İstanbul Adalar açıklarında peş peşe meydana gelen mikro depremler, “Büyük İstanbul depremi mi geliyor?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Bölgede büyüklükleri 2,2 ile 3,2 arasında değişen sarsıntılar kaydedilirken, Yerbilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’dan dikkat çeken bir değerlendirme geldi.
Üşümezsoy, kendi YouTube kanalında yaptığı değerlendirmede Adalar açıklarındaki deprem hareketliliğini ele aldı. Büyükada’nın güneyinde meydana gelen sarsıntıların ana fay üzerinde gerçekleşmediğini belirten Üşümezsoy, hareketliliğin ana fayı kesen ikincil ve üçüncül fay kollarında meydana geldiğini ifade etti.
“ADALAR FAYI YAŞLI VE ÖLÜ BİR FAYDIR”
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Adalar fayıyla ilgili değerlendirmesinde dikkat çeken ifadeler kullandı.
Üşümezsoy, “Adalar fayı yaşlı ve ölü bir faydır. Buradan büyük bir deprem çıkmaz” dedi.
Mikro depremlerin meydana geldiği kılcal fay kollarının yıkıcı bir deprem oluşturacak düzeyde stres biriktirme kapasitesine sahip olmadığını savunan Üşümezsoy, yaşanan hareketliliğin geçmişteki stres aktarımlarının küçük ölçekli boşalmaları olduğunu belirtti.
“1999’DAN BU YANA BENZER SÜREÇLER YAŞANIYOR”
Adalar çevresindeki sarsıntıların daha önce hazırlanan fay haritalarıyla uyumlu olduğunu belirten Üşümezsoy, bölgede 1999 yılından bu yana benzer küçük sarsıntıların yaşandığını ifade etti.
Üşümezsoy, son günlerdeki mikro depremlerin olağan bir süreç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, mevcut hareketliliğin tek başına büyük bir İstanbul depreminin habercisi olarak yorumlanamayacağını söyledi.
“BÜYÜK DEPREMİN HABERCİSİ DEĞİL”
Adalar açıklarındaki sarsıntıların ardından kamuoyunda oluşan “Büyük deprem geliyor mu?” endişesine de değinen Üşümezsoy, yaşanan mikro depremlerin büyük ve yıkıcı bir depremin öncüsü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Üşümezsoy’un açıklamaları, Adalar açıklarındaki deprem hareketliliği nedeniyle endişe yaşayan vatandaşlar arasında dikkat çekti.





