Abdi İbrahim, 2025 CDP İklim Değişikliği Programı'nda A notunu 3. kez alarak küresel iklim liderleri arasındaki yerini pekiştirdi.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, hayatı ve geleceği iyileştirmek misyonuyla faaliyet gösteren Abdi İbrahim, çevresel sorumluluk anlayışını karar alma süreçlerinin merkezine yerleştiriyor.

'HEAL2050' sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda şirket, 2050'ye kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen dönüşüm yolculuğunu başarıyla sürdürüyor.

Bu kapsamda belirlediği sera gazı emisyon azaltımı ve 2050'de net sıfır emisyona ulaşma hedefi için Bilim Temelli Hedefler Girişimi'nden (SBTi) de onay aldı. Bu yaklaşım, 2025 Karbon Saydamlık Projesi (CDP) sonuçlarına da yansıdı.

Abdi İbrahim, CDP İklim Değişikliği Programı'nda 3. kez A Listesi'nde yer alırken, Su Güvenliği Programı'ndaki notunu A-'den A'ya yükselterek sürdürülebilirlik alanındaki istikrarlı ilerlemesini uluslararası ölçekte bir kez daha teyit etti.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Abdi İbrahim İnsan Kaynakları, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Oğuzcan Bülbül, ekonomik faaliyetleri sürdürürken, topluma ve içinde yaşadıkları dünyaya 'iyi bir iz' bırakmayı önceliklediklerini belirtti.

- Net sıfır emisyon yolunda kurumsal kararlılık

Bülbül, BM başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar tarafından daha iyi bir dünya için ortaya koyulan küresel hedeflere katkı sunmayı kurumsal bir sorumluluk olarak benimsediklerinin altını çizerek, şöyle devam etti:

'Sürdürülebilirlik stratejimiz kapsamında istikrarlı bir şekilde attığımız adımların bugün karşılık bulmasını görmek, gelecekte atacağımız adımlar için önemli bir motivasyon kaynağı oluşturuyor. Tam 114 yıldır ilaç endüstrisinde pek çok alanda ilklere imza atmış bir şirket olarak, sürdürülebilirlik yaklaşımımızla da sektörümüze öncülük etmekten gurur duyuyoruz.'

Bilimsel Tabanlı Hedefler Girişimi'ne (SBTi) 2034 ve 2050 sera gazı emisyon azaltımı ve 2050'de net sıfır emisyona ulaşma hedeflerini onaylattıklarına dikkati çeken Bülbül, şunları kaydetti:

'Hedeflerimiz doğrultusunda, enerji verimliliğinden üretim süreçlerine, kaynak kullanımından tedarik zincirine kadar uzanan kapsamlı bir dönüşümü yönetiyoruz. Bu dönüşümü yalnızca operasyonel iyileştirmelerle sınırlamıyor, risk yönetimi, yönetişim ve şeffaf raporlama ile desteklenen bütüncül bir çerçevede ilerletiyoruz. Bağımsız uluslararası otoriteler tarafından yapılan değerlendirmelerde elde edilen bu sonuçlar, attığımız adımların doğruluğunu görmek açısından bizim için son derece anlamlı ve gurur verici.'

Kaynak: AA