Suriye’de Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın babası Hüseyin Şara’nın canlı yayında sarf ettiği sözler ülkeyi ayağa kaldırdı. Deyr ez Zor halkı için "barbar ve geri kalmış" ifadelerini kullanan Hüseyin Şara'ya tepkiler çığ gibi büyürken, bölgedeki güçlü aşiretler sokağa döküldü. Krizin büyümesi üzerine Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, geleneksel bir ifadeyle özür diledi. İşte Suriye'yi karıştıran olayın tüm detayları...
Canlı Yayında Skandal Sözler: "Deyr ez Zor Halkı Barbar ve Geri Kalmış"
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın babası Hüseyin Şara’nın katıldığı bir televizyon programında Deyr ez Zor bölgesinde yaşayan halkı hedef alması ülkede büyük bir infiale yol açtı. Hüseyin Şara’nın programda:
“Deyr ez Zor halkı barbar ve geri kalmış. Şavaya onlardan daha iyi”
ifadelerini kullanması, bölge halkı ve aşiretler tarafından kimlik temelli bir hakaret olarak algılandı.
Aşiretler Sokağa İndi, Sosyal Medya Çalkalandı
Açıklamaların ardından Deyr ez Zor’daki güçlü Arap aşiretleri protesto gösterileri düzenleyerek sokağa indi. Hakaret içerikli sözlere sosyal medyadan da binlerce tepki yağdı.
"Şavaya" İfadesi Krizin Fitilini Ateşledi
Uzmanlar, Hüseyin Şara'nın kullandığı “Şavaya” kelimesinin bölgedeki bazı topluluklar arasında küçümseyici, aşağılayıcı bir anlam taşıdığını ve bu durumun aşiret bağları güçlü olan bölgede bardağı taşıran son damla olduğunu belirtiyor.
Cumhurbaşkanı Ahmed Şara Devreye Girdi: "Bırakın Bizim Sakalımızla Silsinler"
Suriye genelinde tansiyonun yükselmesi ve aşiretlerin tepkilerinin büyümesi üzerine Cumhurbaşkanı Ahmed Şara bizzat devreye girmek zorunda kaldı. Deyr ez Zor Valisi ve bölgenin önde gelen aşiret liderleriyle acil bir telefon trafiği gerçekleştiren Şara, babasının sözleri nedeniyle resmen özür diledi.
Cumhurbaşkanı Şara’nın görüşmede krizi yatıştırmak için şu ifadeleri kullandığı aktarıldı:
“Babamın sözleri Deyr halkını incitmeden önce beni incitti. Hakkınız mahfuzdur. Bırakın bunu bizim sakalımızla silsinler.”
"Sakalımızla Silsinler" Ne Anlama Geliyor?
Arap kültüründe ve aşiret geleneklerinde sıkça başvurulan “Bırakın bunu bizim sakalımızla silsinler” deyimi, çok büyük bir hatanın ardından "tüm kusuru üzerimize alıyoruz, ne gerekiyorsa telafi edelim, yeter ki gönlünüz alınsın" anlamına gelen, en üst düzey geleneksel özür ifadelerinden biri olarak biliniyor.





