EY Vergi Risk ve Uyuşmazlık Araştırması’na göre; vergi liderleri günümüzde ortaya çıkan yeni vergi risklerine karşı yapay zekâya başvuruyor. Araştırma sonuçlarına göre; vergi liderlerinin %87’si, yapay zekânın verimliliği ve doğruluğu artıracağını düşünüyor. %70’i, en az bir GenAI aracını vergi uyuşmazlığı yönetiminde hâlihazırda kullandığını belirtiyor. Gelişmiş vergi teknolojilerine ek olarak, vergi liderlerinin %91’i ise şirketlerin kuracakları güçlü vergi politikası ve yönetişim yapısının, vergi riski ve uyuşmazlık yönetiminde kritik bir rol oynayacağını ifade ediyor.
İş dünyasının koşulları hızla değişirken, üretken yapay zekâ (GenAI) işletmelerin vergi uyuşmazlıklarını yönetme biçimini yeniden şekillendiriyor. Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY’ın Vergi Risk ve Uyuşmazlık Araştırması, vergi liderlerinin ortaya çıkan vergi risklerini yönetmek için GenAI’a yöneldiğini ve yönetişim çerçevelerini yeniden değerlendirdiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan vergi liderlerinin %90’ı önümüzdeki yıllarda daha fazla vergi ihtilafı beklediğini belirtiyor ve kurumlarını başarıya hazırlamak için proaktif olarak yenilikçi çözümler arıyor. Yaklaşık 2000 üst düzey vergi yöneticisinden elde edilen içgörüler, küresel vergi reformu, artan şeffaflık, yeni teknolojiler ve hızla değişen düzenlemelerin vergi alanında oluşturduğu yeni şartları ortaya koyuyor.
Katılımcıların yüzde 87’si verimlilik ve doğruluk artışı bekliyor
Vergi uyuşmazlıkları alanında hem hacim hem de çözüm süreçlerinde yaşanan artış nedeniyle iş yapış şekillerinde değişim yaşanması öngörülüyor. Bu doğrultuda, işletmeler ve vergi otoriteleri, GenAI gibi yeni gelişen teknolojileri hızla benimsemeye yöneliyor. EY araştırması, üretken yapay zekânın vergi riski yönetiminde önemli bir unsur hâline geldiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, katılımcıların %87’si üretken yapay zekânın kullanılmasıyla birlikte vergi incelemeleri ve uyuşmazlıklarının çözüm süreçlerinde verimlilik ve doğruluk artışı bekliyor. Araştırmaya katılan vergi liderlerinin %70’i ise, vergi uyuşmazlıkları yönetimine yönelik en az bir GenAI aracını uygulamaya başladığını veya entegre etme sürecinde olduğunu belirtiyor. Vergi uyuşmazlığı süreçlerinde üretken yapay zekâ araçlarını kullanan katılımcılar, yaklaşımlarından çok daha memnun olduğunu bildiriyor: %46’sı vergi uyuşmazlığı süreçlerinden “çok memnun” olduğunu belirtirken, bu oran yapay zekâ kullanmayanlarda %31 olarak görülüyor. Öte taraftan katılımcıların %39’u vergi riski veya uyuşmazlıklara odaklanan en az bir pilot veya araç geliştirdiğini, %30’unun ise GenAI’ı diğer kritik süreçlere entegre etmeye başladığını söylüyor. GenAI en fazla ‘iç ve dış kaynaklı büyük hacimli vergi bilgisini analiz etmek ve özetlemek ile vergi otoriteleriyle paylaşılan verilerin tutarlılığını artırmak amacıyla kullanılıyor. Ayrıca katılımcıların dörtte birinden biraz fazlası, GenAI kullanmasalar da vergi teknolojilerini öngörüsel analiz için kullandığını belirtiyor.
BEPS 2.0 ve dijital vergi reformu ile artan uyuşmazlıklara hazırlık
Teknolojinin sunduğu fırsatlarla uyuşmazlıklar konusuna yaklaşım olumlu yönde değişse de vergi ihtilafları potansiyelinin artabileceği düşünülüyor. Araştırmaya katılan yöneticilerin %92’si, OECD’nin Matrah Aşındırma ve Kâr Aktarımı (BEPS) İkinci Sütunundan (Pillar Two) kaynaklı ihtilafların ön planda olacağını öngörüyor. %91’i ise Birinci Sütun (Pillar One) ‘Amount A’ ile ilgili çözülememiş konularda endişesini dile getiriyor. Katılımcıların %90’ı ise ülke bazlı raporlama gibi transfer fiyatlandırması ve şeffaflık yükümlülüklerinden doğan ihtilafların da artmasını bekliyor. Bunlara ek olarak dijital hizmet vergileri, gelecekteki vergi risklerinin önemli bir kaynağı olarak öne çıkıyor. Ancak katılımcıların yalnızca %49’u, beklenen ihtilaf artışını yönetmeye “yüksek düzeyde hazırlıklı” olduğunu düşünüyor.
EY Türkiye Şirket Ortağı ve Vergi Uyuşmazlıkları Lideri Av. Ahmet Sağlı konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:
“Yapay zekâ, yalnızca vergi ekiplerinin çalışma şeklini değil, vergi otoriteleriyle karşılıklı güven oluşturma biçimlerini de dönüştürüyor. Bu da daha fazla doğruluk, şeffaflık ve verimlilik sağlıyor. Diğer taraftan yapay zekâ ve verinin çok daha yaygın şekilde kullanılmaya başlanmasıyla hem vergi idaresi tarafından gerçekleştirilen denetim, izleme ve incelemelerin hem de vergi uyuşmazlıklarının yapısı değişiyor; yeni kurallar, yeni raporlama gereklilikleri, artan şeffaflık ve teknoloji kullanımı vergi denetimleri ve vergi uyuşmazlıklarında artış olacağı anlamına geliyor. EY araştırma sonuçlarında da görüldüğü gibi, katılımcıların büyük bir kısmı, GenAI kullanımının gelecekteki vergi inceleme ve uyuşmazlıkları yönetimini farklı boyutlara taşıyacağını ve hem mükellefler hem de vergi idaresi açısından vergi incelemeleri ve uyuşmazlık çözüm süreçlerini daha verimli, daha doğru ve daha hızlı bir hâle getireceğini ortaya koyuyor. Türk Vergi İdaresinin son yıllarda teknolojiyi daha etkin ve yaygın kullanmaya başlaması da vergi inceleme ve ihtilaflarını çok farklı bir boyuta taşıdı. Hatta yürürlükteki vergi mevzuatının bu gelişmeler karşısında eksik kaldığını ve yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulmaya başlandığını söylemek mümkün. Buna karşın şirketler de her alanda olduğu gibi vergisel yükümlülüklerine uyum için teknolojiye ciddi yatırımlar yapmaya başladı. Teknolojiye ve nitelikli iş gücüne erken yatırım yapan şirketler, ileride oluşabilecek vergi risk ve uyuşmazlıklara karşı gerekli önlemleri alarak bu riskleri asgari düzeye indirebilir.”
Güçlü vergi yönetişim süreçlerine güven artırıyor
Vergi risk ve uyuşmazlıkları arttıkça, güçlü bir vergi uyum ve yönetim yapısının oluşturulması şirketler için büyük önem taşıyor. Katılımcıların %91’i küresel vergi yönetişimine daha fazla odaklanmayı planlarken, yalnızca %31’i mevcut uyuşmazlık yönetiminden “çok memnun” olduğunu söylüyor.
Etkin vergi fonksiyonları küresel risk ve uyuşmazlıkların kontrolünü, denetimini ve gözetimini merkezileştiriyor ve vergi yönetişimini güçlendiriyor.
Diğer yandan, vergi dünyasındaki söz konusu dönüşümle birlikte şirketler, GenAI ve benzeri araçları tam olarak ve başarıyla entegre etme yolunda hâlâ pek çok engelle karşılaştıklarını belirtiyor. Bu engeller; yetenek ve bütçe bulmaktan, uygun kullanım senaryoları geliştirmeye kadar uzanıyor. Araştırma, bazı alanlarda kaydedilen ilerlemeye rağmen, çoğu şirketin süreçlerini iyileştirmek için hâlâ önemli adımlar atması gerektiğini ortaya koyuyor. Bunlar arasında teknolojiye yatırım yapmaya ve entegrasyonu sürdürmeye devam etmek yer alıyor. Aynı zamanda, uyuşmazlık yönetimine yönelik tüm yaklaşımlarını dönüştürmeleri ve otoritelerle güven ve güç pozisyonundan iletişim kurmaya hazır hâle gelmeleri gerekiyor.
EY Türkiye Şirket Ortağı, Uluslararası Vergilendirme Lideri Ateş Konca, konu ile ilgili şu bilgileri paylaştı:
“EY araştırmasının ortaya koyduğu gibi, BEPS 2.0 ile küresel vergi mimarisi yeniden şekillenirken ihtilaf potansiyeli hiç olmadığı kadar artıyor. Araştırmaya katılan şirketlerin %92’si Pillar Two kaynaklı uyuşmazlıkların olmasını beklerken; %91’i ise Pillar One ‘Amount A’ konularında çözüm eksikliğinden endişe duyuyor. Bu yeni dönemde başarı, yalnızca kuralları takip etmekle değil; güçlü yönetişim, tutarlı veri yönetimi ve teknoloji destekli bir uyuşmazlık stratejisiyle mümkün olacak. EY raporu, GenAI’ın sağladığı hız ve doğruluğun, işletmelerin BEPS kaynaklı karmaşık riskleri daha öngörülebilir, daha şeffaf ve daha güvenli bir zeminde yönetmesine imkân tanıdığını gösteriyor. Ayrıca dijital hizmet vergileri ve ülke bazlı raporlama gibi düzenlemeler, ihtilafların sınır ötesi boyutunu artırıyor. Bu nedenle şirketler, küresel vergi risklerini yönetebilecek entegre çözümler geliştirmeli ve vergi otoriteleriyle proaktif, veri odaklı bir iletişim kurarak ihtilafların önüne geçecek stratejiler oluşturmalı.”
İlgili araştırmanın tamamına EY internet sitesi üzerinden ulaşılabilir.





