Türkiye’nin milli havacılık projelerinden HÜRJET’in üretiminde önemli bir aşamaya geçiliyor. Kayseri’de faaliyet gösteren TOMTAŞ Havacılık, HÜRJET’in yapısal parçalarının yaklaşık yüzde 70’ini üretecek ve komponent seviyesinde montajını gerçekleştirecek. TOMTAŞ Havacılık Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanvekili Ali Ekşi, ilk üretimlerin Aralık 2026’da TUSAŞ’a teslim edilmesinin planlandığını, uçağın 2027’de gökyüzüyle buluşmasının hedeflendiğini açıkladı.
Cumhuriyetin 100. yılında yeniden kurulan TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji AŞ, Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayisindeki seri üretim kapasitesine katkı sunmaya hazırlanıyor. 500’ün üzerinde nitelikli çalışanı, yaklaşık 100 CNC tezgâhı ve 25 bin metrekarenin üzerinde kapalı alanıyla faaliyetlerini sürdüren şirket, HÜRJET projesinde üstleneceği üretim göreviyle dikkat çekiyor.
TOMTAŞ Havacılık Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanvekili Ali Ekşi, şirketin geçmişten gelen havacılık mirasını yeniden canlandırmayı hedeflediğini belirterek, HÜRJET’in üretim sürecinde önemli bir sorumluluk üstleneceklerini söyledi.
HÜRJET’in yapısal parçalarının yüzde 70’i Kayseri’de üretilecek
HÜRJET projesindeki üretim planına ilişkin bilgi veren Ali Ekşi, uçağın yapısal parçalarının yaklaşık yüzde 70’inin TOMTAŞ bünyesinde üretileceğini ve komponent seviyesinde montajının yapılacağını ifade etti.
Ekşi, yaklaşık 7 bin detay parçanın işlenerek 5 ana komponente dönüştürüleceğini belirtti. Bu kapsamda TOMTAŞ bünyesinde yaklaşık 10 bin metrekarelik alanın HÜRJET komponent montajı için kullanılacağını aktaran Ekşi, ilk üretimlerin Aralık 2026’da TUSAŞ’a teslim edilmesinin planlandığını kaydetti.
Üretim sürecinde Kayseri ile Ankara arasında iş birliği yürütüleceğini belirten Ekşi, Kayseri’de montajı gerçekleştirilen uçağın motorunun Ankara’da takılacağını ve HÜRJET’in 2027 yılında gökyüzünde olmasının hedeflendiğini söyledi.
TOMTAŞ’ın yalnızca detay parça üretimiyle sınırlı kalmayacağını vurgulayan Ekşi, montajdan bakım, onarım ve revizyon faaliyetlerine kadar birçok alanda Türk havacılık sanayisinin ana destek merkezlerinden biri olmayı amaçladıklarını dile getirdi.
TOMTAŞ’ın kapalı alanı 35 bin metrekareyi aşacak
TOMTAŞ’ın üretim altyapısı hakkında da bilgi veren Ekşi, şirketin 150’si beyaz yakalı olmak üzere 500’ün üzerinde nitelikli personele ulaştığını belirtti. Yaklaşık 100 CNC tezgâhı ve 25 bin metrekarenin üzerindeki mevcut kapalı alanıyla üretim kabiliyetlerini geliştirdiklerini ifade eden Ekşi, yıl sonuna kadar 10 bin metrekarelik ek tesisin devreye alınmasının planlandığını bildirdi.
Bu yatırımla birlikte TOMTAŞ’ın toplam kapalı alanının 35 bin metrekarenin üzerine çıkması hedefleniyor. Ekşi, Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayisinde prototip üretiminden seri imalata geçiş sürecinde TOMTAŞ’ın önemli bir rol üstlenmek istediğini söyledi.
Şirketin Cumhuriyetin 100. yılında yeniden kurulduğunu hatırlatan Ekşi, TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji AŞ’nin yüzde 51’inin Kayserili iş insanlarına, yüzde 49’unun ise kamuya ait olduğunu belirtti. Projenin Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının koordinasyonu, TUSAŞ’ın katkıları ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteğiyle hayata geçirildiğini ifade etti.
100 yıllık havacılık mirası yeniden canlanıyor
TOMTAŞ’ın tarihsel önemine dikkat çeken Türk Havacılık Tarihi Uzmanı ve Araştırmacı Emre Uçar ise şirketin 1926 yılında genç Cumhuriyetin havacılık alanındaki önemli girişimlerinden biri olarak kurulduğunu hatırlattı.
Alman Junkers firmasının ortaklığıyla kurulan ilk TOMTAŞ döneminde 200’ün üzerinde uçak üretildiğini belirten Uçar, şirketin devamlılığının sağlanamamasının ardından Kayseri’de havacılık alanındaki birikimin Hava İkmal Bakım Merkezi bünyesinde sürdüğünü anlattı.
Uçar, bugün TOMTAŞ’ın aynı isimle yeniden faaliyet göstermesinin ve HÜRJET üretiminde görev almasının, Türkiye’nin milli havacılık ve savunma sanayisi açısından önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.
TOMTAŞ’ın yeniden faaliyete geçmesiyle Kayseri’nin havacılık üretimindeki rolünün güçlenmesi hedeflenirken, HÜRJET projesi kapsamında üstlenilecek üretim ve montaj faaliyetlerinin Türkiye’nin milli havacılık kapasitesine katkı sağlaması bekleniyor.





