İSTANBUL (AA) - MEHMET KARA - Çevresinin tepkilerine aldırış etmeden kayınpederine karaciğer dokusunu vererek hayata tutunmasını sağlayan damat Şükrü Uzun, aile bağlarını kan bağının ötesine taşıyarak kayınpederiyle 'canciğer' oldu.
Uzun yıllardır siroz hastalığıyla mücadele eden Talip Uzun'un sağlık durumunun giderek ağırlaşması üzerine, tek çarenin organ nakli olduğu belirlendi. Yapılan değerlendirmelerin ardından Talip Uzun, ulusal organ nakli bekleme listesine alındı.
Aile içinde başlatılan gönüllü verici arayışında yapılan testler sonucunda uygun donör bulunamazken, bu süreçte damat Şükrü Uzun gönüllü olarak karaciğerini bağışlamak istedi. Yapılan tıbbi incelemeler sonucunda Uzun'un, kayınpederi için uygun donör olduğu belirlendi.
İstanbul'da yapılan operasyonda gerçekleştirilen naklin ardından, Uzun ailesi, aynı karaciğeri paylaşarak 'canciğer' olmanın anlamını kelimenin tam anlamıyla yaşadı.
Aynı çatı altında başlayan aile bağları, bu kez bir ameliyathane kapısında daha da güçlendi. Şükrü Uzun'un gönüllü kararı, yalnızca kayınpederine yeni bir yaşam kapısı açmakla kalmadı, organ bağışının, akrabalık tanımlarını aşan insani bir sorumluluk olduğunu da gösterdi.
Uzun ailesinin yaşadığı bu süreç, organ bağışının toplumsal farkındalıkla birleştiğinde nasıl kalıcı bir iyiliğe dönüştüğünü ve fedakarlığın aile bağlarını kanın ötesine taşıyarak bir hayatı yeniden kurabildiğini sessiz ama güçlü bir tanıklıkla anlatıyor.
- İnsanlar 'tekrar tekrar düşün' dedi ama vazgeçmedi
Şükrü ve Talip Uzun ile ameliyatı gerçekleştiren ekibin başında bulunan Prof. Dr. Ayhan Dinçkan, sürece ilişkin detayları AA muhabirine anlattı.
Damat Uzun, kayınpederinin ihtiyacı olan nakil sürecinden bir an olsun düşünmeden donör olmak için başvuru yaptığını söyledi.
Ameliyat sürecinde biraz korktuğunu fakat sürecin başarıyla tamamlandığını belirten Uzun, 'Aileden nakil için uyumlu kişi çıkmayınca ben vermeye karar verdim. Tabii ki biraz korktuk ama çok şükür her şey güzel geçti şimdi ikimiz de iyiyiz, mutluyuz. Sürecimiz iyi gidiyor. Sağlığımıza yavaş yavaş kavuşuyoruz. Kayınpederime karaciğerimi verdim, bu süreçte eşim, eşimin ailesi ve benim ailem hep destek oldu. Ama genelde insanlar 'tekrar tekrar düşün' dediler. Herkes bir şey söyledi ama ben karar verdim, onlar gibi düşünmedim. Sonuçta bir can kurtardık.' dedi.
Ameliyat sürecinin ardından 3 aylık bir sağlık raporu aldığını söyleyen Uzun, rapor süresini iş yerinin kabul etmediğini anlattı.
Uzun yıllar emek verdiği iş yerinin bu tepkisinin kendini üzdüğünü dile getirerek, 'Organ naklinin ardından iş yerini aradım ve 3 aylık rapor aldığımı söyledim. İş yeri 3 ay bekleyemeyeceklerini söyledi. Ondan sonra beni iş yerinden çıkardılar. 5-6 senelik bir çalışandım. Olsun, biz sonuçta bir hayat kurtardık, can olduk. Ben de üzerinde fazla durmadım. Sağlık olsun. Çok şükür. Sonuçta ömrümüzün sonu değil.' ifadelerini kullandı.
Uzun, iş yerinin ameliyatın ardından kendisini aradığını ve geçmiş olsun dileklerini ilettiklerini, iş için tekrar görüşeceklerini söyledi.
- 'Ben ona kızımı verdim, o bana karaciğerini'
Damadından aldığı karaciğer parçasıyla hayata yeniden tutunan Talip Uzun da yaşadığı hastalık sürecini anlattı.
Uzun yıllardır siroz hastalığıyla mücadele ettiğini anlatan Uzun, 'Aileden birkaç tane daha vericimiz vardı ama uyumlu olmadı. Allah razı olsun kendisinden. Bana karaciğerini verdi, onun sayesinde sağlığıma kavuştum. Zaten bir aileydik şimdi daha büyük bir aile olduk. O benim ciğerimin yarısı oldu. Ben ona kızımı verdim, o bana karaciğerini.' sözleriyle mutluluğunu paylaştı.
Organ nakli konusunda da çağrıda bulunan Uzun şunları söyledi:
'Çaresizdim. Benim gibi binlerce karaciğer siroz hastası olup da ölümü bekleyen hasta var. Organ nakli hayat kurtarır. O yüzden herkesi organ nakline davet ediyorum.'
İstinye Üniversite Hastanesi Liv Hospital Bahçeşehir Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Dinçkan da damat ve kayınpeder arasındaki organ naklinin güzel bir örnek teşkil ettiğini belirtti.
Dinçkan, Uzun'un nakil haricinde iyileşmesinin mümkün olmadığını belirterek, ameliyat sürecine ilişkin şunları kaydetti:
'Talip Bey uzun zamandan beri kronik karaciğer hastasıydı. Hastalığı detaylı olarak incelendi ve kendisine nakil zamanının geldiğini ifade ettik ve ulusal bekleme listesine kaydını yaptırdık. Ardından gönüllü canlı bağışçı gündeme geldi. Biz buna karar veremiyoruz, aile meclisi karar veriyor. Organ verebilecek kişinin kan grubunun A ya da 0 olması ve sağlıklı olması yeterliydi.'
Aileden uygun bağışçı bulunmamasının ardından damadın gönüllü bir şekilde bağışçı olmak için başvuru yaptığını anlatan Uzun, 'Ardından damadın tıbbi tahlilleri yapıldı, karaciğer kapasitesi, damar yapısı gibi. Zaten kendisi genç, 29 yaşında. Uygun bulundu ve karaciğer nakli gerçekleşti.' ifadelerini kullandı.





