Kocaeli’de yaşayan Nilüfer Akcoşkun Bozbağ, annesinin vefatının ardından yaptığı araştırmada Sadrazam Melek Mehmed Paşa’nın 7. kuşak torunu olduğunu öğrendi. Osmanlı arşivlerinde toplam 120 bin metrekarelik 20 arsa tespit ettiğini belirten Bozbağ, “Çeşme’nin üçte ikisi bizim” diyerek miras mücadelesini anlattı.
Kocaeli’de yaşayan Nilüfer Akcoşkun Bozbağ’ın annesinin vefatından sonra başladığı aile geçmişi araştırması, Osmanlı dönemine uzanan bir miras mücadelesine dönüştü. Sadrazam Melek Mehmed Paşa’nın 7. kuşak torunu olduğunu belirten Bozbağ, arşiv belgeleri üzerinden yaptığı incelemelerde ailesine ait olduğunu öne sürdüğü 20 arsa tespit etti.
Toplam 120 bin metrekarelik taşınmazı kapsayan araştırmada, Çeşme’deki arazilerin yanı sıra çeşitli vakıflara ilişkin hak iddiaları da gündeme geldi. Bozbağ, Desterecizade Vakfı ve Memiş Ağa Vakfı üzerinde de hak talep ettiklerini belirterek hukuki süreçlerin devam ettiğini söyledi.
Nakiye Hanım’a ait olduğunu öne sürdüğü arsalarla ilgili işlemlerin bir bölümünün tamamlandığını aktaran Bozbağ, Melek Mehmed Paşa ve eşi Ayşe Hanım üzerinden yürütülen mirasçılık davalarının ise devam ettiğini ifade etti.
Osmanlı Arşivlerinde 20 Arsa Tespit Etti
Aile geçmişini araştırırken Osmanlı dönemine ait kayıtlara ulaştığını belirten Nilüfer Akcoşkun Bozbağ, soy ağacının Melek Mehmed Paşa’ya uzandığını söyledi.
Çeşme’nin ilk belediye başkanı İsmail Hakkı Alca’nın da ailesinin geçmişinde yer aldığını anlatan Bozbağ, Nakiye Hanım’a ait olduğunu öne sürdüğü taşınmazları araştırmaya başladıklarını belirtti.
Bozbağ, yaptıkları incelemeler sonucunda 20 arsa tespit ettiklerini ve bu taşınmazların toplam alanının 120 bin metrekare olduğunu ifade etti. Karabağ Adası’nın da ailelerine ait olduğu yönünde bilgilere ulaştıklarını ancak henüz tapu kaydına erişemediklerini söyledi.
“Kasımpaşa’dan Edirnekapı’ya Kadar Arsalarımız Var”
Aile geçmişinin yanı sıra vakıflara ilişkin araştırmalar da yaptıklarını belirten Bozbağ, özellikle Desterecizade Vakfı üzerinde durduklarını dile getirdi.
Kasımpaşa’dan Edirnekapı’ya kadar uzanan bölgede ailelerine ait olduğunu ileri sürdükleri taşınmazlar bulunduğunu söyleyen Bozbağ, vakıfla ilgili belgeleri topladıklarını ancak mirasçılık durumunun hukuken kanıtlanması gerektiğini belirtti.
Vakıflar Müdürlüğünün mahkeme sürecinde mirasçılık belgesine ilişkin eksiklikleri gündeme getirdiğini aktaran Bozbağ, davaların devam ettiğini ve gerekli belgeleri tamamlamak için çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti.
“Çeşme’nin Üçte İkisi Bizim”
Sadrazam Melek Mehmed Paşa’nın 7. kuşak, Desterecizade Vakfı bakımından ise 8. kuşak torunu olduğunu belirten Bozbağ, vakfın geçmişine ilişkin araştırmalar yaptıklarını söyledi.
Desterecizade Vakfı’nın kurucusunun Hacı Mehmet Ağa olduğunu ifade eden Bozbağ, vakfın mazbut vakıf statüsünde bulunduğunu ve aile olarak hak sahibi olduklarını düşündüklerini dile getirdi.
Çeşme’deki taşınmazlarla ilgili iddialarını yineleyen Bozbağ, “Çeşme’nin üçte ikisinin bize ait olduğunu söylüyoruz ancak bu konuda anlaşma yoluyla bir çözüme ulaşmaya da açığız” ifadelerini kullandı.
“Ailemizden Kalan Malları Almak İstiyoruz”
Nakiye Hanım’a ait olduğunu ileri sürdükleri arsalar bakımından toplam 43 mirasçı bulunduğunu belirten Bozbağ, diğer taşınmazlar ve vakıflar için mirasçı sayısının henüz netleşmediğini söyledi.
Söz konusu arazilerin günümüzde ormanlık veya çalılık alanlar olarak göründüğünü ifade eden Bozbağ, ileride yaşanabilecek hukuki anlaşmazlıkların önüne geçilmesi için tarafların bir araya gelerek ortak bir çözüm bulmasını istediklerini dile getirdi.
Bozbağ, ailelerinden kaldığını öne sürdükleri taşınmazlar için hukuki mücadelelerini sürdürürken uzlaşmaya da açık olduklarını belirtti.
Sadrazam Melek Mehmed Paşa Kimdir?
1719 yılında doğduğu belirtilen Melek Mehmed Paşa, Osmanlı Devleti’nde kaptan-ı deryalık, çeşitli eyaletlerde valilik ve sadrazamlık görevlerinde bulundu.
III. Selim döneminde önemli görevler üstlenen Melek Mehmed Paşa, Osmanlı padişahı III. Ahmed’in kızı Zeyneb Sultan ile evlendi. 19 Ekim 1794’te sadrazamlık görevinden ayrılan Melek Mehmed Paşa, 1802 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti.
Nilüfer Akcoşkun Bozbağ’ın miras iddialarına ilişkin hukuki süreçler ise taşınmazların mülkiyeti ve mirasçılık durumunun mahkemeler tarafından değerlendirilmesiyle şekillenecek.



