76. Berlin Film Festivali’nde festivalin en büyük ödülü olan Altın Ayı'yı İlker Çatak “Sarı Zarflar” filmiyle kazanırken, Emin Alper “Kurtuluş” filmiyle Gümüş Ayı’ya layık görüldü.

76. kez düzenlenen uluslararası film festivali Berlinale'e, Türk yönetmenler damga vurdu. Türk Sineması'nın en önemli yönetmenlerinden Metin Erksan'ın çektiği "Susuz Yaz" ile başlayan Türkiye'nin Altın Ayı yolculuğu, 2010'da Semih Kaplanoğlu'nun "Bal" filmiyle devam etmişti. Çatak'ın “Sarı Zarflar” filmi uzun bir aradan sonra Türkiye'ye Altın Ayı'yı kazandırdı.

"En korkunç yalnızlık türü, acı çekerken yaşadığınız yalnızlıktır"

Gümüş Ayı'ya layık görülen yönetmen Emin Alper, Berlinale'deki konuşmasında filmlerinin "korkunç suçlar işlemiş failler" hakkında olduğunu söylerken, "Film boyunca onların zihniyetini anlamak istedim. Aynı zamanda hayatta kalanların durumunu da anlamaya çalıştım. Onları çok düşündüm ve öğrendiğim şeylerden biri şu oldu: En korkunç yalnızlık türü, acı çekerken yaşadığınız yalnızlıktır. Haklarınızı gün be gün kaybederken, kendi vergilerinizle alınmış mermilerle vurulurken, sizi insan bile görmeyenler tarafından bombalanırken, o anlarda tamamen yalnızsınızdır. Ama kimsenin sizi umursamadığını ve sizi düşünmediğini gördüğünüzde, dünyadaki en yalnız insan olursunuz. O yüzden burada yapabileceğimiz şey, sessizliği bozmak ve onlara gerçekten yalnız olmadıklarını hatırlatmaktır. Gazze’de en korkunç koşullar altında yaşayan ve ölen Filistinliler, yalnız değilsiniz. Zulmün altında acı çeken İran halkı, yalnız değilsiniz. Rojava’da ve Orta Doğu’da neredeyse bir asırdır hakları için mücadele eden Kürtler, yalnız değilsiniz. Son olarak, benim halkım, yalnız değilsiniz" ifadelerini kullandı.

Emin Alper, "Dört yıldır cezaevinde olan sevgili arkadaşım Çiğdem, yalnız değilsin. Tayfun, Can ve Mine, siz de yalnız değilsiniz. Sekiz yıldır hapiste olan Osman Kavala, dokuz yıldır Selahattin Demirtaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve şu anda hapiste olan diğer tüm belediye başkanları. Yalnız değilsiniz" dedi.

Emin Alper'in konuşmasının tamamı şu şekilde:

"Biz yalnız değiliz, yalnız kalmayacağız"

"Öncelikle bizi burada ağırladığı için Berlinale ekibine teşekkür ederim ve elbette jüriye de teşekkür ederim. Bu benim için büyük bir onur. Yapımcılarıma, harika oyuncu kadroma ve ekibime ve bu filmi destekleyen herkese teşekkür ederim.

Filmimiz korkunç suçlar işlemiş failler hakkında. Film boyunca onların zihniyetini anlamak istedim. Aynı zamanda hayatta kalanların durumunu da anlamaya çalıştım.

Onları çok düşündüm ve öğrendiğim şeylerden biri şu oldu: En korkunç yalnızlık türü, acı çekerken yaşadığınız yalnızlıktır. Haklarınızı gün be gün kaybederken, kendi vergilerinizle alınmış mermilerle vurulurken, sizi insan bile görmeyenler tarafından bombalanırken, o anlarda tamamen yalnızsınızdır.

Ama kimsenin sizi umursamadığını ve sizi düşünmediğini gördüğünüzde, dünyadaki en yalnız insan olursunuz. O yüzden burada yapabileceğimiz şey, sessizliği bozmak ve onlara gerçekten yalnız olmadıklarını hatırlatmaktır. Gazze’de en korkunç koşullar altında yaşayan ve ölen Filistinliler, yalnız değilsiniz.

Zulmün altında acı çeken İran halkı, yalnız değilsiniz. Rojava’da ve Orta Doğu’da neredeyse bir asırdır hakları için mücadele eden Kürtler, yalnız değilsiniz. Son olarak, benim halkım, yalnız değilsiniz.

Dört yıldır cezaevinde olan sevgili arkadaşım Çiğdem, yalnız değilsin. Tayfun, Can ve Mine, siz de yalnız değilsiniz. Sekiz yıldır hapiste olan Osman Kavala, dokuz yıldır Selahattin Demirtaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve şu anda hapiste olan diğer tüm belediye başkanları. Yalnız değilsiniz.

Biz yalnız değiliz. Yalnız kalmayacağız. Küçük bir not, bu kızım için bir doğum günü hediyesi.

Yakında üç yaşına girecek ve ayıları seviyor."

"Sarı Zarflar" ne anlatıyor?

Almanya-Fransa-Türkiye ortak yapımı film, festivalin ana yarışmasında Altın Ayı ödülü için yarışırken, başrollerinde yer alan Özgü Namal ve Tansu Biçer de En İyi Başrol Oyuncu Performansı dalında Gümüş Ayı adayları arasında yer alıyor.

Senaryosunu İlker Çatak, Ayda Meryem Çatak ve Enis Köstepen'in kaleme aldığı "Sarı Zarflar", bir ailenin idealleri ile hayatta kalma mücadelesi arasındaki çatışmayı konu ediniyor.

Film, Ankara'da yaşayan sanatçı çift Derya ve Aziz'in, yeni oyunlarının prömiyerinin ardından yaşadıkları olaylar sonucu işlerini ve evlerini kaybetmelerini ve 13 yaşındaki kızları Ezgi ile İstanbul'da yeni bir yaşam kurma çabalarını anlatıyor.

Başrollerini Özgü Namal ve Tansu Biçer'in paylaştığı yapımda Leyla Smyrna Cabas, İpek Bilgin, Aydın Işık, Aziz Çapkurt, Yusuf Akgün, Uygar Tamer, Jale Arıkan, Seda Türkmen, Emre Bakar, Elit İşcan, Sultan Ulutaş Alope, Emine Meyrem ve İpek Seyalıoğlu da rol alıyor.

"Kurtuluş" ne anlatıyor?

Kurtuluş'un başrolünde Caner Cindoruk, Berkay Ateş, Feyyaz Duman ve Naz Göktan yer alıyor. Festival afişi Arda Aktaş tarafından tasarlandı. Batman ve Mardin arasında geçen Kurtuluş, korucu Hazeran aşireti ile yıllar önce terk etmek zorunda kaldıkları köylerine geri dönen Bezariler arasındaki toprak çatışmasını konu alıyor.

Liman Film yapımcılığında hayata geçen filmin görüntü yönetmenliğini Ahmet Sesigürgil ve Barış Aygen, kurgusunu Özcan Vardar, müziklerini Christiaan Verbeek üstlendi.

İlker Çatak kimdir?

İlker Çatak 1984 yılında Berlin’de dünyaya geldi, İstanbul’da lise öğrenimini tamamladıktan sonra Berlin ve Hamburg’da sinema ve televizyon yönetmenliği okudu. Sadakat başlıklı tez filmi çok sayıda uluslararası ödüle layık görüldü, 2015’te Altın Öğrenci Oscarı’nı aldı. 2016 yılında çektiği ilk sinema filminde Çatak, Es war einmal Indianerland adlı ödüllü gençlik romanını aynı isimle beyaz perdeye uyarladı. 2019’da izleyiciyle buluşan ikinci filmi Es gilt das gesprochene Wort Münih Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü, Alman Film Ödülleri’nde ise en iyi film kategorisinde Bronz Ödül aldı. Sanatçının üçüncü filmi Räuberhände 2021 yılında hem Almanya’da hem Türkiye’de sinemaseverlerle buluşacak. Yine 2021’de Tatort– Borowski und der gute Mensch kapsamında ilk kez bir televizyon filminin yönetmenliğini üstlendi. Senaristlik ve yönetmenlik çalışmalarının yanı sıra Çatak, ABD, Almanya, Türkiye, Japonya, İtalya ve Yunanistan’ın farklı üniversitelerinde sinema dersleri vermektedir.

Emin Alper kimdir?

Ağustos 1974 Karaman doğumlu yönetmen ve senarist Emin Alper, 1999’da Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü'nden mezun oldu. Sonrasında Boğaziçi Üniversitesi, Atatürk Enstitüsü Modern Türkiye Tarihi Bölümü'nde doktora yaptı. Sinema merakı Boğaziçi çatısı altında başlayan Alper ilk kısa filmi Mektup’u 2005 yılında çekti. Bu filmi pek çok kısa film festivalinde gösterilen ve ödül toplayan Rıfat (2006) adlı kısa film izledi. Prömiyerini yaptığı 31. İstanbul Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’ne layık görülen ilk uzun metraj yapımı Tepenin Ardı ile oldukça ses getiren Emin Alper, takip eden yıllarda Abluka (2015) ve Kız Kardeşler (2019) filmlerine imza attı. İkinci filmi Abluka ile 72. Venedik Film Festivali'nin ana yarışmasında Jüri Özel Ödülü’ne uzanan Emin Alper, 2019'da da Kız Kardeşler filmi ile Berlin Film Festivali'nin ana yarışmasına seçildi.

Uluslararası camiada adını duyuran Emin Alper 2022'de çektiği dördüncü uzun metraj filmi Kurak Günler ile Cannes Film Festivali'nin en önemli yan gösterim bölümü olarak da bilinen Belirli Bir Bakış bölümüne dahil oldu. 59. Antalya Film Festivali’nde Türkiye prömiyerini yapan Kurak Günler başta En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu ve SİYAD ödülü de dahil olmak üzere festivalde 9 ödüle layık görüldü. Emin Alper, sinema kariyerinin yanı sıra yeni kurulan Sinematek'in artistik direktörlük görevini de üstlenmiştir.

Kaynak: Haber Merkezi