ANTALYA (AA) - CAN YÜCEL - Antalya'da yaşayan Oğuz ve Sema Doğan Öztürk çifti, doğa tutkusunu hamilelik sürecinde ve doğum sonrasında da sürdürerek 15 aylık bebekleri Dağhan ile bugüne kadar 6 farklı zirveye tırmandı.
Antalya'da bir kurumda memur olarak görev yapan Sema Doğan Öztürk ile eşi Oğuz Öztürk, birliktelikleri boyunca tırmanış ve dağcılık sporuyla ilgilendi.
Hafta tatili ve izin günlerini doğa sporlarına ayıran çift, çocuk sahibi olacakları haberini aldıktan sonra da tutkularına ara vermedi.
Hamileliğin neredeyse son günlerine kadar tırmanış yapmaya devam eden Öztürk çifti, oğulları Dağhan dünyaya geldikten 10 gün sonra da kendilerini tutkunu oldukları doğada buldu.
Bebeklerinin doğumundan 40 gün sonra ailece ilk zirve tırmanışını gerçekleştiren çift, bebeklerinin 15 aylık olduğu bugüne kadar Kızlar Sivrisi, Tunç Dağı ve Çalbalı Dağı'nın da aralarında bulunduğu 6 farklı zirveye ulaştı.
- 'İlk faaliyetimizi 10 günlükken tırmanış alanlarına gelerek yaptık'
Sema Doğan Öztürk, AA muhabirine, çocukluğundan itibaren doğayla iç içe büyüdüğünü ve profesyonel olarak 8 yıldır dağcılık yaptığını belirterek, ikinci kademe dağcılık antrenörü olduğunu söyledi.
Düzenli spor yaptığı için hamilelik döneminde de dağcılığa ara vermediğini vurgulayan Öztürk, ilk kez deneyecek birinin bunu hamileyken yapmaması gerektiğini ifade etti.
Öztürk, hamileliği süresince zorluk derecesi düşük rotalara yöneldiğine değinerek, 'Kendimi riske atacak hiçbir şey yapmadım ama tırmanışı asla bırakmadım. Kaya tırmanışını da dağlara çıkmayı da bırakmadım. Hatta 9 aylık hamileyken bile zirvem var.' diye konuştu.
Hamilelik döneminde doktor kontrolünde hareket ettiğini, doğum sonrasında pediatri doktorunun da kendilerini desteklediğini anlatan Öztürk, 'İlk faaliyetimizi 10 günlükken tırmanış alanlarına gelerek yaptık. Sadece bir yürüyüş yaptık ama 40'ı çıktığı vakitlerde de ilk zirvemizi yaptık. Türkiye'de bulamadığımız taşıma aparatını yurt dışından getirttik.' dedi.
Sema Doğan Öztürk, 3 bin metrenin üzerindeki Kızlar Sivrisi faaliyeti öncesinde bölgeye bir gün önce gidip geceyi orada geçirdiklerini ve bebeğin ortama alışması için yürüyüş yaptıklarını dile getirerek, 'Çocuğun sağlığı açısından zarar teşkil edecek bir durum olsa, olduğumuz noktadan hızlıca geri dönerdik.' diye konuştu.
Sosyal medyada zaman zaman aldıkları eleştirilerin faaliyetlerin nasıl yürütüldüğünü bilmemekten kaynaklandığını aktaran Öztürk, tüm riskleri hesaplayarak faaliyetlerini gerçekleştirdiklerini sözlerine ekledi.
- 'Rotaları önceden planlıyoruz'
Oğuz Öztürk ise çocukluk yıllarından bu yana doğa sporlarıyla iç içe olduğunu dile getirerek dağcılık, kaya tırmanışı ve bisiklet gibi branşlarla ilgilendiğini kaydetti.
Oğulları Dağhan'ın da doğada büyüdüğünü anlatan Öztürk, aile olarak tüm faaliyetleri ayrıntılı biçimde planladıklarını kaydetti.
'Rotaları önceden planlıyoruz, inceliyoruz, zorluk derecelerine bakıyoruz.' diyen Öztürk, şöyle konuştu:
'Daha önce orada faaliyet yapan arkadaşlarımız varsa onlardan bilgi alıyoruz. Yağış var mı? Kaya düşmüş mü? Patika açık mı? Sis, kar, buz var mı? Bunlarla ilgili bilgileri alıyoruz. Meteorolojiden de gerekli bilgileri alıp ona göre hareket ediyoruz. Çünkü planlama çocukla yapılan faaliyetlerde daha fazla önem taşıyor. Bu nedenle riskleri önceden öngörüp azaltmak bizim için en temel kural.'





