Norveçli tarayıcı geliştiricisi ve agentic yapay zekâ şirketi Opera, amiral gemisi tarayıcısı Opera One’ın en yeni sürümü Opera One R3’ü tanıttı.
Sekme Adaları (Tab Islands) ile tüm sekmelerin düzenli gruplar halinde toplandığı, renk kodlarıyla ayrıldığı ve yapay zekânın her bir grup bağlamında çalıştığı yeni özellikler Opera One R3 ile kullanıma sunuldu. Tarayıcı, aynı zamanda kişiselleştirilebilir tema ve ses ortamlarıyla daha sakin ve odaklı bir gezinme deneyimi sunuyor.
Opera One R3 ile birlikte Sekme Adaları, aynı gezinme bağlamına ait sekmeleri otomatik olarak bir araya getiriyor. Artık Sekme Adaları renklerle ayrıştırılabiliyor ve isimlendirilebiliyor; daha hızlı ve baştan tasarlanan Opera AI ise her bir Sekme Adası’nın ya da tek tek sekmelerin bağlamında çalışabiliyor.
Kenar çubuğuna Google servislerinin eklenmesi ve daha fazla sekme ile yerleşim seçeneği sunan bölünmüş ekran özelliği sayesinde, kullanıcılar daha verimli bir çalışma düzeni oluşturabiliyor. Opera One R3, yeni yıl hedefleri döneminde tarama deneyimini daha düzenli hale getirmeyi amaçlıyor.
Yeni güncellemeye ilişkin açıklamalarda bulunan Opera Ürün Kıdemli Direktörü Mohamed Salah, “Yeni bir yılın başlangıcı bunaltıcı olabilir; ancak işleri yoluna koymanın tam zamanı. Biz de size, pek çok yapay zekâ aracı, web sitesi ve hizmetle birlikte çalışabileceğiniz; tüm bunları estetik bir görsel ve işitsel deneyim içinde sunan en iyi tarayıcıyı veriyoruz.” dedi.
Opera One R3, sekmeli gezinme deneyimini yeni bir seviyeye taşıyor.
Sekme Adaları, Opera kullanıcılarının en sevdiği özelliklerden biri olarak öne çıkıyor ve bu sürümle birlikte Opera, bu deneyimi bambaşka bir seviyeye taşıyor. Opera One R3, Opera One’ın üçüncü kez yeniden doğuşunu temsil ediyor; tarayıcıyı her yıl kademeli olarak geliştirmek ve her yıl yeniden doğmasını sağlamak, Opera’nın köklü bir geleneği. Bu sürüm, kullanıcıların favori özelliklerinden biri olan Sekme Adaları’na önemli yenilikler getiriyor. Sekmeleri sezgisel ve otomatik bir şekilde gruplandıran Sekme Adaları artık kullanıcılar tarafından renklerle ayrıştırılabiliyor ve diledikleri gibi isimlendirilebiliyor. Böylece kullanıcılar, herhangi bir sekmeyi açmadan, ilgili Sekme Adaları’nın hangi içeriği barındırdığını kolayca anlayabiliyor.
Bu güncelleme ayrıca Opera tarayıcı yapay zekâsını da beraberinde getiriyor. Opera Neon’un agentic motorundan alınan yeni motor mimarisiyle baştan inşa edilen bu tarayıcı yapay zekâsı, yüzde 20 daha hızlı yanıtlar sunuyor ve isteğe bağlı olarak açık olan sekmeyi (ya da bir Sekme Adası’nı) bağlam olarak kullanarak, yalnızca bu sekmelerin bağlamına dayalı yanıtlar üretebiliyor; böylece yapay zekâ yanıtları farklı bağlamları birbirine karıştırmıyor.
Ayrıca Opera tarayıcı yapay zekâsı, kullanıcıların bir YouTube videosu hakkında soru sormasına da olanak tanıyor. Yapay zekâ, videonun ne hakkında olduğunu anlayarak kullanıcıların video içindeki belirli bir ana ulaşmasına ya da ele alınan konuyu daha iyi kavramasına yardımcı oluyor; bu sayede özellikle yoğun bilgi içeren uzun videoları daha kolay ve hızlı bir şekilde sindirmeyi mümkün kılıyor.
Beta programının yerini erken erişim (early bird) programı alıyor
Yeni yıl dönüşümlerinden söz etmişken, Opera beta programında da değişikliğe gidiyor. Ayrı bir tarayıcı sürümü sunmak yerine, kullanıcılar artık tarayıcı içinden erken erişim modunu açarak beta özellikleri anında test edebiliyor. Erken erişim modunu etkinleştirmek için en güçlü nedenlerden biri ise Opera One R3 ile kullanıma sunulan yeni bölünmüş ekran özelliği.
Şimdiye kadar Opera One, ekranı iki sekmeyi aynı anda görüntüleyecek şekilde bölmeye olanak tanıyordu. Bugünden itibaren kullanıcılar; yatay düzen de dâhil olmak üzere farklı yerleşim seçenekleriyle aynı anda dört sekmeye kadar görüntüleyebilecek. Bu özellik, yüksek çözünürlüklü büyük ekranlar kullananlar için ideal bir deneyim sunarken, dizüstü bilgisayarda çalışan kullanıcılar için de kullanım kolaylığını koruyor.
Google servisleriyle modüler tasarımı bir adım öteye taşıyor
Opera One’ın tasarım felsefesi modüler tasarım üzerine kurulu ve R3 sürümü, tarayıcıya daha fazla modüler öğe kazandırıyor.
Tarayıcı kenar çubuğu, Opera kullanıcılarının en sevdiği özelliklerden biri olarak; sosyal mesajlaşma uygulamalarına, müzik oynatıcıya, Slack’e, Discord’a ve daha pek çok servise hızlı erişim sağlıyor. Bugün itibarıyla Opera kullanıcıları, kenar çubuğu üzerinden Gmail ve Google Takvim’e de erişebiliyor. Bu tür entegrasyonlar, modüler tasarım anlayışını güçlendirirken; mevcut işten kopmadan, farklı web sayfalarına ve web uygulamalarına her an kolayca ulaşmayı mümkün kılarak tarayıcı içindeki çalışma deneyimini daha verimli hale getiriyor.
Yeni yıl, yeni tarayıcı
Beraberinde gelen ikonik dinamik Temalar olmadan, bu büyük bir Opera One güncellemesi olmazdı. İşte bu nedenle Opera One R3, her gezinme deneyimini benzersiz ve etkileyici kılmak üzere özenle tasarlanmış üç yeni Tema sunuyor: Radiance, Orbit ve Sonic.
Radiance yalnızca koyu modda, Orbit ise açık modda sunuluyor ve her iki Tema da yeni R3 imza görünümünü taşıyan bir küre etrafında şekilleniyor; ayrıca her biri kendine özel bir ses ortamı içeriyor. Sonic Teması ise Spotify ile gerçekleştirilen İskandinavya merkezli bir iş birliği kapsamında özel olarak tasarlandı. Bu dinamik Tema’da arka plan, Opera müzik oynatıcısında (birden fazla streaming servisiyle çalışır) dinlenen müziğe tepki vererek tarayıcının kullanıcı müziğiyle birlikte ritim tutmasını sağlıyor.
Tüm bu güncellemeler, Opera’yı yeni yıla girerken hem en güçlü hem de görsel ve işitsel açıdan en etkileyici tarayıcı haline getiriyor.





