6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli meydana gelen, 50 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine yol açan depremlerin ardından bölgedeki sismik süreç bilim insanlarının gündemindeki yerini koruyor.
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, asrın felaketi olarak nitelendirilen depremleri üç farklı evrede değerlendirdi. Bektaş’a göre ilk iki evre tamamlanırken, deprem sonrası üçüncü evre halen devam ediyor.
Prof. Dr. Bektaş, ilk evreyi “dinamik transfer” olarak tanımladı. Depremin meydana gelmesinin ardından oluşan sismik dalgaların yüzlerce kilometrelik alana yayıldığını belirten Bektaş, bu süreçte geçici bir stres transferinin yaşandığını ifade etti.
İkinci evreyi ise “statik transfer” olarak adlandıran Bektaş, kırılmayla birlikte fay bloklarında meydana gelen yer değiştirmelerin çevredeki fay sistemlerinde gerilme dağılımına neden olduğunu kaydetti.
Bektaş’ın dikkat çektiği asıl önemli süreç ise üçüncü evre. “Viskoelastik transfer” olarak tanımlanan bu dönemin halen sürdüğünü belirten Bektaş, 6 Şubat depremlerinin ardından yer kabuğunun alt bölümleri ve üst mantoda meydana gelen deformasyonların bölgedeki bazı faylarda gerilmeyi artırabileceği uyarısında bulundu.
Prof. Dr. Osman Bektaş, özellikle Amik Ovası’nın doğusu ile buna paralel uzanan ÖDF’de oluşan gerilmenin önümüzdeki on yıllar boyunca artabileceğine dikkat çekti.
Uzman değerlendirmesine göre, 6 Şubat depremlerinin etkileri yalnızca depremin meydana geldiği anla sınırlı kalmadı. Fay sistemleri ve yer kabuğundaki deformasyonların oluşturduğu uzun vadeli süreç, bölgedeki sismik hareketliliğin yıllar boyunca takip edilmesini gerekli kılıyor.



