banner380

Obez çocuklar felç adayı

Herkes bilgisayarın önünde hareketsiz bir yaşam sürdürüyor. Bu da obez ve hareketsiz yaşam tarzını benimseyen gelecek nesiller için büyük tehlike.

Obez çocuklar felç adayı

Herkes bilgisayarın önünde hareketsiz bir yaşam sürdürüyor. Bu da obez ve hareketsiz yaşam tarzını benimseyen gelecek nesiller için büyük tehlike.

Fatma Kösebalaban
Fatma Kösebalaban
14 Ocak 2017 Cumartesi 10:40
243 Okunma
Obez çocuklar felç adayı

Veliler çocuğu beden eğitimi almasın diye mücadele ediyor. Halbuki bu son derece yanlış bir yaklaşım. Obezite arttıkça inme geçirme oranları da artıyor. Obez çocuklar ise daha da fazla risk altında..." diyen Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, inme hakkındaki sorularımızı yanıtladı...

 İnmeye neler yol açar?
İnme; beyin damar hastalıklarının tıkanıklığına veya kanamasına bağlı olarak ani olarak ortaya çıkan, beynin belli bir bölgesinin tutulmasına bağlı, vücutta belli bölgelerde fonksiyon kaybına neden olan bir tablodur. İnmenin risk faktörlerini; değiştirilebilen risk faktörleri ve değiştirilemeyen risk faktörleri olarak ayırmak gerekir. Bazı faktörler vardır, ki bunlar inmenin ortaya çıkmasını artırır ama biz bunları değiştiremeyiz. Örneğin yaş; ileri yaşlarda inme sıklığı artıyor. Çünkü yaşla birlikte diğer risk faktörleri de artıyor. Bunun yanı sıra cinsiyet. Örneğin, 60-65 yaşa kadar erkeklerde daha fazla iken 65 yaşından sonra birden bire kadınlarda oran artmaya başlıyor. Tabii genetik faktörler, ailede inme geçmişi olma, ailede diğer risk faktörlerinin varlığı; inme riskini artıran özellikler. Ama bunun ötesinde bir durum var ki, bu da bazı inme faktörlerinde dış faktörleri değiştirebilirlik...

TEDAVİSİZ BIRAKILMAZ
 Nedir bunlar?
Bunların başında hipertansiyon gelir. Ülkemizde de yüzde 40-50 oranında inmeye neden olan ve aslında önlenebilir bir risk faktörü. Fakat yaşla birlikte artan bu risk faktörü, ne yazık ki çok iyi tedavi edilemiyor ve çok iyi kontrol altına alınamıyor. Kişiler bazen hipertansiyonlarının olduğunun farkına varmıyorlar. Bazen farkına varsalar bile düzgün gereken tedaviyi alamıyorlar. Bazen de çok şanssız bir durum olarak tedavi almalarına rağmen dirençli hipertansiyon dediğimiz bir durum var; hasta iki-üç tansiyon ilacı almasına rağmen riskte... Bir diğer dikkat çekmek istediğim durum da pre-hipertansiyon dediğimiz, daha henüz büyük tansiyonu 140'ı aşmamış, sınırda olan ve aslında risk içinde olan hastalar. Biz bu hastaları 'Hipertansif değilsin' deyip tedavisiz ya da öneriler yapmadan bırakırsak; bu kişiler de en az iki kat daha fazla inme riski altında oluyorlar.

PIHTI ERİTİCİ TROMBOLİTİK TEDAVİ

 'İnmede özelleşmiş nörolog' kavramı ne demektir?
İnme tedavisinde en önemli faktör zamandır. Konuşma bozukluğu, yüzde asimetrinin oluşması, ağızda kayma, kolda veya bacakta tek taraflı kuvvet kaybı, uyuşma veya baş dönmesi, ani baş dönmesi, çift görme olması, görme bozuklukları olması gibi durumlar fark edilir edilmez hastanın yakınının hızla hastayı en yakın ve içinde nöroloji uzmanı bulunan bir sağlık merkezine götürmesi gerekiyor. Bizim Türk Nöroloji Derneği olarak yaptığımız müfredat, verdiğimiz eğitim bu tür uzmanlık alan, uzmanlık eğitimi veren merkezlerde her nörolog damardan pıhtı eritici trombolitik tedaviyi yapabilir. Bu eğitimde uzman olunuyor. Eğer hastanın bulunduğu yerde bir beyin tomografi, bir nörolojik yoğun bakım ünitesi varsa her nörolog bu tedaviyi yapabilir. İlk 4.5 saat içinde gelmiş hasta büyük ölçüde yarar görür. Büyük ölçüde yarar ne demektir? Sekizde bir hasta tam iyileşir, sekizde üç hasta büyük ölçüde iyileşir ve bu tedaviden 100'de 3 hasta ancak zarar görür.

 Burada kritik zaman dilimi ilk 4.5 saat mi?
Hasta ne kadar hızlı bir şekilde nörologun önüne gelirse, gelebilirse; o kadar fazla beyin hücresi korunabilir ve o yaşamla ölüm arasında yaşayan sinir hücreleri kurtarılabilir.

 Obezite ve diyabet de önlenebilir bir risk faktörü müdür?
Elbette ki obezite ve diyabet önlenebilir bir risk faktörüdür. Çünkü sağlıklı yaşam koşullarının oluşturulmamış olması nedeniyle ortaya çıkmakta ve artış göstermektedir. Bütün risk faktörleri aslında bağlantılıdır. Meyve, sebze ülkesiyiz; günde en az üç porsiyon meyve-sebze tüketmek zorundayız. Karbonhidrat, yağlı kolesterolden zengin diyetlerden biraz daha uzak durmak zorundayız. Akdeniz diyeti ile beslenmek zorundayız ki biz aslında Akdeniz ülkesiyiz, bunu yapmak hiç zor değil. Egzersiz yapmak zorundayız. Okullarda beden eğitimi dersleri kaldırıldı artık. Neden? Çünkü çocuklar sınava hazırlanıyor. Oysaki beden eğitimi bir yaşam biçimidir, gence bir yaşam tarzı edindirmektir, bunlar ihmal ediliyor. Veliler çocuğu beden eğitimi almasın diye mücadele ediyor. Çok yanlış bir yaklaşım. Herkes bilgisayarın önünde ve hareketsiz bir yaşam tarzı içinde... Şu anda veriler gösteriyor ki, Türkiye obezitede Avrupa, Amerika düzeylerinde. Yani obez çocukların çok fazla olduğu toplumlara dönüşmek üzereyiz. Bu çok çok büyük bir tehlike, bu ileride obezite, hipertansiyon, kan yağlarında yükseklik, diyabet adaylığı demek. Hepsi birleştiği zaman risk kat kat artıyor. Bu gençler, çocuklar geleceğin inme adayları.

Haber 7

banner130
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner372

banner373