Türkiye ekonomisine ilişkin ortaya atılan yeni iddialar, “erken seçim mi geliyor?” tartışmasını yeniden alevlendirdi. Ekonomi yönetiminin sıkı para politikasında bazı alanlarda gevşemeye gideceği ve bunun “seçim ekonomisine geçişin ilk adımı” olabileceği öne sürüldü.
Ekonomim gazetesinin haberine göre, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yönetimindeki ekonomi politikalarında reel sektörü rahatlatmaya yönelik bazı değişiklikler gündeme geldi.
İddialara göre yüzde 40 seviyesinde bulunan fonlama faizinin, yüzde 37 olan politika faizine yaklaştırılması planlanıyor. Böyle bir adımın, politika faizi değiştirilmeden piyasa faizlerinde düşüşe neden olabileceği belirtiliyor.
Öte yandan KOBİ’lerin TL işletme kredilerine erişimini zorlaştıran büyüme sınırlamalarının yumuşatılması ve döviz kredilerindeki aylık yüzde 0,5’lik sınırın esnetilmesi de gündemde.
Dolar Kuru İçin Dikkat Çeken İddia
Ekonomi yönetimine ilişkin en dikkat çekici iddialardan biri ise döviz kuru politikasına ilişkin oldu.
İddiaya göre Türk Lirası’nın değer kaybının hızlanmasına izin verilebileceği ve dolar kurunun enflasyon oranına paralel şekilde kademeli olarak yükselmesine müsaade edilebileceği öne sürüldü.
Bu iddia, ekonomi çevrelerinde seçim ekonomisi tartışmasını beraberinde getirdi.
Ekonomist Altuğ Özaslan, dolar kurunun enflasyon kadar yükselmesine izin verilmesinin doğru bir politika olmayacağını belirterek, böyle bir karar alınması halinde bunu “seçim ekonomisinin ilk adımı” olarak değerlendireceğini ifade etti.
“Kur Politikasında Optimal Süreyi Aştık”
Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yakup Küçükkale ise gündeme gelen üç önerinin hayata geçirilmesini olumlu değerlendirdi.
Küçükkale, Türkiye’nin mevcut kur politikasında optimal sürenin aşıldığını belirterek, literatürde bu tür kur rejimlerinin ömrünün yaklaşık 1,5 ile 2,5 yıl arasında olduğunu, Türkiye’de ise bu sürenin 3 yılı aştığını söyledi.
Gözler Ekonomi Yönetiminde
Ortaya atılan iddialar henüz resmi bir karar olarak açıklanmazken, ekonomi politikasında olası değişiklikler siyasi açıdan da yakından takip ediliyor.
KOBİ kredilerinden faiz politikasına, döviz kurundan TL’nin değerine kadar gündeme gelen olası adımların hayata geçirilmesi halinde, “seçim ekonomisine mi geçiliyor?” tartışmasının daha da büyümesi bekleniyor.
Şimdilik erken seçim konusunda alınmış resmi bir karar bulunmazken, ekonomi politikalarında yaşanabilecek olası değişiklikler önümüzdeki dönemde siyasi gündemin en çok konuşulan başlıklarından biri olabilir.


