Migren tedavi edilebilir bir hastalıktır

KBB Uzmanı Doç. Kayabaşoğlu, migrenin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu söyledi.

Migren tedavi edilebilir bir hastalıktır

KBB Uzmanı Doç. Kayabaşoğlu, migrenin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu söyledi.

Fatma Kösebalaban
Fatma Kösebalaban
26 Mayıs 2017 Cuma 11:24
47 Okunma
Migren tedavi edilebilir bir hastalıktır
banner171

Migrenin kısaca; kafa içerisinde belirli bölgelerde var olan sinirlerin, kaslar tarafından sıkıştırılması nedeniyle oluşan kronik ağrı olduğunu söyleyen KBB, Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Gürkan Kayabaşoğlu, “Migrenin beyin kimyasallarındaki değişimlerden kaynaklandığı düşünülüyor” dedi. 

Migren nöbeti sırasında özellikle serotonin seviyesinde düşme gözlendiğini aktaran Kayabaşoğlu, “Serotonin düzeyinin azalması, beynin bir bölümündeki damarlarda kasılmaya ve daralmaya neden olabilir. Hemen sonrasında damarlar genişler ve bu durumun baş ağrısına neden olduğu düşünülür” diye konuştu. 

Uyku düzensizliği, stres, düzensiz beslenme, bazı ilaçlar, çevresel etkenler ve hormonal değişimler migrenin tetikleyici sebepleri arasında. 

HER BAŞ AĞRISI MİGREN DEĞİL

“Migren, artık insanları hayattan alıkoyan ve çözümü olmayan bir hastalık olarak görülmemelidir, çünkü tedavisi mümkündür’’ diyen 
Doç. Kayabaşoğlu şöyle devam etti: 

“Migren ağrısını, diğer baş ağrılarından ayırt edebilmek aslında oldukça basittir. Migren kendi içinde; uyarı, aura, ağrı ve geçme dönemlerine ayrılır. Uyarı dönemi, hastanın başının ağrıyacağına dair sinyaller aldığı dönemdir. Kişide halsizlik, esneme, ruh hali değişkenliği, dışarıdan gelen sese, kokuya ve ışığa aşırı hassasiyet gösterme gibi belirtiler yaşanır. 

“AURU DÖNEMİNDE DUYU İLE İLGİLİ AKSAMALAR OLUR”

Aura dönemi ise baş ağrısı meydana gelmeden 1 ya da 2 saat kadar önce yaşanan dönemdir. Hasta bu dönemde duyusu ile ilgili aksamalar yaşar. Göz önünden geçen çizgiler, bulanık görmeler, renkleri ayırt edememe ve yüzde karıncalanmaların yaşandığı görülür.

“HASTAYI EN ÇOK AĞRI DÖNEMİ ZORLAR”

Ardından ağrı dönemi yaşanır ve bu hastanın en çok zorlandığı dönemdir. Başın sol ya da sağ yarısında var olan ağrı şiddetli olarak artış gösterir, hastanın ışığa ve sese karşı aşırı bir tolerans kaybı olur. Karın ağrısı midede bulantı ve sık idrara çıkma eylemleri görülür. Hasta, ağrının geçme dönemindeyse bir önceki döneme oranla daha rahattır fakat huzursuzluk, konsantrasyon bozukluğu ve yorgunluk ağrının ardında bıraktığı etkilerdir.”

MİGRENİN TEDAVİSİ MÜMKÜN!

Amerika’da aldığı cerrahi eğitim sırasında, birlikte çalıştığı dünyaca ünlü Prof. Dr. Bahman Guyuron’dan migren tedavisi konusunda çeşitli bilgiler edinme ve uygulama fırsatı da yakaladığını belirten Kayabaşoğlu, migren tedavisiyle ilgili şunları söyledi: 

“Migren ağrısı yaşayan hastalar, ilaçlı tedavi yöntemini uygulayabilirler. Alternatif tedavi yöntemi olarak biz cerrahlar botoks tedavisi ve kalıcı migren cerrahisini önerebiliriz. Bu yöntemler, ABD ve İngiltere’nin ardından, ülkemizde de onaylanan yöntemlerdir. Bilimsel araştırmalar sonucu, kronik migren tedavisinde botoks uygulamasının etkili olduğu görüldü. Bu tedavide botoks; alın, şakaklar, ense ve boyun bölgesine uygulanmaktadır. Belirttiğimiz bölgelerde, belirli noktalarda deri altına botulinum toksini iğne ile enjekte edilir. Kronik migren tedavisinde botoks uygulamasını tercih eden hastalar, baş ağrılarının azaldığını ve yok olduğunu belirtmektedirler. Etkisi 4-6 ay kadar süren botoks uygulamalarına, hastaların belirli periyotlarda tekrar girmeleri gerekir. 

“MİGREN CERRAHİSİ İLE HASTALIKTAN KURTULMAK MÜMKÜN” 

Botoks uygulamaları dışında, kalıcı olarak migren cerrahisi de hastanın migren ağrısından kurtulmasını sağlar. Bu ameliyatlarla migren ağrısını yaratmaya sebep olan kaslar alınarak bu kasların baskı uyguladığı sinirler gevşetilir veya sinirler komple alınır. Böylece hasta geçirdiği bu cerrahi uygulamadan sonra migren hastalığından tamamen kurtulmuş olur.’’

EKONOMİK MALİYETİ DE YÜKSEK

Amerika Birleşik Devletleri’nde nüfusun %28’inin migren hastası olduğunu belirten Kayabaşoğlu, “Hastalığın, ABD ekonomisine 112 milyon iş günü kaybı yaşattığı belirlenerek, kullanılan ilaçlar ile birlikte 14 milyar dolarlık bir maliyeti olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında sosyal hayatta beraberinde getirdiği zorluklar ve kişisel ilişkilere olan negatif etkisi de defalarca ortaya konmuştur” şeklinde konuştu.

Haber 7

banner130
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner275