Yeşilay’ın uluslararası hakemli dergisi Addicta’da yayımlanan güncel bir araştırma, sosyal medyanın hayatımızdaki yerini patolojikleştirmeden; ancak içerik ve zaman kontrolü olmadan kullanıldığında ciddi psikososyal riskler doğurabileceğini ortaya koydu.

Sosyal medya artık gündelik yaşamın doğal bir parçası. İletişim kuruyor, bilgi alıyor, sosyalleşiyor ve kendimizi ifade ediyoruz. Ancak Türkiye’de 18–65 yaş aralığında, psikiyatrik ya da nörolojik bir hastalık öyküsü bulunmayan sağlıklı yetişkinlerle yürütülen akademik araştırma, problemli kullanım düzeyi arttıkça zihinsel işlevlerin ve ruh sağlığının zorlandığını gösterdi.

Kontrolsüz Kullanım, Zihinsel Süreçleri Zayıflatabiliyor

174 yetişkinin (%62,6’sı kadın, ortalama yaş 37) katıldığı çalışmada, sosyal medya kullanımındaki kontrol kaybı arttıkça;
• Planlama ve organizasyon becerilerinde düşüş
• Dürtü kontrolünde zayıflama
• Karar verme süreçlerinde zorlanma

gibi yürütücü işlev alanlarında belirgin gerilemeler tespit edildi.

Ayrıca yoğun ve kontrolsüz kullanım ile depresyon, anksiyete ve stres düzeyleri arasında anlamlı ilişkiler saptandı.

Uzmanlara göre sosyal medya çoğu zaman bir “rahatlama alanı” olarak görülüyor. Ancak stresle başa çıkma amacıyla ekrana yönelmek, eğer sınırlar net değilse, kısa vadeli bir kaçış sunarken uzun vadede kaygı artışı, yalnızlık hissi ve kontrol kaybı gibi sonuçlara zemin hazırlayabiliyor.

Yüksek stres altında beynin kontrol ve denge mekanizmalarının zayıflaması, ani kararlar, erteleme davranışı ve kendini frenleyememe gibi sorunları beraberinde getirebiliyor.

“Dijital Denge Kültürünü Güçlendirmeliyiz”

Araştırmayı değerlendiren Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, sosyal medyanın bir araç olduğunu ve asıl belirleyici olanın kullanım biçimi olduğunu vurguladı:

“Sosyal medya doğru ve dengeli kullanıldığında faydalı bir iletişim alanıdır. Ancak zaman ve içerik kontrolü kaybedildiğinde zihinsel süreçleri, karar verme mekanizmalarını ve ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir. Kişi stresle baş etmek için ekrana yönelirken, farkında olmadan daha fazla kaygı ve daha fazla kontrol kaybı yaşayabilir.”

Özellikle gençler açısından dijital denge kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini belirten Dinç, ailelerin ve eğitimcilerin rehberliğinin önemine dikkat çekti.

Çözüm: Farkındalık, Sınır ve Profesyonel Destek

Yeşilay, internet ve sosyal medya bağımlılığıyla mücadelede hem önleyici hem de rehabilite edici çalışmalar yürütüyor. Türkiye genelindeki Yeşilay Danışmanlık Merkezleri (YEDAM), internetle ilişkili bağımlılıklara yönelik tamamen ücretsiz psikolojik danışmanlık ve rehabilitasyon desteği sunuyor.

Erken farkındalık, zaman sınırı koyma, içerik seçiciliği ve gerektiğinde profesyonel destek alma; dijital dünyayla sağlıklı bir ilişki kurmanın en güçlü adımları arasında yer alıyor.

Sosyal medya hayatın bir parçası olabilir.
Ancak denge kaybolduğunda, bedelini zihin ve ruh sağlığı ödeyebilir.

Kaynak: bülten