Çocukların İngilizceyle kurduğu ilişki, kullanılan yöntemle doğrudan şekilleniyor. 2025 yılında Global Education Journal’da yayımlanan bir araştırma, Total Physical Response (TPR) yönteminin öğrencilerin ortalama başarı puanlarında %34,6 oranında artış sağladığını ortaya koyuyor. Hareket temelli öğrenmeye dayanan bu yaklaşım, dili fiziksel tepkiyle eşleştirerek öğrenmeyi güçlendiriyor ve bilgiyi daha kalıcı hale getiriyor. 2–14 yaş arası çocuklara Avrupa standartlarında online İngilizce eğitimi sunan Novakid ise uzman pedagoji temelli TPR metodolojisini eğitim modelinin merkezine alarak İngilizceyi sürdürülebilir bir beceriye dönüştürmeyi hedefliyor.

Günümüzde pek çok çocuk İngilizceyle erken yaşta tanışıyor ancak öğrenme sürecinin kalıcılığı büyük ölçüde yönteme bağlı olarak değişiyor. Çocukların yüksek enerjisi, merakı ve hareket ihtiyacı sürece dahil edildiğinde öğrenme daha güçlü bir zemine oturuyor. Global Education Journal’da yayımlanan araştırmaya göre hareket temelli uygulamalar, özellikle telaffuz ve kelime dağarcığının aktif kullanımında belirgin bir gelişim sağlıyor. Bu sonuçlar, deneyim odaklı öğrenme modellerinin dil edinimindeki etkisini somut verilerle destekliyor. Duyulan her kelimenin bir hareketle karşılık bulması, beynin farklı öğrenme kanallarını aynı anda aktive ediyor. Böylece çocuk işitsel ve fiziksel olarak sürecin parçası haline geliyor. Bu bütüncül deneyim, öğrenilen bilgilerin hafızada daha sağlam yer edinmesine katkı sunuyor.

Novakid, uzun süredir uyguladığı uzman pedagoji temelli TPR yaklaşımıyla bu süreci sistemli bir yapıya dönüştürüyor. Yaşa ve seviyeye göre yapılandırılan ders içerikleri, çocukların aktif katılımını merkeze alıyor ve İngilizceyi doğal bir iletişim aracı olarak konumlandırıyor. Platformda birebir online ders modeli uygulanıyor ve öğrenciler ders boyunca eğitmenle sürekli etkileşim halinde kalıyor.

Hareketle Derinleşen Dil Deneyimi

TPR metodolojisi, dili fiziksel hareketle eş zamanlı deneyimlemeye dayanıyor. Çocuk bir komutu duyduğunda ayağa kalkıyor, bir nesneyi işaret ediyor ya da bir eylemi canlandırıyor. Bu eşleşme, öğrenmeyi daha somut ve anlamlı hale getiriyor. Hareket sürece dahil olduğunda dikkat artıyor, katılım güçleniyor ve kelimeler gerçek yaşam bağlamında yerini buluyor.

Araştırmada ortaya konan %34,6’lık başarı artışı, özellikle erken yaş grubunda hareket temelli öğrenmenin akademik sonuçlara yansıdığını gösteriyor. Bu yaklaşım sayesinde çocuklar duyduklarını uygulayarak içselleştiriyor. İngilizce, kurallar bütünü olarak algılanmak yerine canlı bir iletişim alanına dönüşüyor.

Birebir Etkileşimle Güçlenen Özgüven

Novakid’de TPR metodolojisi, birebir online ders yapısıyla destekleniyor. Derslerde çocuklar verilen yönlendirmelere sözlü ve fiziksel tepkiler vererek aktif biçimde sürece katılıyor. Bu dinamik yapının konuşma pratiğini artırırken iletişim kurma cesaretini de besledğini ifade eden Novakid CEO’su Max Azarov “Erken yaşta dil öğreniminde en büyük sorun, bilginin kısa sürede unutulması. Araştırmada ortaya konan %34,6’lık başarı artışı bunun nedenini açıkça gösteriyor. Çocuk hareket ettiğinde beyin pasif dinleme modundan çıkıyor ve öğrenme daha kalıcı hale geliyor. TPR metodolojisini ders tasarımımızın merkezine yerleştirmemizin nedeni de bu etkiyi sistematik biçimde desteklemek.” açıklamasında bulundu.

Novakid’in merkezine aldığı bu yaklaşım sayesinde İngilizce zamanla akademik bir gereklilik olmaktan çıkıp, çocuğun kendini ifade edebildiği sürdürülebilir bir beceriye dönüşüyor.

ceyi Kalıcı Hale Getiriyor

Kaynak: bülten