbahçe sol kanattan Kerem ile etkili oldu ancak gerek Musaba’yı gerekse de Jhon Duran’ı gol bölgesinde topla buluşturamadı. Galatasaray’da ise sol bek Eren Elmalı çok aksadı. Barış Alper Yılmaz ve Leroy Sane de alan bulamadıkları için etkisiz bir oyun ortaya koydular.
Yeni transfer Matteo Guendouzi’nin cepheden düzgün bir vuruşla köşeyi bulması pozisyonsuz geçen maçta Fenerbahçe’yi öne geçirdi. 1-0’ın moraliyle de sarı-lacivertliler devrenin sonuna kadar Galatasaray’a oranla daha olumlu ve organize bir görüntü ortaya koydu.
HÜRRİYET YAZARLARI DEV DERBİYİ VE KUPA ZAFERİNİ DEĞERLENDİRDİ
Hürriyet Spor yazarları Güntekin Onay, Mehmet Ayan ve Uğur Meleke, Fenerbahçe’nin Galatasaray’a karşı aldığı galibiyeti ve Süper Kupa zaferini köşe yazısında değerlendirdi.
GÜNTEKİN ONAY: FENERBAHÇE HER HATTIYLA DAHA İYİYDİ VE HAK ETTİ
Fenerbahçe, oyuncusuyla, hocasıyla, taraftarıyla daha hazır ve istekliydi, konsantrasyonu da üst seviyedeydi.
Futbol bazen rakiple olduğu kadar hava ve saha şartlarıyla da mücadele etmeniz gereken bir oyun. Süper Kupa finalinde bir kez daha bu duruma tanıklık ettik. Galatasaray ön alan baskısıyla başlayıp Fenerbahçe yarı alanına yerleşerek başlamak istese de bunu yapamadı. Basit top kayıpları ve Fenerbahçe’nin yardımlaşmalı kompakt alan savunması Galatasaray’ın istediği pas trafiğinin oluşmasını engelledi.
İlk 45 dakikada iki takımın da basit top kayıpları, pas hataları ve sık sık duran oyun maçın ritm kazanmasını engelledi. Fenerbahçe sol kanattan Kerem ile etkili oldu ancak gerek Musaba’yı gerekse de Jhon Duran’ı gol bölgesinde topla buluşturamadı. Galatasaray’da ise sol bek Eren Elmalı çok aksadı. Barış Alper Yılmaz ve Leroy Sane de alan bulamadıkları için etkisiz bir oyun ortaya koydular.
Yeni transfer Matteo Guendouzi’nin cepheden düzgün bir vuruşla köşeyi bulması pozisyonsuz geçen maçta Fenerbahçe’yi öne geçirdi. 1-0’ın moraliyle de sarı-lacivertliler devrenin sonuna kadar Galatasaray’a oranla daha olumlu ve organize bir görüntü ortaya koydu.
Galatasaray içinse TAMAM OLMA HİKAYESİ kesinlikle OSİMHEN! Ne İcardi’yi küçümsüyorum, ne Osimhen’i yüceltiyorum. Ancak çağdaş futbol ve Okan hoca tematiğinin en büyük unsuru olan önde baskı derseniz sarı kırmızılılar “onsuz” olamıyor. Topu kutunun içine getirebildiğin her maç amenna; İcardi iş yapar. Ama denk rakiplere inanın Osimhensiz olmuyor Galatasaray.
YUNUS DiPTE, BARIŞ KÖTÜ
Merkez savunmacıları çıkmayı seven, merkez orta sahaları hareketli her takıma karşı Osimhen hep aranıyor. Dün akşamki maçta Fenerbahçe’nin iştahını da bu serbestiyet körükledi. Yunus dipte, Barış kötü, Sane yetersiz kalınca rahatça oynadı sarı lacivertliler. Zaten Guendouzi olsun, İsmail olsun topla hareketliliği seven merkezler olduğu için ilk yarı sadece çalışıldığı belli 24. dakika duran top organizasyonuyla kaleye gidebildi Galatasaray. Günay 45 ve artılarında Levent ve Kerem’in iki topunu kurtardı da fark büyümedi.
GÜNAY HARiKALAR YARATTI
Tabii ki 48’de Oosterwolde’nin golünde kırılan umutlara kadar. Stopere duran topta 3-4 kişi arasında neredeyse rövaşata fırsatı vermek çok acayipti. 2-0 sonrası top Galatasaray’da kalsa da, Fenerbahçe’nin bunu aktif dinlenmek için planlı yaptığını sanıyorum. Başlayan yağmur, esen fırtına, yorulan adaleler maçın kalanını Rus ruletine çevirdi.
Oyuncu değişiklikleri farkın artmasına neden olabilirdi; Günay harikalar yarattı. Musaba’dan yarı final, Guendouzi’den final katkısı alan Fenerbahçe’de geniş kadro maratonda çok işe yarayacak. Tüm oyuncular 11’e tutunmak isteyecek.
İki takım futbolcularını da gösterdikleri iyi niyet, bu manasız tarih ve statta göstermeye çabaladıkları güzel futbol için kutlarım. Fenerbahçe bileğinin hakkıyla kazandı. Taraftarının maçın başında Gökmen Özdenak anmasına gösterdikleri SAYGISIZLIĞI ise tarih not etti.
Dün 25. dakikada, yani Guendouzi golü gelmeden hemen önce istatistiklere bakıyordum. İlk 25 dakikada Sane sadece bir kez (o da kendi yarı alanında etkisiz bir anda) topla buluşmuştu. Yunus da 3 kez topla buluşmuş ve ikisini kaybetmişti. Yani koca 25 dakikada, Yunus ve Sane toplam 2 pas yapmışlardı isabetli. Bu tablonun bence 3 temel sebebi var:
1-) Tedesco’nun takımı fiziksel olarak Galatasaray’dan çok daha hazırdı dün. Sarı-kırmızılıların ikinci-üçüncü bölge bağlantısını tamamen kesti İtalyan Hoca.
2-) Rüzgârlı havada geriden daha gerçekçi çıkan taraf Fenerbahçe’ydi. Ederson’un 60-70 metrelik isabetli pasları çok fark yarattı.
3-) Tedesco geldiği günden beri çok âdil yönetiyor kadrosunu. Dün de bir başyapıt sergiledi Galatasaray karşısında. Eğer Mourinho hâlâ görevde olsaydı, büyük bir ihtimalle İsmail’in, Levent’in veya Talisca’nın seviyeleri bu olmayacaktı.
GUENDOUZi HERKESTEN HAZIRDI
Dün Olimpiyat Stadı’nda iki oyuncu yıldızlaştı özellikle. Birincisi, takımın ruhani lideri Asensio. Diğeri de yeni transfer Guendouzi.
Özellikle 5 büyük ligden transfer yapıyorsanız, çok basit bir kriter isabet şansınızı çok artırıyor: Oynayan futbolcu almak. Mesela Mertens’in yaşı büyüktü ama Napoli’deki son üç sezonunda 42, 38 ve 37 maç oynamıştı. Benzer şekilde Dzeko, Inter’deki son iki sezonunda 52 ve 49 müsabaka oynamış.
Matteo Guendouzi de 2023-24’te Lazio’da 50 maça çıkmış. Geçen sezon 52 müsabaka oynamış. Bu yıl da ilk devrede tamamı 90 dakika olmak üzere 17 maçı var. Daha geçtiğimiz pazar Napoli, çarşamba da Fiorentina karşısında 90 dakika sahada kalmış. Serie A, şu anda UEFA ülkeler sıralamasında İspanya’nın üzerinde ikinci sırada. Yani resmi olarak kıtanın en iyi ikinci liginden, Avrupa kupaları yarışı yapan bir takımdan, düzenli 90 dakika oynayan, son bir haftada da iki maça çıkmış bir futbolcu alıyorsunuz. Serie A’dan oynayarak gelen Guendouzi, bence dün sahadaki herkesten iyi seviyedeydi fiziksel olarak.





