Indomie, 1972 yılından bu yana 106’dan fazla ülkede faaliyet gösteriyor ve bugün dünyanın en büyük hazır noodle üreticileri arasında yer alıyor. Global ölçekte en güçlü 7. FMCG markası olan Indomie, bugün Türkiye’de beş katı kapasitesiyle üretimine devam ediyor. 1000’e yakın çalışanın görev aldığı Tekirdağ Çerkezköy fabrikasında ise, iş gücünün %60’ını kadınlar oluşturuyor. Bu, markanın Türkiye’deki istihdam yaklaşımında çeşitlilik ve kapsayıcılık önceliğini gösteriyor.
Dünyanın ilk hazır noodle markalarından biri olan Indomie, Türkiye’deki faaliyetlerini 2010’dan bu yana sürdürüyor. Indomie Türkiye’nin Tekirdağ Çerkezköy fabrikası, ellerin ürüne temas etmediği tamamen otomatik üretim hattına sahip Türkiye’deki ilk noodle tesislerinden biri olarak öne çıkıyor. Üretim hattı, 150’den fazla aşamalı kalite kontrol sistemiyle destekleniyor ve böylece ürün güvenliği ile kalite standartları sürekli korunuyor. Fabrika, aylık 330 ton üretim kapasitesi ile üretimi gerçekleştiriyor ve dünya genelindeki 50 Indomie fabrikası arasında ilk 5’te yer alıyor. Üretim süreçlerinde sürdürülebilirliği öncelikleri arasında bulunduran Indomie Türkiye, fabrikanın atık yönetimi, geri dönüşüm ve geri kazanım uygulamaları ile üretim atıklarını verimli bir şekilde değerlendiriyor. Enerji ve kaynak verimliliği projeleri sayesinde su tüketimi %10,5, gaz kullanımı %22 oranında azalıyor, yenilenebilir enerji projeleri üretim süreçlerine entegre ediliyor. Yerel kaynaklara ve yerli üretime önem veren Indomie Türkiye, %70’ini Trakya bölgesindeki çiftçilerden temin ederek hem yerel tarımı destekliyor hem de ürün kalitesini güçlendiriyor. Bu yaklaşım, markanın tarladan sofraya uzanan bütüncül üretim anlayışını ve şeffaf üretim modelini ortaya koyuyor.
“Üretim Kapasitemiz, Tüketicilerimize Güvenilir Ürünler Sunmamızı Mümkün Kılıyor”
Indomie Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Sencer Gündü, “Türkiye’deki üretim kapasitemiz ve altyapımız, tüketicilerimize güvenilir ve yüksek standartlarda ürünler sunmamızı mümkün kılıyor. Hammaddelerimizin büyük bölümünü yerel çiftçilerden temin ederek, hem yerel tarımı destekliyor hem de ürünlerimizin kalitesini her aşamada güçlendiriyoruz. Fabrikamızda tamamen otomatik üretim hatları ve gelişmiş kalite kontrol sistemleri sayesinde hijyen ve güvenlik en üst düzeyde sağlanıyor. Bunun yanında enerji ve kaynak verimliliğine odaklanan projelerimizle su ve enerji kullanımını optimize ediyor, yenilenebilir enerji çözümlerini süreçlerimize entegre ediyoruz. Tarladan sofraya uzanan bütüncül üretim yaklaşımımızda şeffaflığı ve sorumluluğu merkeze alıyoruz. Böylece sadece lezzetli ve güvenilir ürünler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliğe, yerel ekonomiye ve topluma değer katıyoruz. Türkiye’deki üretimimizle, global standartlarımızı yakalarken, tüketicilerimizin beklentilerini en yüksek seviyede karşılamayı sürdürüyoruz.” açıklamasında bulundu.





