banner430

İş Kazaları Yine Gündemde

İstanbul’da 11 işçinin ölmesiyle sonuçlanmasıyla yangın sonrası Türkiye’de iş kazaları bir kez daha gündeme geldi.

İş Kazaları Yine Gündemde

İstanbul’da 11 işçinin ölmesiyle sonuçlanmasıyla yangın sonrası Türkiye’de iş kazaları bir kez daha gündeme geldi.

15 Mart 2012 Perşembe 09:35
41425 Okunma
İş Kazaları Yine Gündemde
 
İstanbul’da 11 işçinin ölmesiyle sonuçlanmasıyla yangın sonrası Türkiye’de iş kazaları bir kez daha gündeme geldi.
 
Olay sonrası sivil toplum örgütlerince yapılan açıklamada Çöllolar Kömür Sahası’nda 13 ay önce meydana gelen göçük sonrası toprak altındakilerin cenazelerinin halen çıkarılamadığını hatırlatırken, toprak altındaki işçilerden Hacı Mehmet İpek’in oğlu Burak İpek ile Cuma Yıldırım’ın annesi Şenel Yıldırım’ın cenazelerin çıkarıl kendilerine teslim edilmesini istiyor.
 
İstanbul Beylükdüzü’nde işçilerin kaldığı çadırda çıkan yangın sonra 11 işçinin ölmesi, ülkemizde meydana gelen iş kazalarını bir kez daha gündeme getirdi. Olayın ardından sivil toplum örgütleri yaptıkları açıklamalarda iş kazalarına artık bir son verilmesi gerektiğine vurgu yaptılar.
 
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), yapmış olduğu yazılı açıklamada 10 şubat 2011 tarihinde Çöllolar Kömür Sahası’nda meydana gelen göçükte hatırlatıldı. TMMOB tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Afşin’de geçen yıl iş kazasında hayatını kaybeden 10 işçi halen toprak altında, geçtiğimiz günlerde Adana‘da hayatını kaybeden 10 işçiden 6‘sının ölüsüne bile ulaşılamadı. Dün İstanbul Esenyurt‘ta bir inşaatın şantiyesinde bu çağda çadırlarda kalmak zorunda bırakılan 11 işçi, çıkan yangında hayatını kaybetti. Her gün ülkenin bir yerinde, işçi cenazeleri toprağa veriliyor.
 
Hiçbir ülkede insanların, işçilerin canı bu kadar önemsiz değildir. Ülkemizde işçiler iş kazaları sonucu onar, onar hayatını kaybediyor, işçilerin sağlığının korunmasında en büyük yükümlülüğün üzerinde olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ise sadece seyrediyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı‘na bağlı SGK da sadece istatistik yayımlıyor. SGK istatistiklerine göre, 2008‘de 865 olan iş kazaları sonucu ölüm, 2010 yılında 1434‘e ulaştı. Eğer SGK 2011 ve 2012 yılı istatistiklerini açıklayabilirse, bu yıllarda ölüm sayısının çok daha arttığını göreceğiz.
 
Çalışma Bakanlığı bu süreci seyrediyor, ölümler olduğunda ise İş Sağlığı Güvenliği Yasa Tasarısı’nı TBMM‘ye getireceğini söylüyor. Son olarak 5 Mart tarihinde, yasa tasarısının TBMM‘ye getirileceği söylendi, aradan bir hafta geçti, ne taslak var, ne yasa var ne de düzenleme. Dün 11 işçi hayatını kaybetti, bugün yine demeçler verilecek ve belki yine yasa taslağından söz edilecek ancak birkaç gün sonra her şey unutulacak.”
 
Diğer taraftan toprak altında kalan 9 işçinin yakınları da cenazelerin bulunup kendilerine teslim edileceği günü bekliyor.
“Cenazemizi Çıkarıp Teslim Etsinler”
Toprak altındaki işçilerden Hacı Mehmet İpek’in oğlu 18 yaşındaki Burak İpek, bugüne yetkililerin arama çalışmalarıyla ilgili bir bilgi vermediğinden yakınarak; “Sadece ‘şirket arama yapmış, çukurlar da boş çıkmış’ dediler. Ondan sonra da hiçbir bilgi verilmedi” dedi.
 
Aile olarak anıt mezara da karşı olduklarını söyleyen İpek; “Biz anıt mezara karşıyız. Bize cenazemizi versinler. Anıt mezar konusunda şirketten bize bir kağıt gönderdiler imzalamamız için ve biz de imzalamadık. Kağıtta anıt mezar yapılmasını kendi ağzımızdan yazmışlar yani biz anıt mezar istiyoruz diye. Bizde hayır dedik. Devletimizden ve şirketten tek bir beklentimiz var o da cenazemizin çıkarılıp bize teslim edilmesi, başka bir beklentimiz yok” dedi.
“Ölüsünü Bulsak Sevineceğiz”
 
Hacı Mehmet İpek’in kardeşi Güven İpek ise aradan bir yıl geçmesine rağmen halen acılarının taze olduğunu söyledi. İpek; “Bir yıldır toprak altında, halen ilk günkü gibi acısı içimizde ve hiçbir zaman da dinmeyecek cenazemizi çıkarıp bize verinceye kadar. İçimizde büyük bir yara olarak duruyor. Ölümüzü bulsak sevineceğiz. O dereceye geldik. Ölüye sevinilmez ama bulsak sevineceğiz” dedi.
“Kendi Kabristanımıza Defnetmek İstiyoruz”
Anıt mezara karşı olduklarını da belirten Güven İpek; “Anıt mezar konusunda yapılmasını istemiyoruz aile olarak Biz sadece bir kemik parçası dahi olsa bulunup bize verilmesini, kendi kabristanlığımıza defnetmek istiyoruz. Devlet, olayın olduğu zaman ‘maliyeti ne olursa olsun biz bu cenazeleri çıkaracağız’ dediler. Ve biz halen bekliyoruz. 1 yılı geçti, devlet arama konusunda çok pasif kaldı. Dediklerinin hiçbiri olmadı. Başbakanımız olsun, devletimizin diğeri ileri gelen adamları ‘Türkiye büyük bir devlet’ diyorlar. Göçük altındaki 9 vatandaşımızı çıkaramıyorsa büyüklüğümüz nerede? ‘teknoloji olarak üstünüz’ diyorlar nerede bu teknolojiler? Şili’de bir olay oldu başbakan bizzat başında durdu toprak altındakiler çıkana kadar. Bizim Enerji Bakanımız ‘biz Şili’den daha teknolojik bir ülkeyiz’ dedi. Hani nerede?” dedi.
“Gelir Diye Bekliyorum”
Toprak altındaki bir diğer işçi Cuma Yıldırım’ın 58 yaşındaki annesi Şenel Yıldırım’da oğlunun cenazesinin çıkarılıp kendisine teslim edileceği günü bekliyor. Anne Yıldırım; “
 
Mezarı belli olsun, kemiğini istiyorum, çıkarsınlar. Mezarı belli olur, Kur’an okurdum, Fatiha okurdum. Çıkaramıyorlarsa anıt mezar yapsınlar.  Halen ‘gelir’ diye bekliyorum, daha umut ediyorum ‘yaşıyor’ diye. Yetkililerden hiç değilse kemiğinin çıkarılmasını istiyorum” dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner457

banner372

banner432

banner464

banner373