Emekli olmadan önce İstiklal İlköğretim okulunda çalışırken, 1998 veya 1999 yılında, okula geldiğimizde, J. Karakol Komutanı Yzb. Ahmet Üstün’ün eşi Öğretmen Sabiha Hanım’ın, evinde bir kazaya uğrayarak kolunun dirsek ile bilek arasını önemli ölçüde yaktığını öğrendik. Hemen “Dr. Selahattin”i tavsiye ettim. Rahmetlinin uyguladığı bir ilaç sayesinde ikinci derece yanıkları bile önemli ölçüde, hatta iz bile kalmadan şifaya kavuşturduğunu çok kimseden duyduğumu anlattım. Sabiha Hanım, “Doktor mu?” diye sordu, ben de “Hayır, doktorların yanında uzun yıllar yardımcı olarak çalıştığı için duyarak veya görerek bilgi kapan biridir. Şu anda önemli olan, yanığı tedavi ediyor olması değil mi…” dedim. Sabiha Hanım da kabul etti. Gariplik Mezarlığı’na yakın olan evini tarif ettim. İzin alıp iki bayan arkadaşla gittiler.

1960’lı, 70’li yıllarda Elbistan Devlet Hastanesine birkaç dalda doktor atanır, biri muhakkak dâhiliyeci ve operatör olurdu. Kemali Beyazıt, Ahmet Köksal, Mirza Bey, Rıdvan Usluca, Ragıp Akdilli gibi başarılı hizmetlerinden ve halka yakın durmalarından dolayı isimleri bugün de sevgiyle/rahmetle anılan doktorlardı, bunlar. Aynı zamanda Baş Tabip idiler. Hastahane dışında da muayenehane açarlardı. Biri gidince yerine gelen doktor muayenehane olarak genellikle, hazır ve halkın bildiği bir yer olduğundan öncekinin kullandığı yeri (ki cadde üzerindeki bir iki evin alt katları idi) tercih ederdi. Selahattin Efendi de birkaçının yanında uzun yıllar yardımcı olarak çalışmış, bu zaman içinde de kâh görerek, kâh sorarak birçok hastalığa hangi ilacın verildiğini öğrenmiş. Bildiklerini yakın çevresine veya kendine güvenenlere de uygulayınca unvanı ‘Doktor’ oldu kaldı...

 

Dönünce olan biteni sordum. Sabiha Hanım;

 

- Yanığa baktı, bir başka odaya girip hazırladığı ilacı getirip yanığın üstüne sürdü. Küçük bir şişe ile de aynı ilaçtan bana verdi. Bunu da tarifi üzere bitene kadar uygulamam gerektiğini tembih etti, dedi.

 

Şişeyi alıp içine baktım, kokladım, parmağıma damlatıp inceledim. Karışımında ne olduğunun anlaşılması mümkün görünmüyordu. Buna rağmen zeytinyağını kokusundan bile fark etmemek mümkün değildi. Yanmış kireç suyunu da karıştırdığını duyardım.  Karıştırıp karıştırmadığını bilmem; ama yanıklara yumurta akının da iyi geldiğini okumuşluğum ve duymuşluğum vardı.

 

Arada yıllar geçti. Geçenlerde bir haber okuyunca, zihnimde Dr. Selahattin’in sırrı büyük ölçüde çözülür gibi oldu. Bu haber itfaiyecilerin eğitimi sırasında ders olarak verilen “Yanık Tedavisi” ile ilgiliydi. Şunlar yapılmalıymış:

 

• Yanık sıcaksa (yeni yanmışsa) soğuyuncaya kadar suyun altında tutulacakmış.

• Sonra, bu bölgeye yumurta akı uygulanacakmış.

 

Şöyle: Birkaç taze yumurta kırılıp akı ayrılacak, iyice çırpıldıktan sonra yanığın üzerine bol bol sürülecekmiş. Yumurta akı, yanığın üzerinde kısa zamanda kuruyarak, ince bir tabaka oluşturarak hava ile ilişkisini kesiyormuş. Sürülen ak, kısa zamanda donup sertleşince üstüne yeni yeni tabakalar oluşturması için birkaç kere daha yumurta akını sürmek gerekiyormuş.

 

Bu uygulama yapılırsa, “Yanan bölge, yumurta akında mevcut olan ve aslında vitamin dolu bir plasenta (etene) olan kollajen sayesinde” bir gün içinde yara önemli ölçüde, sekiz on gün içinde de izi bile kalmayacak şekilde hızla ve tamamen iyileşiyormuş.

 

Demek ki Dr. Selahattin’in ilacının içinde, Yumurta akı ile Zeytinyağı kesin var. Yanmış kireç suyu da söylendiği gibi varsa, büyük ihtimal zeytinyağı ile birlikte seyreltmek için kullanıyordur. Siz okuyucular, Allah göstermesin ama yanık vaki olursa, en azından yumurta akını yukarıda tarif ettiğim gibi sürünüz. Bir hafta sonra Zeytinyağı ile günde bir kere pansuman yapınız.

● TERK EDEN ELBİSTAN–1

● TERK EDEN ELBİSTAN–2

● TERK EDEN ELBİSTAN–3

(Üç Cilt Toplam 816 Sayfa; 25 TL)

●ELBİSTANCA

(Kahkahalarla okunan sözlük… Büyük Boy, 350 Sayfa; 15 TL)

İSTEME VE İLETİŞİM İÇİN:

İstediğiniz Kitap(lar)ın Bedelini

Arif Bilgin’in;

0199-312 78784-5001 Numaralı Elbistan Ziraat Bankası

ya da 5185615 Numaralı Posta Çeki hesabına Yatırılıp

Adresinizi aşağıdaki e-mail adreslerinden birine bildirmeniz yeterlidir.

arifbilgin4@hotmail.com

arifbilgin52@gmail.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.