Futbolu 2 devreli bir oyun olmaktan çıkarıp, basketbol gibi 4 periyotlu bir spora dönüştürdüler.
2026 Dünya Kupası’nı hangi ülke takımının kazanacağını bilmiyorum ama ilk zaferi elde eden ‘Amerikan kapitalizmi’ oldu.
Şampiyonadaki maçlarda yeni uygulamaya başlanan su molalarından söz ediyorum. FİFA bu turnuvada bir ve ikinci devrelerin yarısında ‘su molası’ uygulamasını getirdi.
Amaç; oyuncu sağlığı. Elbette oyuncu sağlığı önemli. Ama sıcaklığın su molasını gerektirmeyen statlarda bile uygulanan bu yeni sistem ve 3 dakikaya kadar uzayan bu duraklamalar futbolun o kesintisiz aksiyonunu ve akışını elimizden aldı.
Futbolu 2 devreli bir oyun olmaktan çıkarıp, basketbol gibi 4 periyotlu bir spora dönüştürdü.
ABD’nin yayıncı kuruluşu FOX bu molaları (ki pek çok ülkede yayıncılar bunu fırsat olarak gördü) reklam arası olarak kullanmaya başlayınca tartışma iyice büyüdü.
Amerikan kapitalizmi 2026 Dünya Kupası’nda ilk zaferini su molalarını bol kazançlı bir reklam arenasına çevirerek kazandı
OYUNUN RUHUNU DERiNDEN ETKiLEYEN OLUMSUZ BiR DURUM VAR
Şimdiye kadar bu turnuvalara futbolun değişen taktik anlayışları ve sistemleri damga vururdu. Ama bu kez oyunun ruhunu derinden etkileyecek bir durum söz konusu.
Bu yorum biz futbol izleyicileri için geçerli elbette. Teknik adamlar ise bu durumdan şikayetçi değil. Taktiksel yaklaşımlarını ve oyuncularla iletişimlerini bu molalarda hayata geçirebiliyorlar. Şikayetçi olacaklarını sanmıyorum.
Ama futbolun 4 periyotlu bir oyuna dönüşmesini ben gerçekten pek sevemedim.
Ben sevemedim ama Kanada’da bu konuda ilginç fısıltılar da kulağıma gelmedi değil. FİFA’nın ‘su molası’ uygulamasının aslında futbolda köklü bir değişimin habercisi olabileceğine dair söylentiler de dolaşıyor
Elbette resmi ağızlardan çıkmış sözler değil bunlar. Ama 2026 Dünya Kupası’ndaki uygulamaları gördükten sonra, “FİFA ve para yan yana geliyorsa neden olmasın” diye düşünmedim değil.
SU MOLALARI FUTBOLUN BAŞINA DAHA ÇOK iŞLER AÇACAK
EFendim 4 devreli bir futbol maçı hayal edin. 25’er dakikadan oluşan 100 dakikalık bir karşılaşma. Her devre arasında 5 dakikalık mola.
Oyunculara 25 dakikada bir dinlenme, teknik adamlara oyuncularla iletişim ve taktik değişimi şansı ile televizyon reklamları ve eşittir daha çok para...
Olur mu?
Sanmıyorum. Ama bu su molaları futbolun başına çok işler açacak gibi.
BiZDEKi KAMP DiSiPLiNi VE CiDDiYETi ÇOK AZ TAKIMDA VAR
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yönetimi ile A Milli Takım’ın kaldığı oteller farklı. Türkiye-Avustralya maçından bir gün önce TFF yöneticilerini ziyaret ettim.
Ama o da ne?..
Avustralya Milli Takımı da aynı otelde. Ve futbolcuları lobide. Otelin içinde dolaşıyorlar.
Oysa bizim takım tamamen izole edilmiş, dış dünyadan koparılmış bir otelde kamp yapıyor.
Peki hangisi doğru?
Tartışmasız bizim yaptığımız... Büyük kulüplerimiz başta Milli Takımımızın kamp disiplini ve ciddiyeti çok az takımda var.



