Marmara Denizi'nde deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesi yeniden gündemde. Uzmanlar, son 50 yılda yaklaşık 2,5 derece artan deniz suyu sıcaklığının, müsilaj oluşumu, oksijen kaybı ve deniz ekosistemi üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekiyor. Yaz aylarının etkisiyle kıyı bölgelerinde sıcaklıkların 20 derecenin üzerine çıkması, Marmara'nın geleceğine ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı.

Marmara Denizi'nde Su Sıcaklığı Neden Artıyor?

İklim değişikliği, küresel ısınma ve insan kaynaklı çevresel baskılar, Marmara Denizi'ndeki sıcaklık artışının başlıca nedenleri arasında gösteriliyor. Kapalı bir iç deniz olan Marmara'da su sirkülasyonunun sınırlı olması, yükselen sıcaklıkların etkisini daha belirgin hale getiriyor.

Uzmanlara göre deniz suyu sıcaklığındaki artış yalnızca yüzeyde hissedilen bir değişiklik değil; denizin alt katmanlarında oksijen seviyelerinin azalmasına ve deniz canlılarının yaşam alanlarının daralmasına da neden oluyor.

Müsilaj Riski Yeniden Gündemde

Deniz suyu sıcaklığının yükselmesi, organik kirlilik ve durağan su yapısıyla birleştiğinde müsilaj oluşumu için uygun koşullar ortaya çıkabiliyor.

Kamuoyunda "deniz salyası" olarak da bilinen müsilaj, deniz yüzeyinde ve su altında yoğun organik tabakalar oluşturarak ekosisteme zarar verebiliyor. Bu durum;

Balıkçılık faaliyetlerini,

Deniz canlılarının yaşamını,

Kıyı turizmini,

Deniz ulaşımını olumsuz etkileyebiliyor.

Uzmanlar, özellikle yaz aylarında Marmara Denizi'nde sıcaklık ve su kalitesi ölçümlerinin düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Deniz Canlıları İçin Kritik Süreç

Artan sıcaklık, denizde çözünmüş oksijen miktarının azalmasına yol açabiliyor. Oksijen seviyesindeki düşüş ise balıklar, kabuklular ve diğer deniz canlılarının yaşamını doğrudan etkiliyor.

Bunun yanında sıcak suları seven istilacı türlerin yayılımı hızlanırken, Marmara'nın doğal türleri farklı bölgelere göç etmek zorunda kalabiliyor. Bu değişim, deniz ekosisteminin doğal dengesini uzun vadede olumsuz etkileyebilecek riskler taşıyor.

Halk Sağlığı ve Kıyılar da Etkilenebilir

Deniz suyunun ısınması, bazı bakteri ve mikroorganizmaların çoğalmasını kolaylaştırabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, özellikle yoğun nüfusun bulunduğu kıyı bölgelerinde su kalitesinin düzenli olarak izlenmesi ve atık su yönetiminin etkin şekilde sürdürülmesi gerektiğini belirtiyor.

Vatandaşların denizde renk değişimi, köpüklenme, kötü koku veya yoğun tabaka oluşumu gibi olağan dışı durumlarla karşılaşmaları halinde yetkili kurumların açıklamalarını takip etmeleri tavsiye ediliyor.

Uzmanlardan Uyarı

"Marmara Denizi kaynıyor" ifadesi, denizin fiziksel olarak kaynadığı anlamına gelmiyor. Bu ifade, son yıllarda hızlanan deniz suyu sıcaklığı artışını ve bunun ekosistem üzerinde oluşturduğu baskıyı anlatmak için kullanılıyor.

Bilim insanları, sıcaklık artışı, kirlilik yükü ve oksijen azalmasının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Marmara Denizi'nin geleceği açısından çevresel önlemlerin önemine dikkat çekiyor.

Kaynak: Haber Merkezi