Edebiyatın yeni yüzyılında genç kalemler sahnedeydi!
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına edebi bir miras bırakmak amacıyla hayata geçirilen “100 Yazar 100 Yeni Eser” projesinin ödül gecesi, 6 Şubat 2026 Cuma günü gerçekleştirildi.
Eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman: “Edebiyat ruhu diri tutar; bu bir kapanış değil, yeni yazarlar için bir açılıştır.”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Yazarlık ilham değil, disiplin işidir. Popüler kültürün peşinden gitmeyen, kendi duygularını yazabilen ve kendini ifade edebilen gençler bugünün değil, geleceğin liderleridir. Bu liderlerin önünü açmak ise bizim sorumluluğumuzdur.”
İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Asım Alkan: “Proje, sadece bugünü değil geleceği de inşa eden bir çalışmadır.”
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına edebi bir miras bırakmak amacıyla hayata geçirilen “100 Yazar 100 Yeni Eser” projesinin ödül gecesi, 6 Şubat 2026 Cuma günü gerçekleştirildi.
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü desteği, İstanbul Valiliği himayesi ve Üsküdar Üniversitesi’nin bilimsel danışmanlığında yürütülen proje, Çanakkale ve Trakya Eğitim Kültür Konfederasyonu koordinasyonunda; İlim ve Fazilet Vakfı Eğitim Kurumları’nın uygulama desteğiyle hayata geçirildi.
Ödül töreni ve kapanış programı, Üsküdar Belediyesi Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla düzenlendi. Geceye akademi, edebiyat, sivil toplum ve kamu dünyasından çok sayıda isim katıldı.
Eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman: “Yazarlık kolay bir iş değildir”
TBMM Eski Başkanı İsmail Kahraman, yaptığı konuşmada edebiyatın insanı insan yapan temel unsur olduğunu vurgulayarak, “Mekanik, robotik bir insan değil; ruhu ve enerjisi olan insan olmalıyız. Edebiyat tam da bunu sağlar.” dedi. Edebiyatın sosyal ve teknik bilimlerin ötesinde bir değer taşıdığını ifade eden Kahraman, “Madde her şekilde temin edilir ama ruh olmazsa olmaz. Ruha hitap etmek gerekir. Materyalist olmamak lazım; bunu da edebiyat sağlar” ifadelerini kullandı.
Projeyi çok kıymetli bulduğunu belirten Kahraman, “Bu bir kapanış toplantısı değil, bir açılıştır. Daha yolun başında olan yazar adaylarımız var. Edebiyat ruhu diri tutar; bu bir kapanış değil, yeni yazarlar için bir açılıştır. Yazarlık kolay bir iş değildir; zamanla, emekle içlerinden nice güçlü kalemler çıkacaktır” diye konuştu.
“Kelimelerimizi attıkça fakirleştik”
Türkçenin kelime zenginliğinin giderek azaldığına dikkat çeken Kahraman, dilde yaşanan fakirleşmenin edebiyatı doğrudan etkilediğini söyledi. “Kelimelerimizi attıkça fakirleştik. Gelişmiş ülkelerde yüz binlerce kelime kullanılırken biz çok daha dar bir alana sıkıştık. Şiirde vezin, kafiye, uyum geri plana itildi. Bunlar iyi gelişmeler değil” diyen Kahraman, şiir ve edebiyatta daha fazla gayret gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Pozitivist eğitim anlayışının maneviyatı geri plana ittiğini dile getiren Kahraman, son yıllarda bu alanda yeniden bir toparlanma sürecine girildiğini belirterek, “Bugün 209 üniversitemiz, milyonlarca öğrencimiz var. Büyük bir gelişme söz konusu ve daha iyiye doğru gidiyoruz.” dedi.
“Cumhurbaşkanımız bu yılı ‘Aile Yılı’ ilan etti”
TBMM Eski Başkanı İsmail Kahraman, konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen “Aile Yılı”na da değinerek, ailenin korunmasının toplumsal bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Kahraman, “Cumhurbaşkanımız bu yılı ‘Aile Yılı’ ilan etti. Bu sürecin on yıl boyunca devam etmesi planlanıyor. Çünkü ailede ciddi sıkıntılarımız var” dedi.
Evlilik oranlarındaki düşüşe ve genç nüfustaki gerilemeye dikkat çeken Kahraman, “Nikâhsız çocuk oranı İsviçre’de ve İrlanda’da yüzde 70’lerin üzerinde, Fransa’da yüzde 68. Bizde bu oran yüzde 2,8. Bu tablo, aile yapısını korumanın ne kadar hayati olduğunu gösteriyor. Gayri meşru diyebileceğimiz bir topluma karşı direnmemiz ve yapımızı muhafaza etmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Asım Alkan: “Proje, sadece bugünü değil geleceği de inşa eden bir çalışmadır”
İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Asım Alkan, projenin gençler açısından son derece kıymetli bir kazanım olduğunu vurguladı. Projenin gençleri dijital dünyanın riskli ve üretimsiz alanlarından uzaklaştırdığına dikkat çeken Alkan, “Bu çalışmanın en önemli yönlerinden biri, gençlerimizi dijital dünyanın üretimsiz ve riskli atmosferinden çıkararak onlara bir kitap yazmak gibi aydınlık bir yolda eser üretme imkânı sunmasıdır.” dedi.
Projeyle birlikte gençlerin ulusal ve uluslararası düzeyde edebiyat dünyasına kazandırılma ihtimalinin oluştuğunu dile getiren Alkan, “Bu yönüyle bakıldığında proje, sadece bugünü değil geleceği de inşa eden bir çalışmadır” değerlendirmesinde bulundu.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Kötü metinler, iyi metinlerin ham maddesidir.”
“Edebiyatımızın Yeni Yüzyılına 100 Yeni Eser” projesinin kapanış programında konuşan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, projenin gençlerin hayatında iz bırakacak nitelikte önemli bir çalışma olduğunu belirterek, “Bugün gençlerimizin ruhuna dokunan, onların hayat yolculuğunda bir kilometre taşı olabilecek çok kıymetli bir projenin kapanışını yapıyoruz.” dedi.
“Yazarlık ilham değil, disiplin işidir”
‘Yazarlık ilham değil, disiplin işidir’ diyerek projede emeği geçen tüm akademisyenlere, mentör öğretmenlere ve paydaşlara teşekkür eden Prof. Dr. Tarhan, “Bu tür projeler gençlerin hayatındaki işaret levhaları gibidir. Yön gösterir, cesaret verir ve iz bırakır” ifadelerini kullandı. Yazma sürecinin hata yapmayı da içerdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Kötü metinler iyi metinlerin ham maddesidir. Hata yapmayan iki tür insan vardır: Doğmamış olanlar ve ölmüş olanlar. Bu nedenle hata yapmaktan korkmamak gerekir.” diye konuştu.
Projeye sağlanan katkılara da değinen Prof. Dr. Tarhan, akademi ile sivil toplum iş birliğinin gençler üzerinde güçlü bir etki oluşturduğunu vurguladı. Prof. Dr. Tarhan, “Burada hem hocalarımız hem gençlerimiz büyük bir heyecan ve gayretle çalıştı. Bu sinerji, projenin başarısının en önemli nedenlerinden biridir.” dedi.
“Yazarlık cesaret ister”
Prof. Dr. Tarhan, yazarlığı “dalgıçlığa” benzeterek, “Yazarlık cesaret ister. Soru sormayı, derine inmeyi, zihinsel itirazı ve zihinsel isyanı gerektirir. Ancak böyle olursa hakikate ulaşılır.” ifadelerini kullandı.
Popüler kültürün etkisine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Popüler kültürün peşinden gitmeyen, kendi duygularını yazabilen ve kendini ifade edebilen gençler bugünün değil, geleceğin liderleridir. Bu liderlerin önünü açmak ise bizim sorumluluğumuzdur.” dedi.
Gençlerin anlam ve değer arayışı içinde olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, Hz. Ali’nin “Çocuklarınızı onların yaşayacağı çağa göre yetiştirin” sözünü hatırlatarak, “Biz de gençlerimizi onların yaşayacağı geleceğe göre hazırlamak zorundayız. İdeali olmayan, yalnızca haz ve çıkar peşinde koşan gençler küresel kültürün tuzaklarına düşer. Ancak hayatında anlam ve amaç olan gençler, yanlışlara karşı ‘hayır’ diyebilir” şeklinde konuştu.
“Okuyun ama taklit etmeyin”
Okuma alışkanlığının önemine de değinen Prof. Dr. Tarhan, gençlere “çok okumaları” çağrısında bulunarak, “Klasikleri okuyun, geçmişi bilin ama sadece bununla yetinmeyin. Çağın modern ve güncel eserlerini de takip edin. Okuyun ama taklit etmeyin” dedi. Projeye katılan gençlerin “geleceğin yazarları” olma yolunda önemli bir adım attığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Bu salondaki enerjiyi gördüğümde, içlerinden Nobel alan gençlerin çıkacağına yürekten inanıyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Proje Danışmanı İshak Koçoğlu: “Yazmak cesaret ister”
Proje Danışmanı ve İTO Meclis Üyesi İshak Koçoğlu, genç yazarların emeğinin yalnızca bir proje çıktısı değil, geleceğe duyulan güvenin somut bir göstergesi olduğunu söyledi. Koçoğlu, “Bugün burada bulunmak kalemiyle düşünen, sözüyle sorumluluk alan gençlerimizin geleceğe bıraktığı izlere tanıklık etmektir.” dedi.
Gençlerin süreç boyunca yalnızca eser üretmediğini vurgulayan Koçoğlu, “Yazmak cesaret ister; ancak daha büyük cesaret, yazdığını ilan etmek ve paylaşmaktır. Gençlerimiz bu cesareti gösterdi” ifadelerini kullandı. Ailelerin sürece verdiği desteğin altını çizen Koçoğlu, “Bu başarıların arkasında ailelerimizin sessiz ama güçlü desteği var. Evlatlarınıza inandınız ve yanlarında oldunuz” diye konuştu.
Mentör öğretmenler ve danışmanların katkılarına da değinen Koçoğlu, “Hocalarımız gençlerimize sadece edebiyatı değil; düşünmeyi, eleştirmeyi ve sorumluluk almayı öğretti. Bu emekler ülkenin kültür dünyasında uzun yıllar karşılık bulacaktır” dedi.
Koçoğlu konuşmasını, “Edebiyat geçmişle gelecek arasında kurulan en sağlam köprüdür. Bugün bu köprünün yeni taşlarını koyan gençlerimiz var. Yolunuz açık, kaleminiz güçlü olsun” sözleriyle tamamladı.
İlim ve Fazilet Vakfı Başkanı Mahmut Ekşi: “105 eserle büyük bir başarı elde edildi”
Törende konuşan İlim ve Fazilet Vakfı Başkanı Mahmut Ekşi, projenin yalnızca edebi bir çalışma değil, aynı zamanda milli ve manevi değerleri merkeze alan bir nesil inşa etme çabasının ürünü olduğunu vurguladı. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anan Ekşi, gençlerin tarih bilinci, vatan sevgisi ve sorumluluk duygusuyla yetişmesinin önemine dikkat çekti.
Projenin başlangıcında tereddütler yaşandığını ancak ortaya çıkan 105 eserle büyük bir başarı elde edildiğini belirten Ekşi, özellikle ilkokul düzeyindeki öğrencilerin kitap yazmasının gurur verici olduğunu söyledi.
"Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Okullarımda ilkokul 1. sınıf çocuğu 30 yapraklı kitap yazmış. Hepimiz birer ikişer üniversite okuduk, 'yazın' deseler bize yazamayız. Ama o hocalar onları yönlendirdi, bugün 105 tane pırıl pırıl çocuk, 50 yaprak, 100 yaprak yazan var, 70 yaprak yazan var, 80 yaprak yazan var. Bunlardan 10 tanesi ileride yazar olsa az bir şey mi?” diyen Ekşi, bu projeden yetişecek yazarların Türkiye’nin kültürel geleceğine önemli katkılar sunacağına inandığını ifade ederek konuşmasını tamamladı.
Genç yazarlardan teşekkür
“100 Yazar 100 Eser” projesinin kapanış programında, genç yazarları temsilen üç öğrenci sahneye çıkarak duygu ve düşüncelerini paylaştı. Programda konuşan genç yazarlar, projenin kendileri için yalnızca bir yazarlık deneyimi değil; düşünme, sorgulama, özgüven kazanma ve üretme cesareti açısından önemli bir yolculuk olduğunu vurguladı. Genç yazarlar adına ilk konuşmayı yapan Büşra Aksoy, edebiyatın insanın kendini ve toplumu anlama sürecindeki rolüne dikkat çekerek, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında gençlerin dilin zenginliğini koruyarak geleceğe söz söyleme sorumluluğu taşıdığını ifade etti.
Genç yazar Alperen Engin Öztürk ise “100 Yazar 100 Yeni Eser” projesinin kendilerine sorumluluk bilinci ve özgüven kazandırdığını belirterek, bu sürecin genç yazarlar için bir son değil, yazmaya ve üretmeye devam edecekleri yeni bir başlangıç olduğunu dile getirdi.
Ayça Nermin Tarhan: “Bazen umut, bazen adalet, bazen de sadece insan kalabilmek için yazmaya devam edeceğiz…”
Ayça Nermin Tarhan ise, ödül almanın kendileri için yalnızca bir başarı değil, kelimelerle var olabilmenin ve hayallerinden vazgeçmemenin bir karşılığı olduğunu söyledi.
Projenin genç yazarlara, hikâyelerinin değerli ve seslerinin duyulmaya layık olduğu duygusunu kazandırdığını ifade eden Tarhan, “Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü olan dedem Profesör Doktor Nevzat Tarhan’a, anneme ve babama kelimelerime inandıkları ve beni daima yüreklendirdikleri ve önümde durmak yerine önümden yürüdükleri için çok teşekkür ediyorum. Buradaki tüm genç yazarlar adına söylemek isterim ki biz yazmaya devam edeceğiz. Bazen umut için, bazen adalet için, bazen de sadece insan kalabilmek için. Bu anlamlı yolculuğu mümkün kılan tüm kurumlara, kıymetli hocalarımıza ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. İyi ki yazıyoruz, iyi ki kelimelerimiz var.” diye konuştu.
Müjgan Tarhan: “Yazmak, bir çocuğun kendini ifade etme cesaretidir”
Ödül töreninde veli temsilcisi olarak konuşan Müjgan Tarhan da programa bir anne duygusuyla katıldığını belirterek, “Evlatlarımız yazarken onların heyecanlarına tanık olduk ve inandık. Çünkü yazmak, bir çocuğun kendini ifade etme cesaretidir. Bu anlamlı projede emeği olan tüm kurumlara, eğitimcilerimize ve Nevzat hocamıza yürekten teşekkür ediyorum. Ve sevgili gençler; yazmaya devam edin. Çünkü sizin kelimeleriniz yarının dünyasına ışık tutacak. Hepinize bir anne olarak teşekkür ediyorum." dedi.
Yazmak öğrenciler için cesaret ve iyileşme süreci oldu
“Edebiyatımızın Yeni Yüzyılına 100 Yeni Eser” projesinin ödül töreninde konuşan mentör ve eğitimci Sevda Gürbüz, projenin yalnızca edebi eserler üretmekle sınırlı kalmadığını, çocukların ve gençlerin iç dünyalarına açılan önemli bir alan oluşturduğunu vurguladı. Projenin, gençlerin duygularını yazı yoluyla ifade etmelerine imkân tanıdığını belirten Gürbüz, yazmanın öğrenciler için kimi zaman bir rahatlama, kimi zaman cesaret ve iyileşme süreci olduğunu ifade etti.
Proje 105 genç yazar ve 105 eserle tamamlandı
Bilgilendirme sunumu yapan Dr. Öğr. Üyesi Nebiye Yaşar, projenin yalnızca bir kültür çalışması değil, gençlerin geleceğe attığı güçlü bir imza olduğunu ve genç yazarların heyecanı ve üretme cesaretiyle şekillenen projenin, 14 aylık yoğun bir emeğin ürünü olduğunu belirtti. Yaşar, “100 Yazar 100 Eser” hedefiyle yola çıkılan çalışmanın 105 genç yazar ve 105 eserle tamamlandığını ifade ederek, her bir eserin arkasında gençlerin inancı, emeği ve hayalleri bulunduğunu söyledi.
Yaşar, 16 mentör öğretmenle birlikte atölye çalışmaları yürütüldüğünü, genç yazarlarla güçlü ve sürdürülebilir bir etkileşim kurulduğunu söyleyerek, proje kapsamında düzenlenen seminerlerle gençlerin dijital haklar konusunda bilinçlenmesinin hedeflendiğini de sözlerine ekledi.
Torunundan dedesine hediye
“100 Yazar 100 Eser” projesi kapsamında düzenlenen programda, Cumhurbaşkanı tarafından ilan edilen “Aile Yılı”na vurgu yapılarak aile temalı özel bir bölüm gerçekleştirildi. Programda konuşan Dr. Nebiye Yaşar, proje sürecinde aile temalı öykülerin üretildiğini ve projelerin hayata geçirildiğini belirterek, genç yazarlarla birlikte sembolik bir “aile fotoğrafı” çekileceğini ifade etti.
Bu kapsamda Ayça Nermin Tarhan, Almira Kavak, Duru Ekşi, Doruk Ekşi, Mira Ekşi, Azra Arslan ve projenin en küçük yazarı Eylül Kırkıl sahneye davet edildi. Genç yazarlar, aile bireylerini ve danışmanlarını kürsüye davet ederek duygu dolu anlar yaşattı.
Torunu Ayça Nermin Tarhan’ın davetiyle kürsüye çıkan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, gençlerin popülerlik yerine hakikati tercih ederek üretmelerinin Türkiye’nin geleceği adına umut verici olduğunu vurguladı.
Diğer genç yazarların davet ettiği aile bireyleri de kısa teşekkür konuşmaları yaptı. Programda ayrıca genç yazarlar, danışmanlarına hediyelerini takdim etti.
100 genç yazara ödül
Programın ilerleyen bölümünde projeye katılan 100 genç yazara ödülleri, mentör hocalara ise teşekkür belgeleri takdim edildi. Ödüller ve belgeler; TBMM Eski Başkanı İsmail Kahraman, İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Asım Alkan, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Üsküdar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Furkan Tarhan, Üsküdar Kaymakamı Adem Yazıcı, Üsküdar İlçe Milli Eğitim Müdürü Semih Durmuş, İTO Meclis Üyesi İshak Koçoğlu, İlim ve Fazilet Vakfı Başkanı Mahmut Ekşi, Müjgan Tarhan ve TARHAN - İDER Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Tarhan tarafından verildi.
Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör’ün de katıldığı gecede toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.





