Avrupa’nın altın rezervlerinde dikkat çeken bir hareketlilik yaşanıyor. Almanya, Fransa ve Hollanda’nın farklı ülkelerde bulunan altınlarının bir bölümünü Avrupa’ya taşıması, rezervlerin neden yeniden kıta içine çekildiği sorusunu gündeme getirdi.
Avrupa ülkeleri, yıllardır ABD ve diğer ülkelerde saklanan altın rezervlerinin bir bölümünü yeniden Avrupa’ya getirmeye başladı. Almanya’nın ardından Fransa ve Hollanda’nın da benzer adımlar atması, merkez bankalarının rezerv güvenliği konusunda yeni bir yaklaşım benimsediği yorumlarına neden oldu.
Hollanda 86 ton altını Londra’ya taşıdı
Hollanda Merkez Bankası, ABD ve Kanada’da bulunan 86 ton altın rezervini Londra’ya taşıdığını açıkladı.
Londra’nın tercih edilmesinde, dünyanın en önemli altın ticaret merkezlerinden biri olması ve gerektiğinde altının hızlı şekilde nakde çevrilebilmesi etkili oldu.
Hollandalı yetkililere göre hamlenin arkasında artan jeopolitik gerilimler, ticaret savaşları ve olası krizlere karşı ülkenin dayanıklılığını artırma hedefi bulunuyor.
Fransa da altınlarını geri getirdi
Altın rezervlerinin Avrupa’ya taşınması Hollanda ile sınırlı kalmadı.
Fransa da daha önce ABD’de bulunan rezervlerinin bir bölümünü ülkesine taşıdı. New York’ta tutulan 129 ton altın Fransa’ya getirildi.
Almanya ise benzer bir adımı daha önce atmıştı. Ülke, New York ve Paris’te bulunan 216 tondan fazla altını Frankfurt’a taşıdı.
Altınların adresi neden değişiyor?
Avrupa ülkelerinin rezervlerini yeniden kıta içine taşımasının arkasında öncelikle rezervlere doğrudan erişim ve güvenlik beklentisi bulunuyor.
Jeopolitik gerilimlerin arttığı, ticaret savaşlarının yeniden gündeme geldiği ve küresel ekonomide belirsizliklerin devam ettiği bir dönemde merkez bankaları, kriz sırasında rezervleri üzerindeki kontrolü artırmak istiyor.
Aslında altınların Avrupa dışındaki merkezlerde tutulması yeni bir uygulama değil. Soğuk Savaş döneminde Avrupa ülkeleri, güvenlik endişeleri nedeniyle altınlarının önemli bölümünü ABD’deki merkezlerde saklamayı tercih etmişti.
Bugün ise bu politikanın bir bölümünün tersine çevrildiği görülüyor.
Merkez bankalarının altın ilgisi de sürüyor
Rezervlerin fiziksel olarak taşınmasının yanı sıra merkez bankalarının altın alımları da dikkat çekiyor.
Küresel ekonomik belirsizlikler, enflasyon endişeleri ve jeopolitik riskler nedeniyle merkez bankaları son yıllarda altın rezervlerini artırmaya yöneldi.
Uzmanlar, merkez bankalarının güçlü altın talebinin altın fiyatlarının yükselişinde önemli faktörlerden biri olduğunu değerlendiriyor.
Avrupa ülkelerinin rezervlerini yeniden kendi topraklarına veya Londra gibi önemli finans merkezlerine taşıması ise altının yalnızca yatırım aracı olarak değil, kriz dönemlerinde stratejik bir rezerv olarak da önemini koruduğunu gösteriyor.




