2026 yılının henüz ilk 43 gününde açıklanan yağış verileri, Türkiye’de bu yıl yağış dağılımının dikkat çekici şekilde güney hattında yoğunlaştığını ortaya koydu. Hava Forum tarafından paylaşılan güncel istatistiklere göre Kahramanmaraş, bu kısa sürede yıllık ortalama yağış miktarının yüzde 90’ına ulaşarak Türkiye genelinde en fazla yağış alan sekizinci il oldu.
Yılın henüz ilk bir buçuk ayında bu seviyeye ulaşılması, kentin neredeyse bir yıllık yağış miktarına yaklaşması anlamına geliyor. Özellikle ocak ayı sonu ve şubat ayı başında etkili olan sistemlerin, Kahramanmaraş ve çevresinde aralıklarla kuvvetli yağış bıraktığı değerlendiriliyor.

Şehrin de içinde bulunduğu Güneydoğu Anadolu ve Doğu Akdeniz hattında yağışlar ortalamanın oldukça üzerinde seyretti. Bazı illerde ise yıllık ortalamalar şimdiden aşıldı. Bu durum, 2026’nın ilk bölümünde atmosferik sistemlerin daha çok Akdeniz kaynaklı alçak basınç etkisiyle şekillendiğini gösteriyor.
Listenin zirvesinde yer alan Şanlıurfa yüzde 133, Adana yüzde 130 ve Gaziantep yüzde 123 oranına ulaşarak 43 günde yıllık yağış ortalamasını geride bıraktı. Manisa ise yüzde 101 ile yıllık ortalamayı aşan bir diğer il oldu. Kilis yüzde 99, Antalya yüzde 97 ve Mersin yüzde 90 ile Kahramanmaraş’ın hemen üzerinde yer aldı. İzmir ve Hatay yüzde 89 ile ilk 10’u tamamladı. Bu tablo, özellikle güney kuşağında yağışların yoğun ve süreklilik gösterdiğini ortaya koydu.

Öte yandan, genellikle Türkiye’nin en yağışlı bölgesi olarak bilinen Karadeniz’de bu dönemde düşük oranlar dikkat çekti. Trabzon, Artvin ve Ardahan’da yağış oranı yüzde 13 seviyesinde kaldı. Bu tablo, bölgesel yağış dağılımındaki belirgin farklılığı gözler önüne sererken, alışılmış meteorolojik dengelerin bu yıl farklı bir seyir izlediğine işaret etti.
Uzmanlar, Kahramanmaraş’ta görülen yüksek yağış oranının özellikle baraj doluluk oranları, yer altı su seviyeleri ve tarımsal üretim açısından önemli bir avantaj sağlayabileceğini belirtiyor. Ancak kısa sürede düşen yoğun yağışların; sel, su baskını, taşkın ve heyelan riskini de artırabileceği vurgulanıyor. Yetkililer, özellikle dere yataklarına yakın bölgelerde ve eğimli arazilerde yaşayan vatandaşların tedbirli olması gerektiğini ifade ediyor.





