Yemen merkezli Husi hareketi, Kızıldeniz’de ticaret gemilerine yönelik saldırıları ve bölgedeki çatışmalardaki rolü nedeniyle yeniden dünya gündeminde. İran tarafından desteklendiği belirtilen Husiler, Yemen’in önemli bir bölümünde kontrolü elinde bulundururken Kızıldeniz’in kritik geçiş noktalarından Babülmendep Boğazı’na yakınlığı nedeniyle stratejik önem taşıyor. Peki Husiler kimdir, ne istiyorlar ve İran ile ilişkileri ne?

Husiler kimdir?

Husilerin resmi adı Ensarullah. “Husi” veya “Husiler” adı ise hareketin kurucusu Hüseyin el-Husi’den geliyor.

Hüseyin el-Husi’nin 2004 yılında öldürülmesinin ardından hareketin liderliğini kardeşi Abdülmelik el-Husi üstlendi.

Husi hareketi, Yemen’deki Şii İslam'ın Zeydilik kolundan ortaya çıktı. Zeydiler, özellikle Yemen’in kuzey ve kuzeybatısında önemli bir nüfusa sahip.

Hareketin ortaya çıkışında Yemen’deki siyasi, ekonomik ve mezhepsel sorunların yanı sıra bölgedeki Suudi Arabistan ve İran rekabetinin de etkili olduğu değerlendiriliyor.

Husiler ne istiyor?

Husilerin söylemlerinin merkezinde Yemen'deki siyasi düzen, dış müdahalelere karşı çıkış ve İsrail ile ABD karşıtlığı bulunuyor.

Hareket, kendisini Yemen'deki yabancı müdahalelere karşı mücadele eden bir güç olarak tanımlıyor. Özellikle Gazze savaşının başlamasının ardından İsrail'e yönelik açıklamalarını ve eylemlerini artıran Husiler, Kızıldeniz'deki saldırılarını da Filistin'e destek gerekçesiyle savunuyor.

Husilerin Yemen'deki hedefleri ise ülkenin siyasi geleceğinde söz sahibi olmak ve kontrol ettikleri bölgelerdeki nüfuzlarını korumak etrafında şekilleniyor.

Husiler nasıl güçlendi?

Husi hareketi, yıllar süren çatışmaların ardından Yemen'de önemli bir askeri ve siyasi güç haline geldi.

Husiler, 2014 yılında Yemen'in başkenti Sana'yı ele geçirerek ülkedeki güç dengelerini büyük ölçüde değiştirdi. Bunun ardından Yemen'deki çatışmalar bölgesel güçlerin de dahil olduğu uzun süreli bir savaşa dönüştü.

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon 2015 yılında Yemen'deki hükümeti desteklemek amacıyla Husilere karşı askeri operasyon başlattı.

Uzun süren çatışmalara rağmen Husiler, Yemen'in kuzeyindeki önemli bölgelerde kontrolünü korumayı başardı.

Husiler İran tarafından mı destekleniyor?

Husiler ile İran arasında siyasi, askeri ve stratejik ilişkiler bulunuyor. İran'ın Husilere silah, teknik bilgi ve çeşitli askeri destek sağladığı yönünde çok sayıda değerlendirme bulunuyor.

Husiler, İran'ın bölgedeki müttefiklerini bir araya getiren ve “Direniş Ekseni” olarak adlandırılan yapı içerisinde değerlendiriliyor.

Bununla birlikte Husilerin İran tarafından tamamen yönetilen bir yapı olduğu değerlendirmesi tartışmalı. Uzmanlar, hareketin kendi siyasi ve yerel hedefleri bulunan bağımsız bir aktör olduğuna da dikkat çekiyor.

Kızıldeniz neden önemli?

Husilerin kontrol ettiği bölgeler, dünyanın en önemli deniz ticaret güzergâhlarından biri olan Kızıldeniz'e açılıyor.

Özellikle Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz ile Aden Körfezi'ni birbirine bağlaması nedeniyle küresel ticaret açısından stratejik öneme sahip.

Kızıldeniz'deki ticaret gemilerine yönelik saldırılar, gemilerin daha uzun rotalara yönelmesine ve küresel deniz taşımacılığında maliyetlerin artmasına neden olabiliyor.

Bu nedenle Husilerin bölgedeki askeri faaliyetleri yalnızca Yemen'deki savaş açısından değil, uluslararası ticaret ve enerji güvenliği açısından da yakından takip ediliyor.

Yemen'deki savaşın son durumu ne?

Yemen'deki savaş, yıllardır Husiler ile uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetini destekleyen güçler arasındaki mücadelenin yanı sıra bölgesel aktörlerin rekabetiyle de şekilleniyor.

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri geçmiş yıllarda Yemen'deki farklı grupları desteklerken, sahadaki gruplar arasındaki siyasi ve askeri ayrışmalar Yemen'de kalıcı bir çözüm bulunmasını zorlaştırdı.

Husilerin ise daha merkezi ve ortak bir komuta yapısına sahip olması, Yemen'deki rakip gruplar karşısında önemli bir avantaj sağlıyor.

Husiler neden yeniden gündemde?

Husilerin Kızıldeniz'deki ticaret gemilerine yönelik saldırıları, örgütün Yemen sınırlarını aşan bölgesel bir aktör olarak öne çıkmasına neden oldu.

Özellikle İsrail-Hamas savaşı sonrasında Husilerin saldırıları artırması, ABD ve İngiltere'nin Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik askeri operasyonlar düzenlemesine yol açtı.

Kızıldeniz'deki gelişmeler, Husilerin yalnızca Yemen'deki iç savaşın bir tarafı olmadığını; bölgesel güvenlik, enerji piyasaları ve küresel deniz ticareti üzerinde de etkili olabilen bir aktör haline geldiğini gösteriyor.

Muhabir: Mehmet Emin Arıkan