Marmara depremi ile ilgili tartışmalar sürerken, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, olası büyük depreme ilişkin iki farklı senaryoya dikkat çekti. Bektaş, Kuzey Anadolu Fayı'nın (KAF) Marmara Denizi'ndeki davranışına ilişkin değerlendirmesinde, hem 7 ve üzeri büyüklükte deprem ihtimalini hem de enerjinin 6 ve üzeri büyüklükteki depremlerle kademeli olarak boşalabileceği olasılığını gündeme getirdi.
Osman Bektaş: Marmara'da İki Farklı Deprem Senaryosu Var
Prof. Dr. Osman Bektaş'a göre, Anadolu Levhası batıya doğru hareket ederken doğuda İzmit, batıda ise Şarköy çevresindeki dar ve sürtünmenin yüksek olduğu fay kesimlerinde sıkışıyor.
Bektaş, bu bölgelerde biriken enerjinin aşılabilmesi için 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem oluşturabilecek büyük bir kırılmanın teorik olarak mümkün olabileceğini ifade etti.
Marmara Denizi'nde Enerji M6+ Depremlerle Boşalabilir
Bektaş, Marmara Denizi'nin orta kesimindeki fayın daha geniş, daha zayıf ve daha kaygan bir jeolojik ortamdan geçtiğini belirterek farklı bir olasılığa işaret etti.
Bu değerlendirmeye göre, fay hattında biriken enerji tek bir büyük deprem yerine, 6 ve üzeri büyüklükte depremler ile fay üzerindeki yavaş hareketler (creep/sürünme) sayesinde zaman içinde boşalabilir.
"Ana Marmara Fayı'nın Röntgeni M6+ Fısıldıyor"
Daha önce yaptığı açıklamalarda da Marmara'daki deprem riskine dikkat çeken Osman Bektaş, "Ana Marmara Fayı'nın Röntgeni M6+ fısıldıyor" ifadelerini kullanmıştı.
Bektaş, Marmara'daki fay sisteminin davranışının tek bir senaryoyla açıklanamayacağını, farklı jeolojik süreçlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
M7 ve Üzeri Deprem Değerlendirmesi
Prof. Dr. Osman Bektaş, daha önce yaptığı açıklamalarda Ana Marmara Fayı'nın yılda yaklaşık 20 milimetrelik göreli hareket ettiğini, bunun yaklaşık 250 yılda 5 metre civarında kayma açığı oluşturabileceğini ifade etmişti.
Bektaş'a göre, bu kayma açığının tek parça halinde kırılması durumunda 7 ve üzeri büyüklükte bir depremin teorik olarak mümkün olabileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte bu değerlendirme, depremin ne zaman meydana geleceğine ilişkin bir tahmin niteliği taşımıyor.
Uzmanlar, Marmara Bölgesi'nde deprem riskine ilişkin farklı bilimsel görüşler bulunsa da, depremin zamanı ve büyüklüğünün mevcut bilimsel yöntemlerle kesin olarak öngörülemediğini hatırlatıyor. Bu nedenle bireysel ve kurumsal düzeyde deprem hazırlıklarının sürdürülmesi büyük önem taşıyor.




