Ankara 10. İdare Mahkemesi, Greenpeace Türkiye ile 11 yöre sakininin açtığı davada, Afşin ve Elbistan bölgesine ilişkin olarak halk sağlığı verilerinin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğine hükmetti.

Dava, Afşin-Elbistan bölgesindeki termik santrallerin çevre ve sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin bilgi edinme başvurusunun reddedilmesi üzerine açıldı. Greenpeace Türkiye ve bölge sakinleri, Sağlık Bakanlığı’ndan halk sağlığı verileri, sağlık hizmetleri altyapısı, çevre sağlığı denetimleri, koruyucu sağlık politikaları ile kanser tarama hizmetlerine ilişkin bilgi ve belgeleri talep etmişti.

Bakanlık ise söz konusu verilerin erişime açık şekilde yayımlandığını, ayrıca ayrı bir araştırma ve analiz gerektiren başvuruların bilgi edinme kapsamı dışında kaldığını belirterek talebi reddetti. Hava kalitesi ölçümlerine ilişkin yetki ve sorumluluğun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda olduğunu ifade etti.

Başvurunun reddi üzerine açılan davada Ankara 10. İdare Mahkemesi, talep edilen bilgilerin paylaşılmamasının hukuka uygun olmadığına karar verdi. Mahkeme kararında, bilgiye doğrudan, kolay ve anlaşılır biçimde erişimin sağlanmasının esas olduğu vurgulandı. Ayrıca Bakanlığın söz konusu verilere fiilen sahip olduğunun ve bu verilere kolaylıkla erişebildiğinin başka dosyalara sunulan belgelerle ortaya konduğu belirtildi.

Greenpeace Türkiye’nin 2019 yılında yayımladığı Afşin’de Kömürlü Termik Santrallerin Bedeli raporunda, bölgedeki mevcut kömürlü termik santrallerin PM2.5 ve NO2 maruziyetine bağlı olarak 17 bin erken ölüme neden olduğu ifade edilmişti. Temiz Hava Hakkı Platformu’nun 2022 Kara Raporu’nda ise Afşin ve Elbistan bölgesindeki termik santral kaynaklı hava kirliliğinin 1984-2020 yılları arasında 9 bin 123 bebeğin erken doğumuna yol açtığı ve sağlık maliyetinin 380 milyar lirayı aştığı belirtilmişti.

Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Emel Türker Alpay, bölgedeki sağlık sorunlarının uzun süredir yöre sakinleri tarafından dile getirildiğini belirterek, “Mahkemenin bilgi edinme hakkını koruyan tutumundan memnunuz. Talebimiz Bakanlığın verileri en kısa sürede kamuoyuyla paylaşması” dedi.

Greenpeace Türkiye’nin avukatı Gökhan Candoğan ise kararın yalnızca bilgi edinme hakkıyla sınırlı olmadığını savundu. Candoğan, devletin çevresel risklerin yoğun olduğu bölgelerde yaşayan yurttaşlara yönelik sağlık koruma süreçleri oluşturma yükümlülüğü bulunduğunu belirterek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2025 tarihli Cannavacciuolo/İtalya kararının da bu yönde emsal niteliği taşıdığını ifade etti.

Kaynak: Haber Merkezi