Milli Savunma Bakanlığı, "İsrail’in Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü’ne gerçekleştirdiği saldırı Suriye’nin istikrarına, güvenliğine, ülkenin birlik ve bütünlüğüne, aynı zamanda altyapısına zarar vermeye yönelik bir eylemdir. Hem Suriye'nin hem de bölgenin huzur ve istikrarı için İsrail'in bu tür pervasız saldırılarına son vermesi elzemdir" açıklamasında bulundu.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında Kocaeli'de bulunan TCG Koçhisar gemisinde düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Kritik açıklamalarda bulunan Milli Savunma Bakanlığı, İsrail ordusuna ait savaş uçaklarının 18 Ağustos'ta sabaha karşı Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği saldırıya da tepki gösterdi.

Bakanlık tarafından, saldırıya ilişkin sorulara karşılık, şu açıklama yapıldı:

"İsrail'in, Ebu Zuhur Hava Üssü'ne gerçekleştirdiği saldırı Suriye'nin istikrarına, güvenliğine, ülkenin birlik ve bütünlüğüne, aynı zamanda altyapısına zarar vermeye yönelik bir eylemdir. Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıların kabul edilemez olduğunu her fırsatta vurguluyoruz. İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur hava üssüne gerçekleştirdiği saldırı öncesinde veya saldırı esnasında üste herhangi bir Türk askeri heyeti bulunmadığını ifade ediyoruz. Hem Suriye'nin hem de bölgenin huzur ve istikrarı için İsrail'in bu tür pervasız saldırılarına son vermesi ve uluslararası hukukun gereklerini yerine getirmesi elzemdir. Suriye'nin 'tek ordu' ilkesi çerçevesinde kendi altyapı ve askeri kapasite inşası faaliyetlerine destek vermeye devam edeceğiz."

Basın mensuplarının Yunanistan tarafından Ege Denizi'nde ilan edilen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekansal Çerçevesi'ne yönelik soruları üzerine Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Yunanistan tarafından Ege Denizi'ni de kapsayacak şekilde ilan edilen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekansal Çerçevesi'ni yakından takip ediyoruz. Söz konusu düzenleme, aidiyeti uluslararası antlaşmalarla Yunanistan'a devredilmemiş coğrafi formasyonlar dahil olmak üzere ülkemiz açısından herhangi bir hukuki sonuç doğurmamakta ve tutumumuzu etkilememektedir. Ülkemiz, Ege Denizi'ndeki hak, alaka ve menfaatlerini uluslararası hukuk çerçevesinde koruma konusundaki kararlılığını sürdürmektedir. Bununla birlikte Türkiye, Ege'nin iki kıyıdaş ülkesi arasında sorunların uluslararası hukuk, hakkaniyet ve iyi komşuluk ilişkileri temelinde çözülmesinden ve bölgede barış, istikrar ve işbirliğinin geliştirilmesinden yanadır."

Kaynak: Haber Merkezi