MİT, "Arabistanlı Lawrence" olarak bilinen ünlü İngiliz ajanı Thomas Edward Lawrence hakkında hazırlanan belgeyi paylaştı. Peki ünlü İngiliz ajanı Arabistanlı Lawrence kimdir? Detaylar haberimizde.
Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) resmi internet sitesinde, "Özel Koleksiyon" sekmesindeki "Belgeler" kısmında yayımlanan istihbarat raporlarına yenisi eklendi.
"Arabistanlı Lawrence" olarak bilinen ünlü İngiliz ajanı Thomas Edward Lawrence hakkında hazırlanan belge paylaşıldı.
"Orta Doğu’yu yeniden Haçlı zihniyetine kavuşturmanın peşindeydi"
Arabistanlı Lawrence'ın gerçek kimliği ve görevlerine ilişkin detayları Bayburt Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramin Sadık TRT Haber için değerlendirdi.
1. Dünya Savaşı’nda Orta Doğu’da Osmanlı Devleti aleyhinde görev yapan İngiliz ajanı Thomas Edward Lawrence, son yüzyılın en etkili casuslarından biri olarak dikkat çekiyor.
Kendisine verilen görevleri, ülkesine duyduğu büyük bir vatanseverlik duygusu içerisinde yerine getirdiğine işaret eden Doç. Dr. Sadık, Orta Doğu coğrafyasında İngiltere’nin çıkarlarının en önemli hizmetkarlarından birisi olduğunu söyledi:
"Oxford Üniversitesi’nde aldığı tarih eğitimi sırasında tez konusu olarak Orta Doğu’daki Haçlı kaleleri konusunu seçerek özelde ülkesinin bölgedeki çıkarlarının, genelde ise batı teolojik düşüncesi açısından da kutsal mekanlara sahip Orta Doğu’yu yeniden Haçlı zihniyetine kavuşturmanın peşindeydi."
"Arkeolog olması İngiliz istihbaratının işini kolaylaştırdı"
Arkeolog olmasının İngiliz istihbaratının işini kolaylaştıran özelliği olduğunun altını çizen Ramin Sadık, 1. Dünya Savaşı öncesindeki Lawrence'ın hayatına ilişkin önemli noktaları anlatı:
"Lawrence üniversite eğitimini tamamladıktan sonra, arkeolog ve Ashmolean Müzesi küratörü Hogarth'ın himayesi sayesinde Osmanlı İmparatorluğuna ait Kuzey Suriye'deki Karkamış'ta arkeolojik kazılara katıldı. Kazılar esnasında yerel işçileri çalıştırmakla, Arapları yönetme konusunda ilk deneyimlerini kazandı."
"Gerçek amacını gizlemek için arkeolog olmasını kılıf olarak kullandı"
1914'te İngiliz İstihbaratının dikkatini çeken Lawrence, bölgeyi iyi bilen ve ülkesi namına iş yapmaya müsait hem de hevesli biriydi. Lawrence'ın bu şekilde İngiltere adına casusluğa başladığını belirten Doç. Dr. Ramin Sadık, gerçek amacını gizlemek için de arkeolog olmasını kılıf olarak kullandığını vurguladı.
İngiltere’den aldığı talimatlar doğrultusunda bölgede yaptığı gezilerle Osmanlı İmparatorluğu ile olası bir çatışma durumunda Arap Yarımadası’nın doğru haritalarını hazırlamakla görevlendirildi.
Thomas Lawrence çalışmalarıyla Birinci Dünya Savaşı çıkmadan önce İngiltere’nin Orta Doğu coğrafyası ile ilgili toplamak istediği bilgilerin çoğunu ülkesinin istihbaratına ulaştırmış oldu.
1. Dünya Savaşı yıllarında Thomas Lawrence
Lawrence'ın Ocak 1914'te zayıf bünyesi ve kısa boyu (165 cm) nedeniyle İngiliz Ordusu'na muharip olmayan birliklere teğmen olarak katıldığını söyleyen Doç. Dr. Sadık, "Arapça uzmanı olduğundan Kahire'deki Arap İşleri Bürosu'nda coğrafya servisinde çalışmaya başladı. Kısa bir süre sonra yüzbaşı rütbesiyle İngiliz Gizli İstihbarat Servisi’nin (MI6) resmi üyesi oldu." bilgisini verdi.
1915 yılında Orta Doğu’nun farklı bölgelerinde Osmanlı yönetimi aleyhine isyanlar çıktı. Lawrence tam bu dönemde İngiliz stratejisini sahaya uyarladı ve yerel Arap aşiret liderleriyle görüşerek isyanları örgütledi.
"Türk generallerle müzakerede başarılı olamadı"
"Thomas Lawrence Mart 1916'da Kut’ül Amare’deki kuşatma altında bulunan İngiliz garnizonu konusunda Türk generallerle müzakere etmek üzere Mezopotamya'ya gönderildi. Ancak müzakerede başarılı olamadı." diyen Sadık, Lawrence'ın faaliyetlerine ilişkin bilgi verdi:
"Mayıs’ta Mısır Sefer Kuvvetleri komutanı General Archibald Murray talimatıyla Arap Kurtuluş Ordusu'nun komutasını üstlenmiş olan Mekke Prensi Faysal'a (gelecekteki Irak Kralı I. Faysal) askeri danışman olarak katıldı.
Prens'e, Medine'deki Türk garnizonuna malzeme sağlayan Hicaz Demiryolu'nu çeşitli noktalardan keserek üstün Türk kuvvetlerini nasıl engelleyebileceği konusunda tavsiyelerde bulundu. Kuzeyli bir Bedevi kabilesinin lideri Auda ibn Tayi de Lawrence'ın seferine katıldı.
1917'de, Daraa'daki Arap İsyanı sırasında Lawrence, Türk birlikleri tarafından kısa süreliğine esir alındı; bu olay, 'Bilgeliğin Yedi Sütunu' adlı kitabının 80. bölümünde anlatılmaktadır. Bu sefer sırasında Lawrence 32 yara aldı."
"İngiliz propagandası ilgili Avrupa kamuoyunda bir illüzyon oluşturdu"
Doç. Dr. Ramin Sadık, İngiliz propagandasının Lawrence ile ilgili Avrupa kamuoyunda bir illüzyon oluşturduğunu ve İngilizlerin psikolojik harp metotlarını gayet iyi bildiğini ve uyguladığını anlattı:
"Arabistanlı Lawrence’ın Arap isyancılara savaş taktikleri öğretmesi ve uygulatması, doğrudan savaşmasından daha çok düşünce bazında isyancı aşiretleri yönlendirmesi bilinen bir gerçektir. Savaştan sonra İngiliz propagandası onunla ilgili Avrupa kamuoyunda bir illüzyon oluşturdu. Onu adeta Osmanlı’ya karşı 'tek başına mücadele eden bir adam' gibi göstererek casusunun üstün başarısını anlatıp durdu.
İngilizler psikolojik harp metotlarını gayet iyi biliyor ve uyguluyorlardı. Lawrence’ın Osmanlı Devleti'ni zorlayacak sorunlar çıkaran bir figür olduğunu kabul etmek lazım, ancak İngilizlerin anlattığı şekilde Orta Doğu’daki bütün başarıların da Lawrence ait olduğunu söylemek objektiflik haricine çıkmak ve tarihi tahrif etmek anlamına gelir."





