İSTANBUL (AA) - Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, Türkiye'de böbrek hastalığı sıklığının yüzde 16'larda olduğunu, 6-7 kişiden birinde böbrek hastalığı sorunu bulunduğunu bildirdi.

AstraZeneca Türkiye, Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu ve Türk Nefroloji Derneği işbirliğiyle kronik böbrek hastalığına (KBH) karşı farkındalık oluşturmak amacıyla İstanbul'da toplantı gerçekleştirildi.

Toplantıda, 12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında hayata geçirilen 'Sağlıklı Böbrek, Sağlıklı Hayat' isimli video serisinin tanıtımı yapıldı.

Küresel ölçekte her 10 kişiden 1'ini etkileyen, kronik böbrek hastalığı, erken evrelerde belirti vermeden ilerlemesi nedeniyle çoğu zaman geç fark ediliyor. Hastalık, yalnızca bireylerin yaşam kalitesini değil, ailelerini ve sağlık sistemlerini de derinden etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olarak dikkati çekiyor.

Araştırmalara göre, 2040'a kadar dünya nüfusunun yüzde 10'undan fazlasını etkileyen bu hastalığın en sık ölüm nedenleri arasında 5. sırada olması bekleniyor. Türkiye'de de her 7 yetişkinden biri kronik böbrek hastalığı ile mücadele ediyor.

Model Tülin Şahin'in moderatörlüğünde gerçekleştirilen toplantıda, kronik böbrek hastalığı hekim, hasta ve hasta yakını perspektifinden ele alındı.

Açılış konuşmasını AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Dr. Münevver Gönenç'in yaptığı toplantıda, Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen ve Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Dr. Taner Balbay, yaptıkları çalışmalar ve hastalıkla ilgili bilgiler aktardı.

Toplantıda tanıtımı yapılan ve 4 bölümden oluşan, 'Sağlıklı Böbrek, Sağlıklı Hayat' video serisinin ilk videosu da yayımlandı. Serinin tamamı ilerleyen günlerde YouTube'daki AstraZeneca Türkiye kanalı üzerinden yayımlanacak.

Videolarda hekim görüşlerinin yanı sıra hasta ve hasta yakınlarının gerçek yaşam deneyimlerine yer veriliyor. Böylelikle hastalığın erken tanı ile kontrol altına alınabileceğine dair farkındalığı artırmak ve toplumda düzenli sağlık kontrolü alışkanlığını güçlendirmek hedefleniyor.

- 'Türk Nefroloji Derneği'nin tüm coğrafi bölgelerimizi kapsayan kapsamlı bir çalışması var'

Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, kronik böbrek hastalığının, böbrek fonksiyonlarının kalıcı olarak bozulması ve bu durumun üç aydan uzun sürmesiyle tanımlandığını belirtti.

Genellikle diyabet ve hipertansiyona bağlı hastalarda daha çok görüldüğünü vurgulayan Türkmen, bu hastaların yanı sıra obezitenin de risk grubu içerisinde yer aldığını aktardı.

Bu hastaların düzenli olarak kronik böbrek hastalığı açısından taranmalarında fayda olduğunu aktaran Türkmen, konuşmasını şöyle sürdürdü:

'Çünkü hastalık biraz sinsi bir hastalık. Başlangıçta uzun yıllar semptomsuz, yani hastayı rahatsız eden hiçbir sorunu olmadan hastalığı yaşamasına müsaade ediyor ama ilerleyen dönemlerde, hele de çok ileri bir aşamaya ulaşırsa, ileri evre böbrek yetmezliği dediğimiz dönemde, o zaman hayati tehlike de oluşturuyor. Bu hastalara mutlaka diyaliz yapmak ya da böbrek nakli yapmak gerekiyor. Ancak o şekilde hayatta tutabiliyoruz.'

Kronik böbrek hastalığının 5 evreye ayrıldığını anlatan Türkmen, birinci ve ikinci evrelerde anlaşılmasının çok zor olduğunu, üçüncü evreden sonra yavaş yavaş böbrekle ilgili semptomların ortaya çıkmaya başladığını belirtti.

- 'Türkiye'de diyalize giren hasta sayısı yaklaşık 80 bin civarında'

Türkmen, kronik böbrek hastalığının Türkiye'de oldukça sık görülen bir hastalık olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

'Türk Nefroloji Derneği'nin tüm coğrafi bölgelerimizi kapsayan kapsamlı bir çalışması var. Bu çalışmaya göre ülkemizdeki böbrek hastalığı sıklığı yüzde 16'larda. Yani 6-7 kişiden bir kişide böbrek hastalığı sorunu var. Yaklaşık buna oranlarsanız nüfusu, 10 milyon civarında hasta var. En ileri evresi dediğimiz hastalık ilerlediği zaman diyalize giren hasta sayısı da yaklaşık Türkiye'de şu anda 80 bin civarında. Bu rakamın bu hastalıklarla ilgili mesela milyon nüfus başına senede ortaya çıkan hastaları da biliyoruz. Senede milyon nüfus başına aşağı yukarı 160 hastamız diyalize giriyor.'

- 'Hipertansiyon ve diyabet hastalarının düzenli kontrollerini yaptırmaları gerekiyor'

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Dr. Taner Balbay da kronik hastalıkların veya kronik böbrek hastalığının erken tanısındaki kilit noktanın aile hekimleri olduğunu ifade etti.

Artık aile hekimleri, kendisine kayıtlı hastaların veya kendisine kayıtlı kişilerin doğumundan itibaren izlemeye başladığının bilgisini veren Balbay, 'Doğumun ardından topuktan aldığımız ilk birkaç damla kanla konjenital 5-6 tane hastalığın teşhisi yapılabiliyor. Yani o zamandan tedavisi yapılıyor ve ileride hem devletimize hem de o hastaya ekonomik yükü önleniyor, sağlıklı kalmasını sağlıyor. Büyüdüğünde aşılarını yapıyoruz ve hastalarımızı artık aile hekimleri koruyucu hekimlik yönünden hipertansiyon, diyabet, böbrek hastalığı yönünden düzenli olarak kontrollere çağırıyor. Yani o yüzden aile hekimleri Türkiye'nin sağlık sigortasıdır.' değerlendirmesini yaptı.

Balbay, Türk halkının en büyük sıkıntılarından birisinin tuz tüketim alışkanlığı olduğunu dile getirerek, tuz tüketiminin azaltılması gerektiğine dikkati çekti.

Hipertansiyon ve diyabet hastalarının düzenli kontrollerini yaptırmaları gerektiğinin altını çizen Balbay, 'Sağlıklı insanlarımızın da günlük 2-2,5 litre su tüketerek atık maddelerin böbreklerimizden atılmasını sağlaması gerekiyor. Türkiye'de aile hekimleri, bütün vatandaşlarımızın en kolay erişebildikleri yerdir. Kendilerine kayıtlı aile hekimlerine gidip düzenli kontrollerini yaptırsınlar. Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarıyla ilişkilerini koparmasınlar, hiçbir rahatsızlığı bile olmasa yılda bir kez düzenli kontrollerini yaptırsınlar, basit kan ve idrar tahlillerini yaptırsınlar.' ifadelerini kullandı.

AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Dr. Münevver Gönenç de sağlık alanında kalıcı değer yaratmanın yalnızca yenilikçi tedavileri sunmakla sınırlı olmadığını, farkındalık ve erken tanı çalışmalarıyla bu hastalıkla mücadelede çok daha önemli ilerlemelerin kaydedilebileceğini vurguladı.

Gönenç, bu nedenle AstraZeneca'nın bilimin sınırlarını zorlayan bilimsel çalışmalarını kapsayıcılık ve toplumsal etki projeleri ile birleştirdiğini belirterek, şunları söyledi:

'Bilimin bugün imkânsız gibi görünenleri gelecekte mümkün hale getirebileceğine olan inancımızla, toplum sağlığına katkıda bulunmayı en büyük önceliğimiz olarak görüyoruz. Kronik böbrek hastalığı gibi bireylerin yanı sıra aileleri de dahil olmak üzere toplumun geniş bir kesimini etkileyen ve sağlık sistemi üzerinde büyük yük oluşturan bu hastalığa dair farkındalık yaratmak da sosyal sorumluluk anlayışımızın temel bir parçası. Bu projeyle erken tanı ve düzenli kontrollerle sağlıklı bir geleceğin mümkün olduğu mesajını tüm Türkiye'ye yaymak istiyoruz.'

Toplantının moderatörlüğünü üstlenen Tülin Şahin ise bir hasta yakını olarak yaşadıklarını paylaşarak kronik böbrek hastalığının yalnızca hastayı değil, tüm aileyi etkileyen bir süreç olduğunu anlattı.

- 'Nakil olduktan sonra böbreğin ömür boyu sorunsuz çalışmayabileceğini bu süreçte öğrendim'

Kronik böbrek hastası Duygu Bayındır da çok genç yaşta aldığı tanıdan bugüne uzanan 18 yıllık sağlık yolculuğunu paylaştı.

Henüz 19 yaşındayken böbrek fonksiyonlarının yaklaşık yüzde 70'ini kaybettiğini öğrendiğini belirten Bayındır, annesinin böbreğini bağışlamasıyla nakil olduğunu ve sonrasında bağışıklık baskılayıcı tedavilerle yaşamını disiplinli bir şekilde sürdürdüğünü anlattı.

Bayındır, 19 yaşında tanıştığı bu hastalığın kendisine sabrı ve dayanıklılığı öğrettiğini aktararak, şu ifadeleri kullandı:

'Annemin böbreğiyle yapılan nakil sonrası hayatımı artık bambaşka bir şekilde sürdürmeye başladım. Hijyenden beslenmeye kadar her adımda dikkatli olmam gerekiyor. Kronik böbrek hastalığı uzun soluklu bir süreç ve zamanla ilerleyebiliyor. Şu anda hastalığım 4. evrede ve ikinci bir nakil ihtimali gündeme gelmiş durumda. Nakil olduktan sonra böbreğin ömür boyu sorunsuz çalışmayabileceğini bu süreçte öğrendim. Bu nedenle düzenli kontroller ve tedaviler hayatımın önemli bir parçası oldu.'

Kaynak: AA