İSTANBUL (AA) - Avukat Gülden Sönmez, İsrail'in Filistinli esirlere yönelik çıkardığı idam cezası yasasının savaş hukuku, insan hakları ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu belirterek, kararın önlenmesi için uluslararası mekanizmaların harekete geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Sönmez, İsrail Meclisinden geçen Filistinli mahkumlara idam cezası verilmesine ilişkin karar hakkında, 25 Filistinli esir ve esir yakını adına, İsrail tarafından işlenen soykırım ve insanlığa karşı suçlar başta olmak üzere tüm hukuksuzluklarla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
Avukat Gülden Sönmez, AA muhabirine, İsrail hakkında yaptıkları suç duyurusunu ve Filistinli esirlerin İsrail tarafından idam edilme kararı hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Sönmez, 2026 verilerine göre 9 bin 800 civarında Filistinli esirin İsrail hapishanelerinde tutulduğunu söyleyerek, 7 Ekim 2023'te İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları sonrasında tutuklanan Filistinlilerin sayısının net bilinmediğini ve takip edilmesinin de mümkün olmadığını belirtti.
İsrail'in elinde tutuklu bulunan Filistinlilerin 350'sinin çocuk, 84'ünün kadın olduğunu dile getiren Sönmez, şu anda tutuklu olanların mevcut verilerden çok daha fazla olduğuna dikkati çekti.
İsrail'in kaç Filistinli mahkumu idam edeceğini bilmediklerini, bunun yetkili makamlar tarafından açıklanmadığını ifade eden Sönmez, 'Açıkçası İsrail'in bunu nasıl uygulayacağını da bilmiyoruz. Nihayetinde müebbet alan kişilerle ilgili bir idam kararının söz konusu olduğu söyleniyor. İsrail biliyorsunuz yani sözde bir hukuk ya da kanun şeklinde idam meselesini konuşuyor ama pratiğinin nasıl olacağını bilmiyoruz. Tahminimiz, kesin olan 40'ın üzerinde bir ismin idam edileceğine dair.' dedi.
- İdam kararı tüm hukuk normlarını çiğniyor
Sönmez, İsrail'in sadece Filistinli mahkumları idam kararı değil, işgal edilmiş topraklar üzerindeki tüm uygulamalarının sistematik hukuk ihlali olduğunu vurgulayarak, 'Savaş hukuku, insanlığa karşı suçlar, bireysel insan hakları ihlalleri yönünden hangi tarafından bakarsanız bakın uygulanan işkenceler, kötü muamele, keyfi tutmalar, idari tutuklama dediği cezaevindeki uygulamalar, bunların hepsi uluslararası hukuk ihlali.' diye konuştu.
7 Ekim'den sonra sistematik şekilde devam eden soykırım suçunun, aslında bir taraftan cezaevindeki kötü muamelelerle tamamen bir halkı yok etmeye dayanan bir uygulama olduğunu bildiren Sönmez, İsrail'in idam yasasının arkasında tutuklu Filistinli liderleri tamamen yok etme amacı güttüğünü, Filistinlilerin iradelerini kırmak istediklerini vurguladı.
Sönmez, idam kararıyla İsrail'in toprak işgalleri ve saldırı suçu gibi uluslararası hukuka mugayir işlerine bir yenisini daha dahil ettiğini anlatarak, şöyle devam etti:
'Bu yönüyle de uluslararası hukuk ihlali ama en net tarif şudur: İsrail, soykırım suçunu sadece bombalama, aç bırakarak öldürme, susuz bırakarak öldürme şeklinde değil, kötü muameleyi ve şimdi de idamla devam ettiriyor. Yani idam aslında bu idam kanunu, soykırım suçunun bir nevi hukuki kısmı, kanunlaştırılmış kısmı.'
Birleşmiş Milletler'in (BM), İsrail'in idam kararına karşı bir açıklama yapma ihtimalinin olduğunu hatırlatan Sönmez, infazların yapılmaması için kesinlikle İsrail'e uyarı kararı verileceğini anlattı.
Sönmez, BM'nin idam kararlarını soykırım suçunun devamı olarak görmesi gerektiğini söyleyerek, İsrail'in idam kararının uluslararası hukuk bağlamında soykırım suçu kriterleriyle uyuştuğunu belirtti.
İdam kararının tüm hukuki normları yerle bir ettiğine dikkati çeken Sönmez, 'Uluslararası insan hakları sözleşmeleri, insanlığın tüm kaynakları, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi başta olmak üzere, Cenevre Sözleşmeleri başta olmak üzere, İsrail'in bu kanunu ve uygulamaları Birleşmiş Milletler'in genel kabul ettiği tüm hukuk normlarını ve sözleşmelerini ihlal ediyor.' ifadelerini kullandı.
Sönmez, İsrail'in idam kararına karşı dünya üzerindeki tüm hukukçuların girişimde bulunması gerektiğini dile getirerek, ulusal ve uluslararası mekanizmalara başvurmanın önleyici ve caydırıcı bir rol oynayabileceğini kaydetti.





