Şanlıurfa’da meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un geçmişte yaptığı deprem değerlendirmeleri yeniden gündeme geldi. Üşümezsoy, bundan sonraki süreçte dikkat edilmesi gerektiğini düşündüğü faylardan birinin Pamukkale Fayı olduğunu belirterek, fayın 6,5 ile 7 arasında deprem üretme potansiyeli taşıdığını savundu.
Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde 24 Eylül’de saat 10.40’ta 5,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Yerin yaklaşık 7 kilometre derinliğinde kaydedilen deprem, Diyarbakır, Gaziantep, Adıyaman ve Malatya’nın da aralarında bulunduğu çevre illerde hissedildi.
Depremin ardından bölgedeki fay hatları yeniden gündeme gelirken, Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un daha önce yaptığı açıklamalar da kamuoyunda yeniden konuşulmaya başlandı.
BOZOVA FAYINA DİKKAT ÇEKMİŞTİ
Üşümezsoy, geçmişte yaptığı değerlendirmelerde Atatürk Barajı’nın güneyindeki faylara dikkat çekmiş ve özellikle Bozova Fayı çevresindeki stres değişimlerinin izlenmesi gerektiğini savunmuştu.
Karaköprü’de meydana gelen son depremle birlikte Bozova Fayı da yeniden gündeme geldi. 2026 yılında güncellenen Türkiye Diri Fay Haritası’nda Bozova Fayı, yaklaşık 55 kilometre uzunluğunda sağ yanal doğrultu atımlı diri fay olarak tanımlanıyor.
DAHA ÖNCE ÇEŞİTLİ BÖLGELERE DİKKAT ÇEKMİŞTİ
Üşümezsoy, geçmiş yıllardaki açıklamalarında farklı deprem bölgelerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunduğunu belirtti. 2012 yılında Erzincan depreminin 20. yılı dolayısıyla kendisine riskli bölgelerin sorulduğunu aktaran Üşümezsoy, o dönem Sivrice, Acıpayam ve Yedisu’ya dikkat çektiğini ifade etti.
Üşümezsoy ayrıca geçmiş değerlendirmelerinde Sisam Fayı, Silivri-Kumburgaz hattı ile Simav-Sındırgı bölgesine ilişkin görüşlerini de kamuoyuyla paylaştığını belirtti.
BU KEZ PAMUKKALE FAYINA İŞARET ETTİ
Üşümezsoy’un son değerlendirmesinde dikkat çektiği bölgelerin başında ise Pamukkale Fayı geldi.
Pamukkale Fayı’nın deprem üretme potansiyeline ilişkin değerlendirmede bulunan Üşümezsoy, bu fay üzerinde 6,5 ile 7 arasında bir deprem meydana gelebileceğini savundu.
Üşümezsoy, fay hattının bulunduğu bölgede Buldan, Karahayıt, Pamukkale ve Denizli hattına dikkat çekti.
TARİHSEL DEPREMLERE DİKKAT ÇEKTİ
Pamukkale ve çevresinin tarih boyunca önemli depremler yaşadığını belirten Üşümezsoy, Laodikeia çevresindeki tarihsel deprem kayıtlarına da dikkat çekti.
Bölgedeki sıcak su kaynaklarının faylarla bağlantılı olduğunu ifade eden Üşümezsoy, Milattan Sonra 40 yılında bölgede büyük bir deprem meydana geldiğine ilişkin tarihsel kayıtlara da değindi.
Öte yandan, bir fayın deprem üretme potansiyeline ilişkin değerlendirmeler, depremin kesin olarak ne zaman ve hangi büyüklükte meydana geleceğini göstermez. Depremlerin zamanını önceden kesin biçimde belirlemek mümkün değildir.





